Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen ve Resmi Gazete’de yayımlanmak üzere gönderildiği belirtilen artış oranının, sektör açısından yetersiz olduğu ifade edildi.
Türkiye genelinde 3 bin 380 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi, yaklaşık 609 bin özel gereksinimli bireye hizmet verirken, sektörde yaklaşık 60 bin kişi istihdam ediliyor. Yetkililer, bu yapının sürdürülebilirliğinin kamu tarafından karşılanan hizmet bedellerine doğrudan bağlı olduğunu vurguladı.
SEKTÖR BU GİDİŞLE DARALACAK
Sektör temsilcileri tarafından yapılan açıklamada, açıklanan artış oranının bir iyileştirme sağlamadığı, aksine merkezlerin daralmasına ve küçülmesine yol açabileceği belirtildi. Mevcut oranla birlikte artan personel giderleri, işletme maliyetleri ve saha koşullarının karşılanmasının mümkün olmadığı ifade edildi.
Açıklamada, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin sosyal devlet anlayışı çerçevesinde devlet adına hayati bir görev üstlendiği vurgulanarak, özel gereksinimli bireylerin eğitime erişiminin bu merkezler aracılığıyla sağlandığı hatırlatıldı.
Yetkililere çağrıda bulunan sektör temsilcileri, her yıl yaşanan belirsizliklerin sona erdirilmesini ve ücret politikasının enflasyon, personel giderleri ve gerçek maliyetler esas alınarak belirlenmesini talep etti. Ücretlerin yıllık düzenlemelere ve keyfi kararlara konu edilmemesi gerektiği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, merkezlerin gelecek kaygısı taşımadan hizmet verebilmesi ve özel gereksinimli bireylerin eğitim hakkının korunabilmesi için kalıcı ve öngörülebilir bir ücret politikasının acilen hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
Yapılan açıklamada, "Binlerce yıllık medeniyetimizin şifahanelerle başlayan şefkat ve tedavi geleneği zaman içinde evrilerek; Yeni Türkiye Yüzyılında, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri ile hayat bulmuştur. Bu yapı, dünyada özel eğitim alanında “Türkiye Modeli” olarak örnek gösterilenbir sistem hâline gelmiştir. Bugün Türkiye genelinde 3.380 Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi; 609 bin özel gereksinimli bireye hizmet vermekte; yaklaşık 60 bin kişilik kadrosu ile bu alanda büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Bu büyük yapının sürdürülebilirliği açısından kamu tarafından karşılanan hizmet bedeli, hayati önem taşımaktadır. Bu kapsamda, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 2026 yılı için Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine yapılması planlanan ücret artışının %27 olarak belirlendiği ve Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere gönderildiği bilgisi tarafımıza ulaşmıştır. Açıklanan bu oran, sektörümüz açısından bir iyileştirme değil; aksine açık bir daralma ve küçülme anlamı taşımaktadır. Bu nedenle söz konusu oranı kabul etmediğimizi ve etmeyeceğimizi kamuoyuna açıkça duyuruyoruz.

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak devlet adına son derece önemli ve hayati bir hizmet sunmaktadır. Özel gereksinimli bireylerin eğitime erişimini sağlayan bu yapının nitelikli, sürdürülebilir ve kesintisiz biçimde devam edebilmesi; sahadaki gerçek maliyetler, personel giderleri ve artan işletme yükleriyle uyumlu bir ücret politikasıyla mümkündür. Açıklanan %27’lik artış oranı, merkezlerin sürdürülebilirliğini ve özel çocuklarımızın eğitim sürecini doğrudan tehdit etmektedir. Buradan yetkililere açık bir çağrıda bulunuyoruz: Bizler her yıl maliyet hesabı yapmak, belirsizliklerle mücadele etmek ve çözüm arayışıyla
kapıkapı dolaşmak istemiyoruz. Tüm enerjimizi ve odağımızı yalnızca özel çocuklarımıza daha nitelikli eğitim sunmaya ayırmak istiyoruz. Bu nedenle, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine yönelik ücretlerin; enflasyon, personel giderleri ve gerçek saha koşulları esas alınarak adil ve sürdürülebilir bir orana sabitlenmesini, yıllık belirsizliklere ve keyfi düzenlemelere konu edilmemesini talep ediyoruz. Merkezlerin gelecek kaygısı taşımadan hizmet verebilmesi ve özel gereksinimli bireylerin eğitim hakkının korunabilmesi için kalıcı ve öngörülebilir bir ücret politikasının acilen hayata geçirilmesini bekliyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.