Konyalı vatandaşlar bu yazılara hasret kalmıştı. Yeniden asılıyor
Konyalı vatandaşların hasret kaldığı mahyalar bir bir asılıyor. Ramazan ayının gelenekleri arasında camilere asılan mahyalar da bulunuyor. En eski Ramazan adetlerinden birisi olan mahya ile çifte minaresi bulunan camilere “Hoş Geldin Ramazan”, “On Bir Ayın Sultan-ı Ramazan”, “Oruç Tut Sıhhat Bul” gibi sözler ve Hadis-i Şerif gibi anlamlı mesajlara yer verilen mahya için Konya’da da hazırlıklar sürüyor. Telefonlar bile icat edilmeden “yazılı-görüntülü mesaj” imkanı verip bu anlamıyla da özel olan camilerin iki minaresi arasına konan bu ışıklı yazılar, Ramazan ayının güzellikleri arasında yer alıyor.
Konya’da da birçok camide mahya geleneği sürdürülecek. BBN Haber’in edindiği bilgilere göre Selçuklu’da Otogar Zeki Altındağ Cami, Elmas Külliyesi Cami, Terzioğlu Cami, Selçuklu Merkez Cami ve Mehmet Işıkçeviren Cami’nde mahyalar asılacak. Karatay’da ise Sultan Selim Camii’nde bu ramazan ayı boyunca mahyalar yanacak.
Mahyalarla Ramazan-ı Şerif, zekat, Kur’an, tevbe-istiğfar ve Allah’ın affediciliğinin yanı sıra içerisinde bulunduğumuz Aile Yılı ile ilgili mesajlar verilecek.
MAHYACILIK GELENEĞİ
Ramazan aylarında camilerin minareleri arasına gerilen ışıklı yazı şeritlerine mahya, bu yazıları hazırlayan sanatçıya da mahyacı denir.
Eskiden mahyacılık, büyük bir ustalık isteyen gerçek bir sanat dalıydı. Bu alanda yetişmiş büyük ustalar, yerlerini alacak olan çıraklara işin bütün inceliklerini öğretirlerdi. Mahya kurmak için, caminin en az iki minareli olması gerekir. Eskiden böyle büyük camilerde, iki minare arasına ip veya teller gerilir, mahya ustası da, genellikle zeytinyağ doldurulmuş kandilleri veya mumlu fenerleri ipin üzerine dizerek istediği dinî yazıyı yazar, hatta resimler yapardı. Bütün ramazan boyu bu kandiller, rüzgâra rağmen geceleri pırıl pırıl yanardı. Camilerin elektrikle aydınlatılmaya başlamasından sonra, mahyacılık kolaylaştı ve ayrı bir sanat olmaktan çıktı. Kandil yerine renkli elektrik ampulleriyle ve yeni yazıyla mahya kurma geleneği bugün hâlâ sürdürülüyor.
Kaynak:Abdulğani ÇİFTÇİ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.