Suriye'nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü'nün İsrail tarafından vurulması tansiyonu yükseltmişti.
70 kilometre mesafedeki İdlib
ABD bölge ülkeleri arasında güçlü bir çatışmasızlık mekanizmasına ihtiyaç olduğunu kaydetmişti.
Bu saldırı, Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafedeki İdlib vilayetinde bulunan üsse yönelik bir hava saldırıydı.
İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığının genişlemesine ilişkin kaygılarıyla bağlantılı olduğu bildirmişti.
Bilindiği gibi Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Türkiye, Suriye ordusunu eğitiyor. Devlet kurumlarının ve altyapının yeniden inşasına yardımcı oluyor; ayrıca askeri ve diplomatik destek sağlamakta.
Bu kapsamda İsrail Başbakanlığı saldırıyı, Suriye'nin Türk askerlerinin Halep yakınlarındaki bir hava üssüne konuşlanmasına izin vermeye hazırlandığı iddiasıyla açıklamıştı.
Buna karşılık Ankara ise üste Türk askeri varlığı bulunduğu yönündeki iddiayı reddettiğini bildirdi.
Bilindiği gibi benzer bir gerilim daha önce Nisan 2025'te yaşanmıştı. O dönem İsrail, Türkiye'nin Suriye'de askeri varlık oluşturma ihtimaliyle ilişkilendirilen Hama Hava Üssü'ne saldırı düzenlemişti.
Öte yadan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ise Ebu Zuhur'a yapılan son saldırıdan önce Ankara'nın bilgilendirilmediğini açıklayarak, İsrail, Türkiye ve Suriye arasında daha güçlü bir "çatışmasızlık mekanizmasına" kurulması çağrısında bulundu.
Peki Ebu Zuhur neden önemli?
Bu kapsamda, Ebu Zuhur Hava Üssü, Suriye'nin İdlib vilayetinde, Türkiye sınırının yaklaşık 70 kilometre doğusunda bulunuyor.
Dolayısıyla Suriye iç savaşı sırasında stratejik öneme sahip üs, 2015 yılında muhaliflerin kontrolüne geçmiş, 2018'de ise Esad yönetimine bağlı güçler tarafından yeniden ele geçirilmişti.
Uzun süre kullanılmayan ve savaş nedeniyle ağır hasar gören üs, 2024'te Esad yönetiminin devrilmesinin ardından yeni Suriye yönetiminin kontrolüne geçti.
Bu üssün yeniden faaliyete geçirilmesi ihtimali, yalnızca Suriye açısından değil, Türkiye ve İsrail açısından da stratejik önem taşıyor.
Türkiye'nin yeni Şam yönetimine destek vermesi ve Suriye ordusunun yeniden yapılandırılmasına katkıda bulunması, İsrail'in Ankara'nın Suriye'deki etkisinin kalıcı hâle gelmesine ilişkin kaygılarını artırıyor.
Bu arada Suriye devlet televizyonu Ekhbariya, İsrail'in Ebu Zuhur Hava Üssü'ne sekiz hava saldırısı düzenlediğini bildirmişti. Saldırılarda pist ve hangarların hedef alındığı da belirtilmişti.
Yine Suriye'den ve Reuters'ın görüştüğü kaynaklardan aktarılan bilgilere göre, saldırılarda can kaybı olmazken, maddi hasar meydana gelmişti.
Ebu Zuhur saldırısının önemli sonuçları
Dolayısıyla Ebu Zuhur saldırısının önemli sonuçlarından biri, Türkiye ile İsrail arasında Suriye'de doğrudan çatışmayı önlemek amacıyla oluşturulmaya çalışılan iletişim mekanizmasının yeterliliğine dair soru işaretleri yaratması oldu.
Ankara ve Tel Aviv, Azerbaycan'da Nisan 2025'te Suriye hava sahasında yaşanabilecek olası kazaları veya yanlış anlaşılmaları önlemek amacıyla teknik görüşmeler yapmış ve bir çatışmasızlık hattı oluşturulması için çalışmıştı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, aynı Rusya ve ABD ile olduğu gibi, sahada karşı karşıya gelme riskini ve istenmeyen olayları önlemek adına İsrail ile teknik seviyede çatışmasızlık mekanizmalarının kurulmasının normal ve gerekli olduğunu ifade etmişti.
İsrail Başbakanı Benyamin Netenyahu ise Nisan 2025'te ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesinde, "Türkiye'nin Suriye'yi İsrail'e saldırı üssü olarak kullanmasını istemediklerini" söylemişti.
Bu arada ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen daha geniş İsrail-Suriye görüşmeleri de aynı dönemde yürütülmüştü. Washington, Ocak 2026'da İsrail, Suriye ve ABD arasında istihbarat paylaşımı, askeri gerilimin azaltılması ve diplomatik temasları kolaylaştıracak ortak bir iletişim mekanizması kurulacağını duyurmuştu.