Küresel piyasalar ABD ve İran arasındaki gerilim hattına kilitlenmişken, güvenli liman altın cephesinde kafaları karıştıran bir tablo hakim. Orta Doğu'daki belirsizlik ortamı fiyatlarda ciddi bir hareketliliği tetiklese de, yatırımcılar arasında altının değer kaybettiğine dair yanlış bir kanı oluşmuş durumda. Finans analisti İslam Memiş, 1 Mayıs 2026 itibarıyla katıldığı televizyon programında bu algıyı yerle bir edecek verileri paylaştı. Memiş, jeopolitik risklerin sürdüğü bir ortamda kısa vadeli dalgalanmalara odaklanmanın büyük resmi görmeyi engellediğini vurguluyor.
Piyasalarda oluşan "altın fiyatları geriliyor" algısına karşı çıkan İslam Memiş, değerlendirmelerine çarpıcı bir soruyla başladı: “Altın fiyatları düştü mü, değer kaybetti mi? Kime göre, neye göre?” Memiş, gram altın fiyatının yıla 6.150 TL seviyesinden başladığını hatırlatarak, mevcut serbest piyasa rakamının 6.715 TL olduğunu vurguladı. Bu rakamlar ışığında altının aslında yatırımcısına yıl başından bu yana kazandırmaya devam ettiğini, dolayısıyla "düştü" ifadesinin gerçeği yansıtmadığını savundu.
Ocak ayındaki 8 bin TL zirvesi neden "sağlıksızdı"?
Yılın ilk ayında görülen agresif yükselişlerin aslında bir "manipülasyon fiyatlaması" olduğunu belirten Memiş, o dönemdeki 8.157 TL'lik seviyelerin savaş etkisiyle oluştuğunu ve sağlıklı bir artışı temsil etmediğini açıkladı. Analiste göre, o zirveden yaşanan geri çekilmeler bir değer kaybı değil, piyasanın normalleşme çabası. Altının her ay düzenli yükselen bir enstrüman olmadığını hatırlatan Memiş, finansal piyasalarda böyle bir sürekliliğin bulunmadığını ifade etti.
"Finale bakmak lazım": 30 yıllık altın kuralı
Özellikle düğün yapacakların ve küçük yatırımcının kısa vadeli dalgalanmalar karşısında paniğe kapılmaması gerektiğini söyleyen Memiş, yatırımcılara yıllık performansı işaret etti. Tarihsel sürece bakıldığında altının Türkiye’de son 30 yılın en güvenli limanı olduğunun altını çizdi. Savaş atmosferinin yarattığı belirsizlik sürerken Memiş'in tavsiyesi net: Ay içindeki sert dalgalanmaların gürültüsüne değil, yıl sonundaki "final" tablosuna odaklanın.