Uzmanlara göre Türkiye’de konut fiyatlarını aşağı çekmenin yolunun sadece finansman maliyetlerini veya konut üreticisini konuşmaktan geçmediğini belirten uzmanlar, arsa politikasının yeniden ele alınması gerekliliğim de altını çiziyorlar.
AĞIR BAKIM ÖRNEĞİ
Bu kapsamda Konya'da Ağır Bakım Fabrikasının taşınması ve buradaki arazinin değerlendirilecek olması bu teze örnek gösteriliyor.
Bilindiği gibi Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, taşınma sürecinin tamamlanmasının ardından mevcut Ağır Bakım alanının kentsel dönüşüm kapsamında yeniden planlanacağını belirterek, alanın yeşil alanlar, sosyal donatılar, eğitim ve sağlık tesisleriyle Konyalıların kullanımına kazandırılacağını ifade etmişti.
Dolayısıyla konut üretim maliyetlerinde arsanın en önemli kalemlerden biri olduğuna dikkat çeken uzmanlar, imarlı arsaların uzun süre üretime kazandırılmadan bekletilmesinin konut arzını daralttığını ve fiyatları yukarı çektiğini söylüyorlar.
Arsanın değer kazanmasının doğal, ancak yıllarca üretim dışında tutulması hem konut arzını hem de kentsel dönüşümü olumsuz etkilediğine işaret ediliyor.
Bu çerçevede imarlı arsaların sadece değer artışı beklenen bir yatırım aracı olmaktan çıkarılarak üretimin parçası haline getirilmesi gerektiği vurgulanırken, yeni bir teşvik modelinin hayata geçirilmesinin önünün açılmasına da ihtiyaç olduğunun altı çiziliyor.
Belirli bir süre içerisinde konut üretimine veya kentsel dönüşüm projelerine kazandırılan imarlı arsalar için vergi avantajları, harç indirimleri ve planlama kolaylıkları sağlanabileceğini belirtilirken, uzun süre tamamen spekülatif amaçlarla üretim dışında tutulan arsalar için ise kamu yararını gözeten mali düzenlemelerin değerlendirilebileceğini ifade ediliyor.
Bu görüşe göre, üretimi teşvik eden, spekülasyonu azaltan bir modelle hem arsa piyasası daha sağlıklı işler hem de konut üretimi artar.
Kamu arazileri de üretime kazandırılABİLİR Mİ?
Dolayısıyla arsa arzının artırılmasında kamuya da önemli görev düştüğünü dile getirilirken, Konya Ağır Bakım örneğinin Türkiye'ye model olabileceğine dikkat çekiliyor. Bu kapsamda özellikle atıl durumdaki kamu arazilerinin belirli kriterlerle erişilebilir konut üretiminde değerlendirilmesi öneriliyor.
Şehirlerin gelişim aksları dikkate alınarak altyapısı tamamlanmış yeni yerleşim alanlarının planlanması ve planlı arsa üretiminin artırılması gerektiğini dile getirilirken, gelişmiş ülkelerdeki uygulamaların da Konya örneğinde olduğu gibi Türkiye açısından incelenebileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, mülkiyet hakkını sınırlandırmadan, yatırımı engellemeden ve kamu yararını gözeterek Türkiye’nin kendi hukuki ve ekonomik yapısına uygun bir model geliştirilebileceğine işaret ediyorlar.
Konya’nın deprem riski yüksek olmasa da kentsel dönüşümünün ertelenemez bir gündem olduğu vurgulanıyor. Bu kapsamda arsa politikasının dönüşüm sürecinden ayrı değerlendirilemeyeceği, kentsel dönüşümü hızlandırmak ve vatandaşları güvenli konutlara kavuşturmak için arsa politikaları yeniden düşünmek zorunluluğuna dikkat çekiliyor.