Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Faiz koridorunda da değişikliğe gidilmezken, gecelik borç verme faizi yüzde 40, politika faizi yüzde 37 ve gecelik borçlanma faizi yüzde 35,5 seviyelerinde korundu.
Konunun uzmanlarınca yapılan değerlendirmede; TCMB’nin faiz patikasına ilişkin net yönlendirme yapmadığına dikkat çekildi. Kuruma göre, karar metninde enflasyona ilişkin hem olumlu hem de temkinli mesajların bir arada yer alması, Merkez Bankası’nın dengeli bir iletişim tercih ettiğini gösteriyor.
O İNDİRİMİN ŞİFRESİ
Son analizde “TCMB öncelikle son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin, enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine işaret ettiğini söylüyor. Buna ek olarak arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kaldığını belirtiyor ve bu durumu da iç talebin zayıf seyri ile ilişkilendiriyor. Bu iki mesajın TCMB’nin enflasyon görünümüne ilişkin iyimserliğini yansıttığını ve belki de haftalık repo ihalelerine başlanmasının gerekçeleri olduğunu söyleyebiliriz” deniliyor.
DİKKAT ÇEKEN “YUKARI RİSK” İFADESİ
Bua doğrultuda MB'nin yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde “yukarı yönlü risk oluşturduğu” mesajına da atıfta bulunan Gedik Yatırım “TCMB, temmuz ayındaki metinde enerji fiyatlarının yeniden yükseliş eğilimine girdiğini belirtmiş, ancak yukarı yönlü riskler oluşturduğu ifadesini kullanmamıştı” hatırlatmasında bulundu.
KRİTİK EŞİK ENERJİ FİYATLARI MI?
Yine aynı piyasa analistleri, Merkez Bankasının “enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması halinde para politikası duruşunun sıkılaştırılacağı” yönündeki mesajını koruduğuna da dikkat çekerek; gelecek dönemde enflasyon görünümü ve enerji fiyatlarının seyrinin faiz indirimi sürecinde belirleyici olacağını ifade ediyorlar.
“Yıl sonuna kadarki süreçte enflasyonun seyrini etkileyecek düzeyde önemli olan risklerin, para politikası üzerinde de belirleyici olacağını öngörüyoruz. Mevcut durumda yıl sonu senelik TÜFE tahminimizi yüzde 28,81 civarında konumlandırmakla beraber, muhtemel risk artışlarında bu rakamı yukarı yönlü revize edebileceğimizi hatırlatalım” ifadeleri kullanıyor..
ARALIK AYI
Öte yandan bir başka analizde, “TCMB’nin ‘jeopolitik gelişmeler neticesinde yüksek seyreden enerji fiyatları enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk ulaştırmaktadır’ ibaresini; faiz indirimlerinin bu ortamda yapılmasının mümkün olmayabileceğini yansıtması açısından önemli buluyor ve piyasalar açısından ‘şahin’ düzeyde düşünüyoruz. TCMB’nin, ekim toplantısına kadar enflasyonda olumlu görünüm ortaya çıkması durumunda seneyi iki faiz indirimi ile tamamlayabileceğimizi; jeopolitik risk artışlarıyla enflasyonun eğiliminde bozulma ortaya çıkması halinde ise en yakın faiz indiriminin 10 Aralık 2026 tarihine ötelenebileceği yönündeki senaryomuzu da dışlamıyoruz” mesajı paylaşılıyor.
Bu arada analistler, faiz indirimlerinin ertelenmesi halinde tüketici finansmanı oranlarının bir süre daha yüksek seyrini koruyabileceği görüşünü de aktarıyorlar.