Ortadoğu'daki savaş tamtamları küresel ekonominin haritasını gözlerimizin önünde yeniden çiziyor. Füzelerin gölgesinde kalan ve sermaye çıkışlarının giderek hızlandığı Dubai'nin tahtına artık İstanbul talip. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bizzat açıkladığı "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı", tam da bu tarihi kırılma anında devreye girdi.
Sadece yabancı yatırımcıyı değil, yurt dışındaki Türk beyinlerini ve yastık altı servetleri de hedef alan bu devasa paket, vergi mevzuatımızda bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş büyüklükte indirimler barındırıyor. Yabancı şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşıması için kırmızı halı serilirken, asıl büyük sürpriz sınır ötesindeki vatandaşlarımıza yapıldı.
İş dünyasını ve Avrupa'daki gurbetçileri en çok heyecanlandıran madde kesinlikle bu oldu. Diyelim ki son 3 yıldır Türkiye'de vergi mükellefi değilsiniz, yurt dışında bir hayat ve kariyer kurdunuz. Eğer şimdi tasınızı tarağınızı toplayıp memlekete kesin dönüş yapma kararı alırsanız; sınır ötesinden elde ettiğiniz kaynaklı gelirleriniz için tam 20 yıl boyunca Türkiye'ye hiçbir şekilde vergi ödemeyeceksiniz.
Sadece Türkiye sınırları içinde kazandığınız paralar vergiye tabi olacak. Üstelik bu şanslı grup için veraset ve intikal vergisi de sadece yüzde 1 gibi sembolik bir rakama sabitleniyor. Bu hamle, küresel çapta iş yapan Türk girişimciler, start-up kurucuları ve dev holding sahipleri için kelimenin tam anlamıyla reddedilemez bir dönüş bileti.
Klavyenin başında oturanlar da bu devrimden nasibini alıyor. Türkiye'den yurt dışına mimarlık, mühendislik, yazılım veya tasarım hizmeti sunan profesyonellerin kazançlarına bugüne kadar uygulanan yüzde 80'lik vergi indirimi, tek kalemde yüzde 100'e çıkarıldı. Açıkçası, yurt dışına kod veya proje satıyorsanız, artık bu geliriniz tamamen vergiden muaf tutulacak.
Transit Ticarette Hedef 'Yeni Dubai' Olmak
İşin büyük sermaye ve lojistik boyutu ise İstanbul Finans Merkezi'nde (İFM) şekilleniyor. Yurt dışından mal alıp, o malı Türkiye sınırlarına fiilen hiç sokmadan yine doğrudan yurt dışına satan, yani transit ticaret yapan şirketlerin elde ettiği kazançlardaki kurumlar vergisi tamamen sıfırlandı. Finans merkezinin dışında bu işi yapan şirketler için bile, elde edilen kazancın yüzde 95'i kurumlar vergisi matrahından indirilecek.
Sadece aracılar değil, bizzat üreten de rahat bir nefes alacak. Mevcut uygulamada yüzde 20 olan kurumlar vergisi oranı, imalatçı-ihracatçıların omuzlarından alınarak yüzde 9'a kadar düşürülürken, standart ihracat yapan kurumlar için bu oran yüzde 14 olarak güncellendi.
Yastık altındaki veya İsviçre bankalarındaki o devasa milli servet için de kapılar bir kez daha, ama çok daha güçlü bir şekilde açılıyor. Yurt dışında bulunan para, altın ve menkul kıymetlerini belirlenecek olan kısıtlı süre içinde Türkiye'ye getirenler, sadece yüzde 2 ila 3 oranında çok cüzi bir vergi ödeyerek paralarını resmi sisteme dahil edebilecek. En can alıcı nokta ise şu: Bu beyan edilen varlıklar için geçmişe dönük kesinlikle "Nereden buldun?" denilmeyecek ve hiçbir vergi incelemesi yapılmayacak.