Hindistan'da 16 yaşındaki bir çocuğun sol göz çukurundan, tamamen gelişmiş bir köpek dişi ameliyatla çıkarıldı.
Göz kapağı ile kaş arasındaki bölgede yaklaşık bir ay boyunca ağrısız bir şişlik fark eden genç, derinin altından iki sert ve beyaz ucun belirmesi üzerine hastaneye başvurdu.
The Independent gazetesinin haberine göre yapılan taramalarda, şişliğin kaynağının ağız dışında gelişmiş eksiksiz bir diş olduğu anlaşıldı.
Tıpta "ektopik diş" olarak adlandırılan bu durum, diş dokusunun ağız içindeki olağan yolunu izlemek yerine vücudun bambaşka bir noktasında gelişmesi ya da sürmesi anlamına geliyor.
Bu yapılar normal süt dişleri veya kalıcı dişler olabileceği gibi, fazladan oluşan diş dokularından da meydana gelebiliyor.

DİŞ AĞIZ YERİNE NEDEN GÖZ ÇUKURUNDA ÇIKAR?
İnsan yüzü, anne karnındaki gelişim sürecinde farklı hücre gruplarının ve dokuların birbirine doğru hareket edip birleşmesiyle şekilleniyor.
Diş gelişimi de doğrudan bu dokuların birbiriyle kurduğu etkileşime dayanıyor.
Anne karnındaki bu karmaşık süreçte yaşanan bir sapma, diş dokusunun ağız boşluğundan çok uzakta, anormal bir bölgede konumlanmasına yol açabiliyor.
Gelişimsel farklılıklar tek olasılık değil. Üst çenede görülen vakalara dair derlemeler; fiziksel travmaları, geçmiş diş tedavilerini, kist ve tümör gibi yapıları da olası etkenler arasında sıralıyor.
Birden fazla fazla dişin varlığı ise kimi zaman kemik ve diş gelişimini etkileyen kleidokraniyal displazi gibi kalıtsal ve nadir genetik tablolara işaret edebiliyor.
Fakat gözünden diş çıkarılan 16 yaşındaki gencin geçmişinde herhangi bir travma kaydı yer almıyordu ve hekimler dişin neden göz çukurunda geliştiğine dair kesin bir neden belirleyemedi.
Literatürde yayımlanan 61 vakanın incelendiği bir derleme, ektopik dişlerin en sık maksiller sinüste, yani elmacık kemiğinin arkasındaki hava boşluğunda yer aldığını gösteriyor.
Bununla birlikte burun boşluğu, damak, çene ucu, çene eklemi ve göz çukuru da dişin yerleşebildiği diğer sıra dışı noktalar arasında yer alıyor.
Bu yapılar kimi zaman hiçbir belirti vermeden yıllarca fark edilmeyebiliyor.
Belirti verdiğinde ise ağrı, şişlik, baş ağrısı veya ağzı açmakta zorlanma gibi şikayetlere yol açıyor.
Örneğin burun içinde gelişen bir diş; burun tıkanıklığı, sürekli akıntı ve burun kanamalarıyla kendini belli edebiliyor.

MÜDAHALE YÖNTEMİ RİSKLİ DOKULARA GÖRE SEÇİLİYOR
Ektopik bir dişin ameliyatla alınıp alınmayacağı, yerleştiği noktaya ve yarattığı sorunlara göre belirleniyor. Herhangi bir şikayete yol açmayan tekil bir diş yalnızca takip altında tutulabiliyor.
Enfeksiyon riski belirdiğinde, doku geçişleri tıkandığında, çevre yapılara zarar geldiğinde veya bir kistle ilişkili olduğunda ise cerrahi müdahale zorunlu hale geliyor.
Hekimler operasyon öncesinde bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemleriyle dişin tam konumunu haritalandırıyor; göz, sinirler ve damarlarla olan mesafesini inceliyor.
Burun veya sinüs bölgesindeki dişler için büyük kesiler yerine, ucunda kamera ve cerrahi aletler olan ince bir boru yardımıyla burun deliklerinden girilerek yapılan endoskopik yöntemler tercih edilebiliyor.
İncelenen 27 vakada bu yöntem başarıyla uygulandı
Ameliyatla alınan ektopik dişin yerine yeni bir diş çıkmıyor. Fakat fazladan dişi olan bireylerde başka noktalarda da benzer yapılara rastlanabildiği için hastalar ayrıntılı taramalardan geçiriliyor.
Hindistan'daki vakada ise gencin vücudunda başka bir anormal dişe rastlanmadı.