KONYA HABER
Konya
Açık
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,3695 %0.13
55,2226 %0.29
10.863,53 %0.47
BBN Haber Genel Kış depresyonu gerçekten var mı: Kışı ailecek sağlıklı geçirmek için 3 öneri

Kış depresyonu gerçekten var mı: Kışı ailecek sağlıklı geçirmek için 3 öneri

Kış aylarının uzun ve sert geçtiği Sivas'ta mevsimsel değişimlerin daha belirgin hissedilebildiğini belirten Psikolog Burak Koçkanat, sonbahar ve kış mevsimlerinin psikoloji üzerine etkileri konusunda önerilerde bulundu.

Kış depresyonu gerçekten var mı: Kışı ailecek sağlıklı geçirmek için 3 öneri
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 3 dk

Psikolug Burak Koçkanat, sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalması, gün ışığının azalması ve havaların soğuması, kişilerin ruh hali ve günlük yaşam alışkanlıkları üzerinde etkili olduğunu vurguladı. 

Yetişkinlerde ve çocuklarda ortaya çıkan belirtilerin farklılık gösterdiğini ifade eden Koçkanat, bu süreçte gözlemlenmesi gereken değişiklikler ve ailelerin alabileceği önlemler hakkında bilgi verdi. 

Mevsim değişimlerinin çocukları da etkilediğini ancak çocukların yaşadıkları duyguları yetişkinler gibi sözel olarak ifade etmediğini belirten Koçkanat, ebeveynlerin çocuklarının davranışlarını dikkatle gözlemlemesi gerektiğini söyledi.

“Kış depresyonu dediğimiz olay gerçekten var”

Sonbahar ve kış aylarında hissedilen yorgunluk ve isteksizliğin hayal ürünü olmadığını, bedenin mevsimsel değişimlere verdiği tepkilerle ilişkili olduğunu belirten Koçkanat, "Sonbahar ve kışın hissettiğimiz bu yorgunluk hayal ürünü değil. Bedenimizin mevsime verdiği bir tepkime. Günler kısaldıkça daha az gün ışığı alıyoruz. Işık azalınca uykuyla ilgili melatonin ve duygu durumumuz ile bağlantılı serotonin dengesi değişebiliyor. Sivas gibi kış aylarının uzun ve sert geçtiği şehirlerde bu etki daha belirgin hissedilebiliyor. Kısacası bu isteksizlik bedenimizin mevsime uyum sağladığı bir durum. Kış depresyonu dediğimiz olay gerçekten var, bunun bilimsel adı mevsimsel örüntülü depresyon. Sonbaharda biraz hüzünlenmek, daha çok uyumak istemek ve canımızın tatlı çekmesi çoğu zaman normaldir. Ancak bu durum haftalarca sürüyor ve kişi işini, arkadaşlık ilişkilerini, gündelik hayatını aksatıyorsa artık sıradan bir mevsim hüznünden söz edemeyiz. Genç yetişkinler bu dönemde çoğu zaman birçok yükü aynı anda taşıyor. İş ve kariyer baskısı, ebeveyn sorumluluğu, ekonomik kaygılar gibi. akşamların erken kararmasıyla günümüz işten eve ve ekran başında sıkışabiliyor. Sosyal hayat daralıyor ve insan fark etmeden kendisini çevresinden çekebiliyor" dedi.

Çocuklarda belirtiler yaş gruplarına göre değişiyor

Çocuklarda yaş gruplarına göre farklı belirtilerin görülebildiğini dile getiren Koçkanat, "Çocuklarda mevsim değişiminden etkileniyor ama bunu yetişkinlerde olduğu gibi ifade etmiyorlar. Okul öncesi çocuklarda uyku düzeninin bozulması, huzursuzluk ve sık ağlama durumları görülebiliyor. İlkokul çağlarında ise okula isteksizlik, dikkat dağınıklığı ya da karın ağrısı gibi bedensel şikayetler öne çıkabiliyor. Ergen çocuklarda da odaya kapanma, sinirlenme, ekrana gömülme şikayetleri sık karşılaştığımız işaretler. Çocuklar hüzünlerini çoğu zaman kelimelerle değil davranışlarla anlatır. Ebeveynin ruh hali çocuğu doğrudan etkiler. Çocuklar duyguları nasıl düzenleyeceklerini en çok ebeveynlerini izleyerek öğrenirler. Yorgun, gergin ya da sürekli tükenmiş hisseden ebeveynin ruh hali evin tüm havasına yansır" diye konuştu.

Kışı ailecek daha sağlıklı geçirmek için 3 öneri

Kış aylarının aileler için daha verimli geçirilebilecek bir dönem olduğunu belirten Koçkanat, "Gün ışığından yararlanmalıyız. Sabah ilk iş olarak perdeyi açın ve kahvaltıyı pencere kenarında yapın. Hafta sonları hava soğuk olsa da öğle saatlerinde ailenizle kısa yürüyüş yapın. İkinci öneri olarak uyku düzenini bütün aile olarak korumak gerekir. Ve en önemlisi ekran yerine ortak alışkanlıklar kurulmalı. Örneğin birlikte yemek yemek, oyun akşamı ve kitap saati alışkanlıklar faydalı olabilir. Kış ayları aslında aileler için çok güzel bir fırsat. Yetişkinlerde iki haftadan uzun süren mutsuzluk, umutsuzluk ya da iştahta belirgin azalma varsa destek almak için beklememek gerekir. Çocuklarda ise davranış değişikliği haftalarca sürüyorsa ve okul başarısı, arkadaşlık ilişkileri bozulmuşsa bir uzmandan destek almak gerektiğini öneriyorum" diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız