Yıllardır nakit dönen, vergilendirilmesi hep tartışma konusu olan taksi duraklarında o alışıldık düzen tamamen değişiyor. Kimin nereye, kaça gittiği artık anlık olarak devletin radarında olacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın düğmesine bastığı "Taksi Mali Cihazı" projesiyle, önümüzdeki eylül ayından itibaren her taksinin ön konsolunda mali mühürlü, fiş kesebilen akıllı taksimetreler yerini alacak. Yolculuk bittiği an cihaz o meşhur fişi basacak, kazanç saniyesinde dijital olarak vergi dairesinin ekranına düşecek.
Sistemin dijitalleşmesi kulağa modern gelse de, madalyonun esnaf ve yolcu cephesindeki ekonomik yüzü oldukça karanlık. Kesilen her fiş, otomatik olarak yüzde 20 Katma Değer Vergisi (KDV) anlamına geliyor. Üstelik mesele sadece KDV ile de sınırlı kalmıyor. Sisteme tam entegre edilen esnaf; gelir vergisi, geçici vergi ve stopaj gibi peş peşe gelen mali yükümlülüklerle de yüzleşmek zorunda kalacak.
İstanbul sokaklarında direksiyon sallayan binlerce şoförün en üst düzey temsilcisi olan İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı İsmet Dalcı, yaklaşan tehlikeyi oldukça sert sözlerle dile getirdi. Yeni uygulamanın esnafın belini kıracağını savunan Dalcı, "Yüzde 20 KDV ve yüzde 35 gelir vergisi eklendiğinde kazancımız eriyip gidecek. Bu şartlar altında taksi esnafının kontak kapatmasından başka çaresi kalmaz" diyerek Ankara'ya acil bir geri dönüş çağrısında bulundu. Toplam vergi yükünün yüzde 40-50 seviyelerine tırmanacak olması, direksiyon başındaki endişeyi her geçen gün büyütüyor.
Taksicilerin masadaki talebi aslında çok net: Ortada bu kadar ağır bir vergi yükü varsa, oranlar acilen yeniden gözden geçirilmeli. Eğer devlet bu vergi adımlarından geri basmazsa, esnaf aradaki zararı doğrudan taksimetre açılış ve kilometre ücretlerine, yani doğrudan sizin, bizim cebimize yansıtmak isteyecek. Dalcı da bu noktada hem esnafın hem de yolcunun mağdur edilmeyeceği ortak bir formülün bulunması gerektiğini üstüne basa basa vurguluyor.