KONYA HABER
Konya
Parçalı bulutlu
-2°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,1900 %0.07
50,3685 %0.15
10.520,02 % 1,11
Ara
BBN Haber Ekonomi 7 bin mühendis işsiz kalabilir: Yeni yasa kapıya kilit mi vurduracak?

7 bin mühendis işsiz kalabilir: Yeni yasa kapıya kilit mi vurduracak?

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Alan, 7000’e yakın meslektaşımızı işsiz bırakacak, açtıkları “zemin ve temel etüt mühendislik bürolarının” kapısına kilit vuracak düzenlemeler içermektedir dedi

KAYNAK: BBN
Okunma Süresi: 8 dk

Ardahan Milletvekili Kaan Koç ve Hatay Milletvekili Adem Yeşildal ile 73 Milletvekili arkadaşı tarafından TBMM Başkanlığına sunulan 09/01/2026 tarih ve 2 / 3466 Esas No “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” sunulmuş olup,  kanun tasarı teklifinin 21, 22, 23, ve 24’ üncü maddeleri doğrudan meslektaşlarımız ve meslek alanımıza ilişkin düzenlemeler getirmektedir diyen Başkan Hüseyin Alan, "TBMM’sinde siyasi parti gruplarına mensup milletvekilleri, uzun zamandır kamuoyunda “Torba Kanun” olarak adlandırılan birden fazla farklı kanunlarda değişiklikler yapan yasal düzenlemeler hazırlamakta ve yasalaştırılmaktadır. Bilindiği üzere, farklı kanunları ilişkin düzenlemelerin tek bir yasa çerçevesinde ele alınması sonucunda, düzenlemeler hemen hemen ilgili kişi, kurum veya kuruluşlar tarafından ayrıntılı bir şekilde tartışılamamakta; özellikle ilgili tarafların düşünce ve önerileri göz önüne alınmadan yasalaşma süreci tamamlanmaktadır. Söz konusu teklifte de 7000’e yakın meslektaşımızı işsiz bırakacak, açtıkları “zemin ve temel etüt mühendislik bürolarının” kapısına kilit vuracak düzenlemeler içermektedir.

BİNLERCE JEOLOJİ MÜHENDİSİNİ İŞSİZ BIRAKACAK DÜZENLEME 

Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Torba Kanun Tasarı Teklifi incelendiğinde, Tapu Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Toplu Konut Kanunu, İmar ve Yapı Denetim Kanunu gibi çok sayıda kanuni düzenlemede değişiklik içermektedir. Teklifin Genel Gerekçesinde; “Ülkemizin deprem kuşağında bulunması, zemin yapısı ve mevcut yapılaşma durumu, yapı güvenliğinin artırılmasını, kaçak ve denetimsiz yapılaşmanın önüne geçilmesini ve yangın güvenliğine ilişkin tedbirlerin arttırılması zorunlu hale gelmektedir” şeklindeki cümleyle başlamış olsa da, teklif ulusal afet risk yönetimin geliştirilmesi, afet risklerinin azaltılmasına dair herhangi bir düzenleme içermemektedir. Son 5 yılda yaşanan depremlerde, binlerce yapı zeminden kaynaklanan sorunlar nedeniyle yıkılıp, on binlerce vatandaşımız yaşamını yitirmişken teklif edilen yasa tasarısında, ülkemizde 24 il 110 ilçe ve 500’ü aşkın mahalle ya da köy yerleşik alanı fay zonları üzerinde yer alırken, yerleşim alanlarımızın afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesini sağlayacak, denetim sisteminin güçlendirecek maddeler beklenirken, buna ilişkin tek bir maddenin bulunmadığı görülmektedir. Teklif  “Afet” şemsiyesi altına sığınarak, binlerce jeoloji mühendisini işsiz bırakacak düzenleme haline dönüşmüştür. Teklifin gizlenen amaçlarından biri de Jeoloji Mühendisliği meslek alanını yakından ilgilendirmekte; 6235 Sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu, 3458 Sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun ile  02.08.2002 tarih ve 24834 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği ile güvence altına alınmış olan mesleki hak, yetki ve sorumlulukları yok edecek nitelikte saldırı ve tecavüzler içermektedir.

ZEMİN VE TEMEL ETÜT BÜROLARI İÇİN GETİRİLEN “ÖŞÜR” VERGİSİ İSTEMİYORUZ

Kanun Teklifinin 21., 22., 23. ve 24. maddelerinde öngörülen değişikliklere ve ileri sürülen gerekçeye göre “zemin ve temel etütlerinin denetlenebilmesinin” sağlanması amacıyla düzenlemenin getirildiği belirtilmesine rağmen, denetime ilişkin tek bir madde bulunmamakta, bunun yerine  yapılarda “etüt müellifliğini” üstelenen proje müellifi jeoloji mühendislerini, “zemin ve temel etüt kuruluşları” adı altında belgelendirecek, bir ilde kurulacak büro sayısına sınırlama ve ağır ekonomik teminat ve koşullar getirecek düzenlemeler yapılmıştır. Teklif bu içeriği ve iddiasıyla ülkemizde 1968 yılından bu güne kadar geçen 58 yıldır imar ve yapı denetim mevzuatının bir parçası olarak uygulanmakta olan “zemin ve temel etütlerinin” denetimsiz bir konu olduğunu ifade etmekle kalmamakta, başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere idareyi bu kamusal görevini 58 yıldır yerine getirmemekle suçlamaktadır. Teklif sahiplerinin öncelikle, 3194 sayılı İmar Kanunun 28’inci maddesi ile 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki ve uygulama yönetmeliğine göre zorunlu olan zemin ve temel etütlerini neden yaptıramadıklarını ve denetlemesini sağlamadıklarını açıklamaya muhtaç bir konu olduğunu, bugüne kadar görevini yapmamış bir Bakanlığa zemin ve temel etütlerinin denetimi ile bir ilgisi olmayan kanun tasarısı teklifi ile zemin ve temel etüt bürolarının işleyişine ilişkin görev, yetki ve sorumluluğunun verilmesinin de nasıl bir yarar temin edileceğine ilişkin sorulara yanıt verilmesi gerekmektedir.

Kanun tasarısı teklifin 24’üncü maddesinde; “Zemin ve temel etüt hizmet bedeli, zemin ve temel etüt kuruluşlarının hizmet bedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere hizmet alan proje müellifi veya yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılır. Yatırılan tutarın %2'si ruhsatı veren idarenin, %2'si Bakanlık bünyesinde bulunan döner sermaye işletmesinin, %10'unu geçmeyecek şekilde Bakanlıkça belirlenen oranı ise zemin ve temel etüt altyapısı ve sistemleri hakkında hizmet sağlamak üzere Bakanlıkça belirlenen kurum veya kuruluşun hesabına aktarılır. Bakanlık bu oranları iki katına kadar artırmaya ve yarısına kadar indirmeye yetkilidir” hükmünde açıkça ifade edildiği üzere asıl amacın gerekçede belirtilen “Zemin ve Temel Etütlerinin Denetlenebilmesinin Sağlanması” değil,  işsizliğin had safhada olduğu jeoloji mühendisliği hizmeti üreten büroların sırtından Bakanlığa yeni bir gelir kapısı yaratmak olduğu görülmektedir.

Bugüne kadar yürürlükteki mevzuat gereğince yapı denetim sürecinde mimari, statik, tesisat, elektrik proje müellifliğini üstlenmiş mimar ve mühendislerden yaptıkları hizmetler nedeniyle herhangi bir harç ücreti alınması yönünde herhangi bir işlem gerçekleştirilmemişken, Teklifte zemin ve temel etütleri hizmetlerini üreten jeoloji mühendisi proje müelliflerinden toplam hizmet bedelinin %14’ü ile %28’i arasında değişebilecek oranda Bakanlık tarafından harç alınacağı yönünde düzenlemeye yer verilmiştir. “Modern Öşür Vergisi” Niteliğindeki Bu Harcın Neden Sadece Zemin Ve Temel Etüt Büro Sahibi Proje Müellifi Jeoloji Mühendisleri İçin Uygulanacağı Hususu, Bu Düzenlemede Anlaşılamamıştır. Diğer yönlerine ilişkin görüşlerimizi saklı tutmak kaydıyla sadece Jeoloji Mühendisliği alanından baktığımızda Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Torba Kanun Teklifinde gördüğümüz hususlar özetle aşağıda belirtilmiştir;

Yapılan düzenleme ile

1- Her zemin ve temel etütler,  somut yapı –zemin etkileşim koşullarında her bir yapı için ayrı bir proje; ayrı bir jeolojik ve jeoteknik model gerektirir. Ancak teklif etüt ve proje müellifliği sistemi içerisinde Jeoloji Mühendisliğinin, jeoloji biliminin gereklerine uygun olarak mühendislik hizmeti üretmesini engellemekte, Jeolojik-Jeoteknik bilginin üretilmesini, yapı –zemin etkileşiminin somut koşullarında deney, analiz ve yorumlamayı yok etmektedir. Jeoloji Mühendisliği Hizmeti Denetim Adı Altında Robotlaştırılarak, Gelişmesi Engellenmektedir.
2- Zemin ve temel etütleri konusunda faaliyet yürüten jeoloji mühendisleri, yüksek harç, firma sayısı sınırlaması ve kota uygulaması getirilerek hangi ilde kaç firma kurulacağı, bu firmalarda kimlerin çalışacağı, kimlerin çalışmayacağına bakanlık tarafından karar verilecektir. Yapılan düzenleme ile günümüzde Odamıza tescilli 2000’e yakın firma ve bu firmalarda çalışan binlerce jeoloji mühendisinin işsiz kalmasına neden olunacaktır.
3-Tasarı teklifin 23. maddesinde yapılan düzenleme ile zemin laboratuvarlarının deney numunelerini yerinde kendileri almaları yönünde düzenleme yapılmıştır. Dünyanın hiç bir yerinde görülmeyen bir uygulama sistemi getirilerek, zemin laboratuvarlarının her sondajın başına sabahtan akşama kadar hizmet edecek şekilde personel bulundurması zorunlu hale getirilmektedir. Bir zemin laboratuvarının görevi olmadığı halde her sondajın başına bir kontrol görevlendirilmesi imkansız olduğu gibi, mümkünde değildir. Yasal düzenlemenin gerçekleşmesi halinde her bir zemin laboratuvarı bünyesine yüzlerce kişiyi istihdam etmesi gerekmekte olup, ayrıca ülke genelinde her ilimizde de zemin laboratuvarı da bulunmamaktadır. Bu durum fiilen zemin laboratuvarlarını çalışamaz hale getirecek olup, ülkemizde sahte zemin deneylerinin yapılmasının da önünü açacaktır.
Sonuç olarak; temelde ülkemizde fenni mesuliyet sistemi ile yapı denetiminin yapılması konusunda düzenlemeler getiren 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu içine “zemin ve temel etütlerinin yerinde denetimini esas alan” bir yaklaşımla düzenleyici iş ve işlemlerin yapılması zorunlu hale getirilmesi gerekirken, zemin ve temel etütlerini yapacak kişilere ilişkin sınırlayıcı ve düzenleyici maddeler ile “öşür vergisi” niteliğinde yüksek harçlar getirilerek, binlerce jeoloji mühendisinin işsiz kalmasına yol açacak, zemin etütlerinin denetiminden ziyade zemin ve temel etüt bürolarından alınacak yüksek harçlara ve teminatlara odaklanan bu teklifin ilgili maddelerinin kabul edilmesi mümkün değildir.
Ülkemizde fenni mesuliyet sistemi ile yapı denetiminin mevzuatında gerekli düzenlemeleri yaparak 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu içinde “zemin ve temel etütlerini statik projenin eki olmaktan çıkartarak müstakil bir mühendislik projesi haline getirmeyi ve yerinde denetimini esas alan” bir yaklaşımın hakim kılınması gerekirken, zemin ve temel etütlerini yapacak kişilere ilişkin sınırlayıcı ve düzenleyici maddeler ile “öşür vergisi” niteliğinde yüksek harçlar getirilerek, binlerce jeoloji mühendisinin işsiz kalmasına yol açacak bu düzenlemenin gözden geçirilmelidir.
Bu bağlamda;
-Teklifin 24’üncü maddesinin; Bu Kanun kapsamında yapılacak yapıların zemin ve temel etütleri Bakanlıkça izin belgesi verilen zemin ve temel etüt kuruluşları tarafından denetlenir” hükmü getirilmesi suretiyle, zemin ve temel etütlerini denetleyecek kuruluşlara ilişkin düzenleme haline dönüştürülmesini,
-24’üncü maddenin üçüncü paragrafı ile getirilen “Öşür vergisi” niteliğindeki harçların kaldırılmasını,
-Zemin laboratuvarlarının çalışma ve işleyişine aykırı 22’inci maddesinin ise gözden geçirilerek yeniden düzenlenmesini,
-Odamızın ve meslek disiplinimizin zemin ve temel etütler sürecinde yasalarla elde edilmiş hak ve yetkilerinin korunmasını talep ediyoruz" ifadelerine yer verdi. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *