Türkiye'de EYT, prim gün sayıları ve yaş şartı tartışmaları tüm sıcaklığını korurken, Hollanda İstatistik Kurumu (CBS) tarafından yayımlanan 2025 yılı resmi raporu, çalışma hayatının nasıl devasa bir dönüşümden geçtiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Geçtiğimiz yıl 100 bini aşkın kişinin çalışma hayatına veda ettiği ülkede, ortalama emeklilik yaşı bir önceki yıla göre tam 2,5 ay daha fırlayarak 66 yıl 4 aya ulaştı. Nüfusun yaşlanması ve sistemin üzerindeki ağır ekonomik yük, artık "emeklilik" kavramının tanımını kökünden değiştiriyor.
Eskiden 60'lı yaşların başı torun sevme, dünyayı gezme veya sakin bir sahil kasabasına yerleşme vakti olarak görülürdü. Şimdi ise o yaşlar mesleğin en yoğun, en vazgeçilmez çağı sayılıyor. Raporun en can alıcı kısımlarından biri de tam olarak burada başlıyor.
Ortalama yaşın bu denli sert bir ivmeyle yukarı çıkmasının ana sebebi, insanların artık daha geç pes etmesi. Verilere göre, 2024 yılında 67 yaşından önce emekliye ayrılabilenlerin oranı yüzde 46 seviyesindeyken, 2025 yılında bu oran bıçak gibi kesilerek yüzde 40'a çakıldı. Kısacası, sistemin sunduğu erken kaçış kapıları birer birer kapanıyor ve çalışanlar daha uzun yıllar sistemin içinde kalmaya adeta mecbur bırakılıyor.
Maaşlı bir çalışan olmakla kendi işinin patronu olmak arasındaki o büyük fark, emeklilik dilekçesi verilirken de kendini acımasızca gösteriyor. Ücretli çalışanlar bir şekilde o 66 yaş bandında ipi göğüslemeyi başarırken, serbest çalışanlar (freelancer) ve esnaf kesimi için tablo çok daha yorucu.
Kendi primini ödeyen ve işini ayakta tutmak zorunda olan bu grupta ortalama emeklilik yaşı tam 68 yıl 9 ay olarak hesaplandı. Maaşlı çalışanlarla aradaki yaklaşık 3 yıllık bu devasa fark, bağımsız çalışmanın aslında ne kadar zorlu bir maraton olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Piyasadaki bu zorlu şartlara rağmen masada son derece pozitif bir kırılma da var. Geçmişte çalışma hayatında çok daha kısıtlı yer bulan kadınlar, artık sosyal güvenlik sisteminin en güçlü aktörlerinden biri konumunda.
Hollanda verileri, kadınların emekli olanlar içindeki payının nasıl şaha kalktığını net bir şekilde gösteriyor. 2000 yılında sistemden emekli olanların sadece yüzde 28'i kadınken, 2025 yılına geldiğimizde bu oran muazzam bir sıçramayla yüzde 45'e çıkmış durumda. Kadınların iş gücüne katılımındaki bu sessiz ama güçlü devrim, emeklilik pastasındaki paylarını da hak ettikleri seviyeye taşıdı. Küçük bir dipnot; kadınlar, ortalama olarak erkek meslektaşlarından yaklaşık 5 ay daha erken emekli olabiliyor.