Milyonlarca çalışan ve emekli için Temmuz ayı, bir umut ışığı olmaktan çıkıp yerini belirsizliğe mi bırakıyor? Ekonomi kulislerini hareketlendiren son iddialar, beklentilerin yönünü tamamen değiştirecek cinsten. Ekonomi Gazetesi yazarı Erdal Sağlam, Baba Ocağı YouTube kanalında yaptığı değerlendirmelerle, maaş artışı bekleyenlerin ajandasına yepyeni bir takvim ekledi. Mevcut veriler ve hükümetin ekonomi rotası, Temmuz ayında bir "sürpriz" yaşanma ihtimalini her geçen gün zayıflatıyor.
Kamuoyunda aylardır tartışılan "Temmuz'da seyyanen zam ya da ara zam gelir mi?" sorusuna Sağlam'ın yanıtı oldukça net: "Bence yapmazlar". Açlık sınırının 32-33 bin lira bandına dayandığı bir dönemde, 28 bin liralık asgari ücretin yetersizliği artık tartışma götürmez bir gerçek. Ancak Sağlam’a göre, uygulanan ekonomi programı ve sıkılaşma politikaları, yıl ortasında bir iyileştirme yapılmasına engel teşkil ediyor. Önümüzdeki günlerde bu konunun tekrar alevlenmesi beklense de, mevcut projeksiyonlar bir "pas geçme" senaryosuna işaret ediyor.
Erdal Sağlam’ın asıl dikkat çeken iddiası ise zam takviminin seçimle olan o kopmaz bağı üzerine kurulu. Eğer 2027 yılının Mayıs-Haziran ya da Ekim-Kasım aylarında bir erken seçim kararı alınırsa, iktidarın tüm kozlarını 2027'nin ilk aylarında masaya süreceği öngörülüyor.
Sağlam'ın erken seçim senaryosuna göre masadaki 3 ihtimal:
Emekliye özel paket: Durumu en kritik olan emekli kesimine yönelik yüksek oranlı zamlar.
Seyyanen ödemeler: Maaş dengelerini yeniden kuracak ciddi miktarda seyyanen artışların tekrar gündeme gelmesi.
Refah payı hamlesi: İşçi ve memur maaşlarında beklentilerin çok üzerinde bir "seçim dopingi" uygulanması.
Bu öngörüler her ne kadar çalışanlar için bir "ışık" olsa da, Sağlam önemli bir gerçeğin altını çiziyor: Kalıcı olmayan iyileştirmelerin ömrü kısa. Temeldeki yapısal ekonomik sorunlar çözülmediği sürece, yapılan bu yüksek oranlı zamların tecrübeyle sabit bir şekilde geçici bir rahatlama sunduğu vurgulanıyor.