KONYA HABER
Konya
Kapalı
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
10.961,74 % 0,27
Ara
BBN Haber 3.sayfa Çayır köpeği

Çayır köpeği

Çayır köpeği

Okunma Süresi: 4 dk

Çayır köpeği, sincapgiller familyasının yer sincapları oymağına ait Kuzey Amerika'nın otlaklarında doğal olarak bulunan bir kemirici hayvan cinsidir. İri gövdesi kuyruğuyla beraber yaklaşık olarak 30–40 cm boylarındadır. ABD, Kanada ve Meksika'da yaşarlar. Amerika'da birkaç doğu bölgede bulunsalar da, daha çoğunlukla Mississippi nehrinin batısında yerleşim gösterirler. Çayır köpekleri, isimlerini yaşadıkları habitattan ve köpek havlamasına benzer olan bağırışlarından alırlar. Latince adları Cynomys, Yunanca'da "fare köpek" anlamına gelir.
YAŞAM VE DAVRANIŞ
Çayır köpekleri büyük koloniler halinde yaşarlar, koloniler yüzlerce dönüm araziye yayılabilirler. Aileler genellikle 1 erkek ve onun hükmettiği 2 ila 4 dişiden oluşur. Yavrular eşeysel olgunluğa 3 yaşları civarında ulaşır, üçüncü kışlarında baskın erkek koloninin diğer taraflarında ailesini kurmak üzere yavruyu aileden uzaklaştırır. Baskın erkek, ailesinin sınırlarını rakip çayır köpeklerinden korur, tartışmalar kavgayla çözümlenir.
Çayır köpekleri avcıları olan porsuklara ve yılanlara karşı da oldukça sinirlidirler. Sosyal hayvanlardır, birbirlerini oldukça sık ziyaret ederler ve koklaşarak selamlaşırlar.
Çayır köpeklerinin yuvaları olan tünel sistemleri, yağmur suyunun yataktan akmasını ve erozyonu engeller, otlamayla sıkışmış olan bölgelerde toprağın kompozisyonunu değiştirebilir. Tünellerin genellikle birkaç odası olur, dikey olarak 5 metreye, yatay olarak 30 metreye kadar uzayabilir. Tünellerin bir tarafının yüksek, diğer tarafının alçak olan yapısı nedeniyle içeride sürekli temiz hava bulunur.
Çayır köpekleri, oyuklarının çevresini izole etmek için otlarla çevrelerler, yuvaları için kazdıkları toprak yığınını deliğin çevresine yığarlar. Bu tümsekleri etrafı gözlemek için kullanırlar.
Çayır köpekleri avcılarına karşı da uyum sağlamışlardır. Dikromatik görme özelliklerini kullanarak, avcılarını uzaktan görürler ve yüksek sesle tehlike alarmı verirler. Bilim adamları bu ses sistemli iletişimin avcılara özel olduğunu ispatlamışlardır. Çayır köpekleri ayrıca kolonilerin etraflarındaki bitkileri de temizlerler, bunun sebebinin avcılarına karşı daha iyi gözlem yapmak olduğu sanılmaktadır.
Çayır köpekleri, bazı böcekleri yeseler de, çoğunlukla otçul olarak beslenirler. Öncelikli besinleri otlar ve çiçekli bitkilerin sürgünleridir. Çayır köpekleri her yıl 4 üzerinde yavru meydana getirirler, yavrular doğduklarında kör ve tüysüzdürler, yaklaşık 30 gün annelerinin yanında bakılırlar.
ÖNEMLERİ
Ekologlar, bu kemirici türünün "kilittaşı tür" olduğunu düşünmektedirler. Önemli avcı türlerin, öncelikle kara ayaklı gelincik, ova tilkisi, kaya kartalı, porsuk ve pas atmacası gibi türlerin besinlerini oluşturmaktadırlar. Diğer türlerden, dağ yağmurcunları ve de yer baykuşları çayır köpeklerine yuvalama alanları için güvenirler. Hatta otlayan türlerden, bizonlar, antiloplar ve katır geyikleri, çayır köpekleriyle aynı alanlarda otlama eğilimi gösterirler. Bu türlerin, çayır köpeklerinin sonrasında bıraktıkları otlak alanlarını tercih ettikleri sanılmaktadır.
Kolonilerindeki sayılarının 400 milyon civarında olduğu fakat, bu sayının zehirlenmiş ürünler ve ekili alanların yok olması yüzünden azaldığı bilinmektedir. Bu nedenle onları avlayan bazı hayvanlar korkutularak kaçırtılmaktadır. Ekolojik önemlerine rağmen, sık sık büyük hayvan çiftliği sahiplerince ürünlere zarar verdikleri gerekçesiyle yok edilmektedirler. Çayır köpekleri, çiftçiler ve hayvan çiftliği sahipleri tarafınca bulundukları alanlardan sürülmektedirler. Günümüzdeki azalmış tür sayıları bunun bir sonucudur.
TUTSAKLIKLARI
2003'e kadar, öncelikle kara kuyruklu çayır köpeği başta olarak, vahşi doğalarından alınıp, Kanada, Amerika, Japonya ve Avrupa'daki bazı egzotik hayvan dükkânlarına gönderilmekteydiler. Yeraltı yuvalarındaki her kaynaktan yavrular vakum cihazlarıyla alınmakta, doğal hayatlarından koparılmaları pazar taleplerinin sonucunda olmaktadır. Ev hayvanı olarak bakılmaları zordur, düzenli dikkat ve çok özel beslenme gerektirirler. Tutsaklıkları sırasında doğurmaları güçtür, fakat bunun için bazı fırsatlar olabilir. Her yılın birkaç ayı kızışma dönemlerine girerler, kişilikleri kendilerini savunma yönünde ve kızışma sinirliliği olarak değişir. Çayır köpekleri ihtiyaçları doğrultusunda çok üreyen hayvanlardır. Kolonilerine onları görmeye gelen insanlara, isimlerinin doğrultusunda "havlayarak" yanıt verirler.
Çayır köpeklerinin esarete alınmasına 2003'ün başlarına kadar izin verilmiş; ticaretlerinin yapılamayacağı ya da veterinere karantina prosedürlerine uymadan götürülemeyeceği bildirilmiştir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *