Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yeni sosyal medya düzenlemesine ilişkin, “15-18 yaş arasında önemli noktalar var. Mesela bazı uygulamalar olmayacak. Ekran bağımlılığı unsuru oluşturan, ‘ekran kaydırma’, ‘sürekli başa kaydırma’ olmayacak. Buna ek olarak ekran kopyası yani ‘ekran kaydı’ yapılamayacak ve canlı yayın açamayacaklar” ifadelerini kullandı.
“e-Devlet üzerinden bir doğrulama sistemi olacak”
Göktaş, yönetmelikte her şeyin net bir biçimde ortaya konduğunu belirterek, sosyal medyada yalnızca e-Devlet üzerinden 15 yaşını doldurduğunu doğrulayan kullanıcıların hesap açabileceğini söyledi.
“‘Ekran kaydırma’, ‘sürekli başa kaydırma’ olmayacak”
Düzenleme kapsamında 31 Mart 2027 tarihine kadar geçici hükümle uyum sürecinin olacağını bildiren Göktaş, “Bu tarihten sonra artık doğrulama sistemine geçeceğiz. Ondan sonra bizim verdiğimiz ‘token’lerle giriş yapabilecek. 15-18 yaş arasında önemli noktalar var. Mesela bazı uygulamalar olmayacak. Ekran bağımlılığı unsuru oluşturan, ‘ekran kaydırma’, ‘sürekli başa kaydırma’ olmayacak. Buna ek olarak ekran kopyası yani ‘ekran kaydı’ yapılamayacak ve canlı yayın açamayacaklar. Ayrıca, ‘çocuğa sadece takip ettiği hesapların mesaj gönderebilmesi’ ve ‘görüldü bilgisinin kapatılması’ gibi düzenlemeler getirildi” dedi.
“Düzenlemeyle 18 yaşına kadar çocukları sosyal medya ortamından korumuş olduk”
Bakan Göktaş, bu düzenleme ile 18 yaşına kadar çocukları sosyal medya ortamından korumuş olduklarını belirtti.
Yönetmeliğin diğer ülkelere göre daha net olduğunu kaydeden Göktaş, şu ifadeleri kullandı:
“Çünkü bizim e-Devlet gibi güçlü bir sistemimiz var. Yeni düzenlemeye göre, sosyal medya platformlarında ilk kez hesap açmak isteyen kullanıcılar, yaş doğrulaması için e-Devlet sistemine yönlendirilecek. Kullanıcı, e-Devlet üzerinden yaşına ilişkin bilgiyi doğrulayan dijital bir kod alacak. Bu kod aracılığıyla yaş doğrulama işlemini tamamlayarak sosyal medya platformunda hesap oluşturabilecek.
Yaş doğrulaması yalnızca hesap açılışıyla sınırlı kalmayacak. Sosyal medya platformları, hizmet sunumu devam ederken kendi teknolojik yöntemleriyle kullanıcıların yaşlarını tahmin etmeyi ve gerekli kontrolleri yapmayı sürdürecek.
Bir hesabın 15 yaşından küçük bir çocuk tarafından kullanıldığına ilişkin şüphe oluşması durumunda ise platform, söz konusu hesabı geçici olarak askıya alacak ve kullanıcıyı yeniden e-Devlet üzerinden yaş doğrulaması yapmaya yönlendirecek.
Böylece çocukların sosyal medya ortamındaki risklerden korunması amacıyla hem hesap açılışında hem de kullanım sürecinde iki aşamalı ve sürekli bir yaş doğrulama mekanizması uygulanacak.”
“Çift taraflı kontrol mekanizması olacak”
Düzenlemede çift taraflı kontrol mekanizmasının olacağının altını çizen Göktaş, “Diyelim ki çocuk babasının-annesinin hesabıyla giriyor. Sosyal medya platformları da zaman zaman tekrar yönlendirme yapabilecek. Yani bir yandan onlar bir yandan biz kontrol edeceğiz. Burada amacımız kontrolü maksimum seviyede sağlamak. Sadece sosyal medya platformlarına emanet etmiyoruz, kendimiz kontrol ediyoruz. Veri tamamen e-Devlet üzerinden oluşacak” diye konuştu.
“1 Kasım itibarıyla yürürlüğe girecek”
Çocuklarda ekran bağımlılığı oluşturan “sürekli başa kaydırma”, “ekran kaydırma” gibi özelliklerin kaldırılmasının ailelerin talebi olduğunu vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti:
“1 Kasım itibarıyla yürürlüğe girecek ama tabii bir uyum süreci geçiriyoruz. 31 Mart 2027'ye kadar da bir geçici hükümle uyum süreci veriyoruz. Biz bu sosyal medya platformlarıyla sıkı sıkı bilgilendirme yaptık. Burada çocukları korumak ve özellikle bağımlılık oluşturan yapılardan uzaklaştırmak. Tasarım aşamasında biz ‘çocuk dostu bir ekosistem’ bir yapı oluşturmak istiyoruz. Çünkü en başında mesela bu ekran kaydırma yoktu. Onlar sonradan geliştirildi. Başa sarma yoktu. Algoritmalar mesela… Çocukların sürekli bir reklama maruz kalmaması da düzenlememizin bir parçası.”
“Benim erişemediğim bilgilere onlar nasıl eriştiler?”
Bakan Göktaş, fon soruşturması kapsamında YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale’nin ailesine yönelik iddialarına ilişkin şunları söyledi:
“‘Bu bilgiye nasıl bu kadar hızlı ulaştınız?’ diye soruyorlar. Ümit Özlale, basın toplantısında bir dosya numarası vererek bunun babama ait olduğunun iftirasını attı. Ben de ancak onun açıkladığı dosya numarası üzerinden dosyanın babama ait olup olmadığını teyit edebildim. Asıl sorulması gereken soru şudur: Ben, aileme yönelik bir iddiayı doğrulamak için bile sınırlı bilgiye erişebilirken, onlar soruşturma dosyalarının numaralarına kadar bu bilgilere nereden ve nasıl ulaştılar? Benim erişemediğim bilgilere onlar nasıl eriştiler?”