Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte Türkiye’nin tatil rotalarında sezon resmen açıldı. Ancak bu yıl Ege ve Akdeniz sahillerindeki otellerde haftalık konaklama bedellerinin adeta "uçuşa" geçmesi, yerli turistin rotasını mecburen değiştirdi. Otel bütçesini aşan binlerce kişi, çareyi alternatif yollar arayarak günlük, haftalık veya aylık yazlık kiralama yönteminde buldu. Ne var ki bu arayış, vatandaşları hem emlak karaborsacılarının hem de siber dolandırıcıların açık hedefi haline getirdi.
Geçtiğimiz yıla kadar orta gelirli bir ailenin ulaşabildiği tatil bütçeleri, bu yıl adeta hayal oldu. Türkiye Gazetesi’nde yer alan verilere göre, geçtiğimiz yıl haftalık 20-25 bin TL bandında seyreden standart bir yazlığın fiyatı, henüz sezonun başında 50-60 bin TL sınırına dayandı.
Aracılar ve bazı fırsatçı mülk sahipleri, otellerdeki astronomik rakamları referans göstererek fiyatları yüzde 200 yukarı çekti. Özellikle havuzlu villalarda aylık kiralar, büyükşehirlerdeki lüks yalı fiyatlarını bile geride bıraktı.
Fiyat artışlarından daha sinsi ve tehlikeli olanı ise sosyal medya ile ikinci el platformlarında kol gezen dolandırıcılık şebekeleri. Otellere erişimin zorlaşmasını fırsat bilen bu "Hayalet Ev" çeteleri, tatilcilerin uygun fiyat arayışını profesyonelce suistimal ediyor.
Şebekelerin yöntemleri ise oldukça dikkat çekici:
Profesyonelce hazırlanmış sahte tatil siteleri üzerinden işlem yapıyorlar.
Sahte sosyal medya hesaplarında, eşsiz deniz manzaralı lüks villaları piyasa değerinin yarı fiyatına ilana koyuyorlar.
Görsel olarak gerçeği aratmayan bu ilanlarla, tatilcilerden kapora veya tam ödeme alarak ortadan kayboluyorlar.
Dolandırıcıların ağına düşmemek için kurumsal onaylı platformlar dışındaki "inanılmaz fırsatlara" şüpheyle yaklaşmak şart. Kimlik ve mülk doğrulaması yapılmamış ilanlar, bu yazın en büyük maliyet kalemi olabilir. Eğer bir ilan, bölgedeki diğer evlerin çok altında bir fiyata sahipse, orada bir "hayalet ev" olma ihtimali oldukça yüksek.