Ayrılıkların en yaygın nedeni ortaya çıktı, herkes çok şaşıracak

Ayrılıkların en yaygın nedeni ortaya çıktı, herkes çok şaşıracak

Eğer partnerinize mesajlarda emoji göndermeyi seviyorsanız, ‘ağlayan gülen’ surat ifadenizi biraz azaltmanızda fayda olabilir. Yeni bir araştırma, dijital ikonların aşırı kullanımının, ilişkilerdeki ayrılıkların en yaygın sebeplerinden biri.

İlişkiler sanıldığı gibi hemen bitmiyor, önce bahane üretiliyor. İlişkisi olan 2 bin yetişkinin katıldığı bir ankette, ayrılığın en tuhaf sebepleri arasında partnerin sevmediği yemek tercihlerinden, hoşlanılmayan spor takımlarına kadar çeşitli unsurlar yer aldı.

Araştırma, partnerlerin film ve televizyon zevklerinden nefret etmenin, ilişkinin sona ermesinin en önemli nedenlerinden biri olduğunu da dikkat çekti.

En ilginç ayrılık bahaneleri

Diğer ilginç bahaneler arasında ise farklı burçlara sahip olmak, evcil hayvana alerjisi olmak ya da kariyerine odaklanmak istemek gibi sebepler öne çıkıyor. Yine de, ayrılıkların çoğunlukla klasik ‘sorun sende değil bende’ veya ‘ciddi ilişkiye hazır olmama’ gibi açıklamalarla temellendirildiği ifade edildi.

Ayrılmak nasıl makulleştiriliyor?

Katılımcılardan biri, eski sevgilisinin şiddetli horlaması nedeniyle ayrıldığını ifade etti. Çalışmayı yürüten yayın platformu Freely’nin sözcüsü şöyle dedi: "Ayrılmak asla kolay değildir; ister partnerinizle, ister işinizle, hatta bir abonelikle olsun," dedi ve devam etti: "Çoğumuz, alışkanlıktan veya değişim korkusundan dolayı bir şeye gereğinden uzun süre bağlı kalıyoruz. Ancak bazen yapmamız gereken en iyi şey, kendimize karşı dürüst olup, o adımı atmaktır; özellikle de artık ihtiyacımız olanı bize vermediğinde."

Araştırmada ilişkilerde kalma sebeplerinin çoğunun, değişim korkusu ya da partnerin duygularını incitme endişesinden kaynaklandığını ortaya konuldu.

Katılımcıların yüzde 55’i, bu yüzden ilişkilerinde olması gerekenden daha uzun süre kaldıklarını belirtti. Ayrıca, her 10 kişiden 7’si, sevdikleriyle ayrılmanın, hayattaki en sinir bozucu deneyimlerden biri olduğunu söyledi.

Ayrıca, araştırmaya göre yüzde 81’i, bu tür haberleri başkalarına yüz yüze iletmeyi tercih ediyor. Uzmanlar, yakın zamanda ilişkilerde geri dönüşü olmayan bir nokta olduğuna ve bu noktaya yıllar önce gelinebileceğine işaret ediyor.

21 yıllık araştırma: Terminal düşüş

Almanya’daki Mainz Üniversitesi'nden bir ekip, Avustralya, İngiltere, Almanya ve Hollanda’da yürütülen dört ilişki araştırmasından elde edilen verileri analiz etti. Çalışma, toplamda 11.295 katılımcıyı kapsıyor ve 21 yıl boyunca yapılan araştırmalar sonucunda, ilişkilerin "terminal düşüş" adı verilen bir duruma maruz kaldığını ortaya çıkardı.

İlişkilerdeki bu düşüş, iki aşamada gerçekleşiyor. İlk aşama, birkaç yıl süren ve memnuniyette küçük bir düşüş ile karakterize edilen dönem. Ancak, sonrasında ilişkilerdeki mutluluk oranında hızlanan bir düşüş yaşanıyor. Ekip, bu dönüm noktasından sonra ilişkinin son evresinin genellikle yedi ila 28 ay sürdüğünü ve bu sürecin ortalama bir ila iki yıl kadar devam ettiğini buldu.

Çalışmanın yazarlarından Profesör Janina Bühler, "Bu son aşamaya gelindiğinde, ilişkinin sonu kaçınılmazdır" ifadelerini kullandı. NTV

Kaynak:BBN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.