Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında düzenlenen "COP31'e Doğru: Jeopolitik Değişim Döneminde İklim Eyleminin Güçlendirilmesi Paneli"nde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 sürecinde temiz enerji, dirençli şehirler, teknoloji transferi ve iklim eyleminde somut sonuçlara odaklanacaklarını belirterek, "Fosil yakıtlardan uzaklaşmak, temiz enerjiye ulaşmak zorundayız" dedi.
Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında gerçekleştirilen panele, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un yanı sıra Eski Fransa Başbakanı ve COP21 Başkanı Laurent Fabius, Azerbaycan İklim Meselelerinden Sorumlu Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Muhtar Babayev, COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago ile BM Genel Sekreter Özel Danışmanı ve İklim Eylem Ekibi Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart katıldı. Panelde, jeopolitik dönüşüm döneminde iklim eyleminin güçlendirilmesi, enerji güvenliği, iklim finansmanı ve kararların uygulanma süreci ele alındı.
"Antalya deklarasyonu yayınlayacağız"
Bakan Murat Kurum, konuşmasında Türkiye'nin dirençli şehirler, depremler ve enerji başta olmak üzere birçok alandaki bilgi ve tecrübesini paylaşacağını belirterek, Antalya deklarasyonu yayınlayacaklarını söyledi. COP31 kapsamında netice almak ve farkındalığı artırmak istediklerini ifade eden Kurum, Türkiye'nin tüm krizlerde irade ortaya koyduğunu ve güçlü bir dış politika yürüttüğünü kaydetti.
İklim değişikliği nedeniyle dünyada insanların hayatını kaybettiğine dikkat çeken Kurum, "Bir kriz var, bu krizi çözmek için hep birlikte el vermeli, el kaldırmalıyız. Elimizi, gövdemizi taşın altına koymamız gerekiyor. Hedefleri yakalamak için irade ortaya koymak gerekiyor" diye konuştu.
COP süreçlerinde artık çok daha geniş toplum kesimlerinin yer aldığına işaret eden Kurum, bu adımın birlikte atılması gerektiğini belirterek, bunu yalnızca sözle değil, eylem ve icraatla gerçekleştirmek istediklerini ifade etti.

"Temiz enerjiye ulaşmak zorundayız"
Her ülkenin enerji, gıda ve sanayi alanlarında kendi programını yürüttüğünü belirten Kurum, çoklu krizlerin ülkelerin kendi kendine yetebilmesinin önemini ortaya koyduğunu söyledi. Kurum, "Her ülke kendi kendine yetecek. Her ülke, çoklu krizler bunu gösterdi, enerjisini, gıdasını, üretimini kendi ülkesi için kendi halkına yetecek seviyede yürütmesi önemli. Temiz enerjiye ulaşmak zorundayız, öyle veya böyle" dedi.
Yenilenebilir enerji üretimi için proje ortaya koyan bir ülke olarak konuya bu perspektiften baktıklarını belirten Kurum, temiz enerjinin ülkelere göre farklı kaynaklarla şekillenebileceğini vurgulayarak, "Temiz enerji bizde rüzgarla, güneşle olur. Avrupa'da denizle olabilir. Brezilya'da derelerle olabilir. Fosil yakıtlardan uzaklaşmak zorundayız ki bu karar alındı" ifadelerini kullandı. Türkiye olarak süreci bir fırsat olarak gördüklerini dile getiren Kurum, temiz enerjiyi COP31'in en önemli gündem maddelerinden biri yapacaklarını ve örnek çalışmalar ortaya koyacaklarını kaydetti.
"Teknoloji transferini gerçekleştirmek zorundayız"
Yeşil enerji ve dönüşüm sürecinde teknoloji transferinin önemine de değinen Kurum, gelişmiş ülkelerin teknolojiyi gelişmekte olan ülkelere aktarması gerektiğini söyledi. Afrika ile Avrupa'nın önceliklerinin birbirinden farklı olduğuna işaret eden Kurum, "Yeşil enerji, dönüşüm teknoloji transferiyle olur. Gelişmiş ülkelerin teknolojiyi, gelişmekte olan ülkelere aktarması gerekiyor. Afrika'daki öncelik ile Avrupa'daki öncelik farklı. Oralara teknoloji transferini gerçekleştirmek zorundayız" dedi.