Artık iklim krizi kapı da değil eşiği bile aştı. Havalar kısa süre içinde 1,5 derece ısınacak ve bu bütün canlıların hayatını olumsuz etkileyecek.
“HEDEFİN AŞILMASI KAÇINILMAZ”
Son roparında Birleşmiş Milletler (BM), dünyanın iklim değişikliğiyle mücadelede en önemli hedeflerinden biri olan küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre 1,5 dereceyle sınırlama hedefinin artık kaçınılmaz olarak aşılacağını açıkladı.
Bu konuyla ilgili BM'nin yayınladığı 141 sayfalık yeni raporda, dünyanın bundan sonra sıcaklık artışının 1,5 dereceyi ne kadar aşacağını sınırlamaya ve uzun vadede küresel sıcaklıkları yeniden aşağı çekmeye odaklanması gerektiği belirtildi.
Raporda önerilen bu yeni yolun ise son derece zor, belirsiz ve onlarca yıl sürebilecek bir süreç olduğu vurgulandı.
Dolayısıyla BM, önerilen yöntemin ideal bir çözüm olmadığını belirterek, “Bu hiçbir şekilde kabul edilebilir veya tercih edilen bir yol değil. Bu yalnızca elimizde kalan en iyi seçenek.” değerlendirmesinde bulundu.
SICAKLAK 1,5 DERECE SINIRI BİRKAÇ YIL İÇİNDE AŞILACAK
Artık dünya ülkelerinin büyük bölümü 2015'te imzalanan Paris Anlaşması'yla küresel sıcaklık artışını 2 derecenin oldukça altında tutmayı ve mümkünse 1,5 dereceyle sınırlandırmayı kabul etmişti.
Bu arada aradan geçen yıllarda rüzgar ve güneş enerjisindeki hızlı gelişmelere rağmen petrol, doğal gaz ve kömür kullanımı devam etti.
Yanı sıra atmosfere salınan karbondioksit nedeniyle küresel ortalama sıcaklıklar sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,4 derece yükseldi.
BM raporu, 1,5 derecelik eşiğin önümüzdeki birkaç yıl içinde aşılacağını öngörüyor.
UYGULANAN MEVCUT POLİTİKALARLA 2,6 DERECE
Tedirgin edici aynı rapora göre ülkelerin mevcut iklim politikaları ve eğilimleri devam ederse dünya, yüzyılın sonuna kadar sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 2,6 derece daha sıcak hale gelecek.
Öte yandan BM'nin yeni yaklaşımı ise 1,5 derecenin aşılmasını artık tamamen engellemek yerine, bu aşımın mümkün olduğunca küçük tutulmasını öngörüyor.
Dolayısıyla sıcaklıkların bu yüzyıl içinde yeniden 1,5 derece seviyesine indirilebilmesi için küresel ısınmanın zirvede 1,8 dereceyi geçmemesi gerekiyor.
Yine de bilim insanlarının çoğu bunun gerçekleşmesini düşük bir ihtimal olarak değerlendiriyor.
KARBON NE KADAR ÇEKİLİRSE O KADAR İYİ
Bu kapsamda sıcaklıkları yeniden düşürmenin önündeki en büyük sorunlardan biri, atmosferde biriken karbondioksitin ortadan kaldırılması gerekliliği.
Dolayısıyla bunun için dünyanın çok geniş bölgelerinin yeniden ormanlaştırılması veya karbondioksiti doğrudan havadan yakalayan teknolojilerin büyük ölçekte kullanılması gerekiyor.
Bu arada söz konusu teknolojiler henüz ihtiyaç duyulan büyüklükte uygulanabilmiş değil.
Örneğin Norveç'teki CICERO Uluslararası İklim Araştırmaları Merkezi'nden Glen Peters, çözümün ilk bakışta “bir milyar ağaç dikmek” kadar basit görünebileceğini ancak gerçekte çok daha karmaşık olduğunu belirtti.
Yine gerekli ölçekte ormanlaştırma için son derece geniş arazilere ihtiyaç duyulacağı, bunun tarımla çatışabileceği ve artan sıcaklıklar ile orman yangınlarının yeni ormanların gelişmesini zorlaştırabileceği belirtiliyor.
AŞIRI SICAKLAR BÜTÜN CANLILARI ETKİLEYECEK
Bu arada iklim değişikliği canlı cansız bütün varlıkları etkileyecek. Havaların ısınması ise en çok kadınlar üzerinde etkile olacak. bilim insanlarına göre hamilelikte aşırı sıcaklık artışı düşük veya erken doğum riskini artırabiliyor.
Vücut ısısının kontrolsüz şekilde yükselmesi (hipertermi) ya da dış ortamdaki aşırı sıcaklara bağlı gelişen susuzluk (dehidrasyon), gebeliğin özellikle ilk aylarında düşük ihtimalini, son aylarında ise [erken doğumu tetikleyebiliyor.