Siyasetin kalbi Ankara'da bu hafta sadece ekonomik ve diplomatik krizler değil, doğrudan evimizin içini, aile yaşantımızı değiştirecek olan o çok kritik yasa teklifi konuşulacak. Salı günü Genel Kurul ve komisyonlarda hararetli tartışmalara sahne olması beklenen 'Sosyal Hizmet Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi', barındırdığı maddelerle adeta sosyal hayatta yepyeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor.
Özellikle gençlerin ekran bağımlılığına devlet eliyle çekilecek o sert fren ve çalışan annelerin omuzlarındaki yükü hafifletecek uzun süreli izin hakları, şimdiden sokağın bir numaralı gündem maddesi haline geldi.
İş hayatında ter döken milyonlarca kadının yıllardır beklediği o can alıcı adım nihayet atılıyor. Yeni yasayla birlikte, mevcut sistemde çoğu zaman yetersiz kalan annelik izni süresi tam 24 haftaya yükseltiliyor.
Üstelik yasa koyucu burada çok ince bir geçiş süreci de planlamış. Yasa yürürlüğe girdiği an itibarıyla annelik izin süresi dolmuş, ancak doğumun üzerinden henüz 24 hafta geçmemiş olan personellere, talep etmeleri halinde 8 haftalık ilave bir izin hakkı daha tanınacak. Çoğul gebeliklerde ise 26 haftalık sürenin ardından kadın işçiye koşulsuz şartsız ücretsiz izin kapısı açılıyor.
Bu süreçte babalar da unutulmadı. Eşi doğum yapan işçi babaların o meşhur 5 günlük kısa izni, yeni dönemde 10 güne çıkarılarak aile bütünlüğüne ciddi bir zaman katkısı sağlanacak. Devletin koruyucu aile sistemini teşvik eden o güzel hamlesiyle de, bir veya daha fazla çocuğa koruyucu aile olan memurlara çocuk tesliminden itibaren 10 günlük yepyeni bir izin hakkı veriliyor.
Paketin asıl fırtına koparacak, tartışmaları alevlendirecek maddesi ise kuşkusuz sosyal medya kullanımına getirilen o radikal yaş sınırı. Uzmanların yıllardır "dijital zehirlenme" olarak adlandırdığı tehlikeye karşı devlet kalkanı devreye giriyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte, sosyal ağ sağlayıcıları 15 yaşını doldurmamış hiçbir çocuğa hizmet sunamayacak. Şirketler, platformlarına girişte sıkı bir "yaş doğrulama" tedbiri almakla yükümlü kılınıyor. Sahte hesaplarla bu engeli aşmaya çalışanlara karşı platformların açık, anlaşılır ebeveyn kontrol araçlarını sisteme entegre etmesi ve çocukları hedef alan aldatıcı reklamları anında filtrelemesi artık bir tercih değil, yasal bir zorunluluk.
Peki ya Instagram, TikTok veya X gibi dev platformlar bu kuralları esnetmeye kalkarsa ne olacak? Türkiye'den günlük erişimi 10 milyonu aşan bu dijital devler, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) verdiği kararı en geç 1 saat içinde uygulamak zorunda kalacak.
Eğer bu kurallar hiçe sayılırsa, yasanın kılıcı çok sert inecek. Milyarlık şirketlere önce devasa idari para cezaları kesilecek. Bu cezalar ödenmezse, şirketlerin Türkiye'den yeni reklam alması, yeni sözleşme yapması ve bankalar üzerinden para transferi yapması bıçak gibi kesilecek. Tüm bu yaptırımlara rağmen inat eden platformlar ise "bant daraltma" cezasıyla adeta fişi çekilmiş gibi kullanılamaz hale getirilecek.