Yargıtay, son yıllarda fahiş kira artışlarıyla derinleşen depozito ihtilaflarına, geçmişte verdiği ancak bugünlerde yeniden hayat bulan kritik bir kararla açıklık getirdi. 30 Nisan 2026 itibarıyla yeniden gündemin üst sıralarına tırmanan bu içtihada göre, özellikle uzun dönemli kiracılar tahliye sürecinde yıllar önce ödedikleri nominal tutara mahkûm olmayacak. Karar; paranın enflasyon karşısındaki basit kaybını değil, sözleşmenin en başındaki "kira oranını" baz alıyor. Milliyet gazetesinden Duygu Erdoğan’ın aktardığına göre, bu yeni uygulama tahliye kapıya dayandığında ev sahibi ve kiracı arasındaki dengeleri tamamen değiştirecek güçte.
Karardaki kilit nokta, paranın zaman içindeki değer kaybının hesaplanmasından ziyade, sözleşme anındaki kira bedeliyle olan bağının korunmasıdır. Yargıtay bu durumu, "başlangıçtaki depozito bedelinin kira parasına olan oranının, sözleşme sonundaki güncel kira parasına tatbik edilmesi" şeklinde formüle ediyor.
Anlaşılır bir örnekle açıklamak gerekirse; bir kiracı 8 yıl önce evi tuttuğunda o günkü kirasının 2 katı kadar depozito vermişse, bugün evden çıkarken de çıkış tarihindeki güncel kira bedelinin tam 2 katını talep edebilecek. Böylece paranın erimesi engellenerek hakkaniyet sağlanmış olacak.
Her kiracı bu sevindirici haktan yararlanabilir mi? Gayrimenkul Hukuku Uzmanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, emsal kararın uygulanabilmesi için sözleşme metninin önemine dikkat çekerek kritik bir uyarıda bulunuyor.
Eğer kira sözleşmenizde "Depozito, ilk ödendiği tarihteki tutar üzerinden aynen iade edilir" şeklinde bir madde varsa, güncel bedel revizyonu talep etmeniz mümkün olmayabilir.
Ancak sözleşmede böyle bir kısıtlama yer almıyorsa, kiracıların güncel kira bedeli üzerinden iade alma hakkı artık yasal bir zemine oturmuş durumda.
Depozito kavgalarının temelinde genellikle paranın ev sahibinin şahsi hesabına yatırılması veya elden verilmesi yatıyor. Avukat Ali Güvenç Kiraz, Borçlar Kanunu’nda yer alan ancak uygulamada nadir görülen "ortak vadeli banka hesabı" kuralını hatırlatıyor. Kanuna göre depozito bedelinin, tarafların ortak erişebileceği vadeli bir hesaba yatırılması gerekiyor. Bu kuralın işletilmesi, iade sürecinde yaşanan birçok uyuşmazlığı en başından bitirebilecek güçte olsa da hala çoğu kiracı ve ev sahibi bu zorunluluktan habersiz.
Meclis’te "Aidat" Mesaisi: Yüksek Artışlara Sınır Geliyor
Konut piyasasını sarsan gelişmeler sadece depozitoyla sınırlı değil. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündeminde şu sıralar site aidatlarındaki kontrolsüz artışlar var. Genel Kurul’da görüşülen kanun teklifi yasalaşırsa;
Site yönetimlerinin aidat belirleme yetkilerine belirli üst sınırlar getirilecek.
Yönetimler profesyonel kriterlere bağlanarak denetim süreçleri sıkılaştırılacak.
Böylece keyfi artışların önüne geçilerek site sakinlerinin mağduriyet yaşaması önlenecek.