Uluslararası emtia piyasalarında bakırın libre fiyatı, arz kaygılarının tetiklediği dalgalanmalarla birlikte tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşma yolunda ilerliyor. New York’ta fiyatlar, geçtiğimiz yıl başlayan yükseliş eğiliminin yeni yılda da devam etmesi sonucunda 6,06 dolar düzeyine yükseldi. Bakır fiyatlarındaki artışın temel sebeplerinden biri küresel arz zincirindeki aksamalar olarak öne çıkıyor. Endonezya'daki Grasberg maden ocağında meydana gelen bir kaza ve Şili'deki Mantoverde madeninde başlayan grevler, piyasada önemli bir kıtlık korkusu yaratırken, ABD’nin ithalat stratejilerine dair belirsizlikler ve muhtemel gümrük tarifeleri, metal akışının Amerika'ya kaymasına ve Asya ile Avrupa'da arz sıkışıklığına neden oldu.
Yatırım GİDEREK ARTIYOR
Elektrikli araçların üretimindeki hızlanan artış, küresel elektrik şebekelerinin modernizasyonu ve güneş paneli üretimindeki büyük ölçekli yatırımlar, bakıra olan talebin yükselmesini sağlıyor. Tüm bu dinamikler, özellikle yenilenebilir enerji alanında artan ihtiyaç ve altyapı projelerinin devam etmesi ile birleşerek, bakır metaline olan ilgiyi artırıyor. Özellikle Hindistan, Avrupa ve ABD pazarlarında yaşanan talep artışı, bakır fiyatlarının yukarı yönlü hareketini güçlendiriyor. Bu bağlamda, bakırın yalnızca sanayi için değil, aynı zamanda geleceğin enerji çözümleri için de kritik bir hammadde olduğu aşikar.
GELECEĞE YEŞİL IŞIK YAKTI
Emtia uzmanları, gümüş fiyatlarındaki aşırı değerlenmenin ardından yatırımcıların gözlerini diğer endüstriyel metallere çevirdiğine dikkat çekiyor. Bakır fiyatlarının yükselişi, mevcut arz ve talep dengesinin yapısına bağlı olarak, 2026 yılına kadar devam edebileceği yönünde beklentiler oluşturuyor. Uzmanlar, özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarının büyümesi ve talep artışının sürmesi durumunda, bakırın piyasalardaki güçlü konumunun devam edeceğini öngörüyor. Bakırın çok yönlü kullanımı, onun endüstriyel metaller arasında neden bu kadar kritik bir yere sahip olduğunu da net bir şekilde ortaya koyuyor.