KONYA HABER
Konya
Açık
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,2190 %0.03
55,3187 %0.30
10.684,60 %0.50
BBN Haber Genel Kolunuzda mini nükleer santral: Bu saat bambaşka

Kolunuzda mini nükleer santral: Bu saat bambaşka

Bilim insanları, zamanı ışık ile atom çekirdeği arasındaki etkileşimleri izleyerek ölçen ilk çalışan nükleer saatleri geliştirdi.

Kolunuzda mini nükleer santral: Bu saat bambaşka
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 2 dk

Artık kolumuzda zamanı gösteren yeni saatler olacak…

Atomik saatlerin yerini nükleer saatler alabilir

Neredeyse bir yüzyıla yakın süredir kullanılan atomik saatler, elektronların farklı enerji seviyeleri arasındaki geçişlerini takip ederek zamanı son derece hassas biçimde ölçüyor.

Artık bu teknoloji, GPS başta olmak üzere birçok önemli gelişmenin temelini oluşturdu. Atomik saatler sayesinde zamanın uzayın farklı bölgelerinde farklı şekilde ilerlediğini gösteren hassas deneyler de gerçekleştirildi.

Bilim insanlarınca yeni geliştirilen nükleer saatler ise elektronların hareketleri yerine ışığın atom çekirdeğiyle etkileşimini izliyor.

Bilim insanları başardı: Tamamen yeni bir saat türü geliştirildi - Ekonomim

ÖYLE Kİ Atom çekirdeği dış etkilere karşı daha dayanıklı

Yeni nükleer saatlerin en önemli avantajlarından biri, atom çekirdeklerinin atomun tamamından yaklaşık 100 bin kat daha küçük olması.

Dolayısıyla çekirdekler, dış elektrik alanları gibi çevresel etkenlerden atomlara kıyasla çok daha az etkileniyor. Araştırmacılar, bunun atomik saatlerin hassasiyetini sınırlayabilen bazı dış faktörlerin etkisini azaltabileceğini ve nükleer saatlerin daha güvenilir hale gelmesini sağlayabileceğini belirtiyor.

Karanlık maddenin izini sürmek mümkün olabilir

Bu yeni teknolojinin yalnızca daha hassas zaman ölçümü için değil, evrenin en büyük gizemlerinden biri olan karanlık maddenin araştırılması için de kullanılması bekleniyor.

Konuyla ilgili bilim insanlarına göre nükleer saatler, karanlık maddenin olası etkilerinin tespit edilmesine yardımcı olabilir. Teknolojinin geliştirilmesiyle birlikte evrenin fiziksel kurallarına ilişkin halen yanıtlanamayan bazı temel soruların da araştırılması mümkün hale gelebilir.

Bu fikir 2003 yılında ortaya atılmıştı

Nükleer saat fikrinin temelleri 2003 yılına uzanıyor. O dönemde bilim insanları, atom çekirdeklerinin son derece hassas saatler geliştirmek için kullanılabileceğini öne sürdü.

Bu yaklaşımda özellikle toryum-229 elementi öne çıktı. Toryum-229'un düşük enerjili bir nükleer geçişe sahip olması, bu geçişin lazerlerle takip edilmesini ve saat teknolojisinde kullanılmasını mümkün kılabilecek önemli bir avantaj olarak değerlendirildi.

Nükleer saatlerin önünde hâlâ engeller var

İlk çalışan nükleer saatlerin geliştirilmesi önemli bir adım olsa da teknoloji henüz mükemmel değil. Araştırmacılar, mevcut nükleer saatlerin en gelişmiş atomik saatler kadar kararlı olmadığını belirtiyor.

Bilim insanları, daha güçlü lazerlerin kullanılması ve teknolojinin geliştirilmesiyle bu sorunun aşılabileceğini düşünüyor.

Araştırmaya ilişkin sonuçlar, Nature dergisinde yayımlanan iki ayrı makaleyle duyuruldu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız