Sıradan bir market alışverişi düşünün. Sepetinize koyduğunuz en temel, en hayati ürün nedir? Su. Ancak bugünlerde o şeffaf pet şişelere uzanırken iki kez düşünmek zorunda kalıyoruz. Enflasyonun, lojistik krizlerinin ve küresel dalgalanmaların en acımasız faturası, doğrudan soframızdaki içme suyuna kesiliyor.
Rakamlar yalan söylemez. Dilerseniz hafızamızı biraz tazeleyelim ve çok değil, geçtiğimiz Şubat ayına gidelim. O dönem zincir marketlerde 5 litrelik standart bir pet şişe suyun raf fiyatı ortalama 26 TL seviyelerindeydi.
"Bu bile yüksek" derken, Mart ayının ortasında o meşhur sarı etiketler bir gecede değişti ve rakam 29,50 TL'ye tırmandı. Tüketici bu yeni fiyata alışmaya fırsat bile bulamadan asıl büyük şok bugün yaşandı. Nisan ayının ortasına yaklaşırken, aynı 5 litrelik suyun etiketi tam 36 TL'yi gördü. Toplamda sadece bir buçuk ay içinde (45 gün) yaşanan artış oranı yüzde 38,4. Ortalama bir asgari ücretlinin haftalık su tüketimi hesaba katıldığında, ortaya çıkan aylık maliyet tablosu ciddi anlamda can sıkıcı.
Peki ne oldu da suyun fiyatı böylesine şaha kalktı? Kaynaklar mı kurudu? Hayır. Sektör temsilcilerinin kapısını çaldığınızda size sundukları iki temel gerekçe var: Akaryakıt ve plastik.
Ürettiğiniz suyu kaynağından alıp Ankara'nın, İstanbul'un göbeğindeki markete getirmek artık ciddi bir servet gerektiriyor. Akaryakıt fiyatlarında yaşanan o dalgalı seyir ve durdurulamayan zamlar, nakliye kamyonlarının depolarını doldururken doğrudan o 5 litrelik şişenin maliyetine ekleniyor.
İşin sadece lojistikle bittiğini sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Asıl büyük kriz ambalajın kendisinde yatıyor. O suyu içine koydukları şeffaf şişeler, petrolden elde edilen "polietilen tereftalat" (kısaca PET) denilen bir ham maddeden üretiliyor.
Küresel piyasalarda petrol fiyatları her yukarı yönlü hareket ettiğinde, bu PET maddesinin üretim maliyeti de döviz bazlı olarak anında katlanıyor. Kısacası, market kasasında ödediğiniz o 36 liranın çok büyük bir kısmı içtiğiniz suya değil; o suyu taşıyan kamyonun mazotuna ve şişenin plastiğine gidiyor.
Yaz Geliyor, Cepler Daha da Yanacak! (Ne Yapmalı?)
Bu işin sonu nereye varacak? Önümüzdeki aylarda havaların ısınmasıyla birlikte su tüketimi doğal olarak zirve yapacak. Sektördeki bu maliyet baskısı devam ettiği sürece, yaz ortasında o 5 litrelik şişelerin 50 TL barajını zorlaması hiç de uzak bir ihtimal değil.