Bir yanda yılların yorgunluğunu atmak isteyen emekliler, diğer yanda sosyal güvenlik sisteminin o soğuk ve tavizsiz çarkları... Türkiye'de emeklilik müracaatı yapmak, bazen mayın tarlasında yürümeye benziyor. Geçmişte dükkan açıp kapattığınız birkaç günlük Bağ-Kur kaydı, stajla karışan sigorta başlangıçları veya memuriyetten (4/1-c) kalan küçük bir pürüz, yıllar sonra adeta bir çığ gibi üzerinize düşebiliyor.
Bugüne kadar sistem çok acımasızdı. SGK, şartları tam oluşmadan maaş bağladığını (kendi hatası bile olsa) sonradan fark ettiğinde o maaşı anında kesiyor, üstüne bir de ödediği tüm parayı "yersiz ödeme" diyerek yasal faiziyle geri istiyordu. Ancak sokağın bu büyük feryadı karşılık buldu. Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş'ın detaylandırdığı son uygulamalar, mağduriyeti sıfıra indirmeyi hedefleyen o köklü değişimi gözler önüne seriyor.
Emeklilik, devletle vatandaş arasında imzalanan çok ciddi bir akit. Şartlardan biri bile (yaş, prim günü, sigortalılık süresi) eksikse, o sözleşme anında bozulur. Hele ki kamu görevlileri (4/1-c) için durum çok daha travmatik bir hal alabiliyor; emekliliği iptal edilen memurun eski görevine iade süreci gibi son derece karmaşık hukuki yollar açılıyor.
Fakat her şeyin sonu değil.
Maaşı kesilen vatandaş eğer kurum bu hatayı fark etmeden önce eksik prim günlerini bir şekilde doldurmuşsa, sistem yeni bir başvuruya dahi gerek duymadan maaşı yeniden bağlıyor. Ancak şartlar hala eksikse, o günleri tamamlayıp kuruma yepyeni bir dilekçe vermeniz şart. Maaşınız da ancak dilekçeyi verdiğiniz ayı takip eden ilk ay başında cebinize girmeye başlıyor.
En sık rastlanan facialardan biri de statü karmaşası. SGK memurunun gözünden kaçan bir detayla, aslında Bağ-Kur'dan emekli olması gereken bir vatandaşın yanlışlıkla SSK'dan emekli edildiğini düşünün.
Eskiden bu durum tam bir yıkımdı. Şimdi ise ibre "iyi niyet" ilkesine döndü. Karakaş'ın aktardığına göre; kurum yanlış statüden bağladığı maaşı elbette iptal ediyor. Ancak doğru statü üzerinden ne zaman hak kazandığınızı hesaplayıp, o tarihten itibaren maaşınızı içerideki haklarınızla birlikte yeniden düzenliyor. Ortada bir dolandırıcılık yoksa, vatandaşın iyi niyeti korunuyor.
Gelelim 2021 yılında Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) verdiği o tarihi kararın sahaya yansımasına.
Emekli olduktan sonra geçmişe dönük bir prim borcunuz olduğu ortaya çıktı diyelim. Eskiden SGK maaşınızı tamamen dondururdu. Market faturasını ödeyemeyen, kirasını denkleştiremeyen emekli perişan olurdu. Yeni dönemde bu ilkel cezalandırma yöntemi rafa kalktı.
Eğer bir borç çıkarılırsa, devlet "Maaşını tamamen kesmiyorum" diyor. Bunun yerine, her ay yatan emekli maaşınızın sadece üçte biri (1/3) oranında bir kesinti yapılarak o borç sessizce ve taksitle tahsil ediliyor. Böylece SGK alacağını garantilerken, emeklinin ocağına incir ağacı dikilmemiş oluyor.