Su artık hayati bir mesele halini aldı. Suyun yönetimi sadece kentler için değil artık Türkiye'nin kalkınma, rekabet ve risk yönetimi meselesi haline dönüştü.
İklim krizi nedeniyle stratejik önemi her geçen gün artan su kaynaklarının geleceği, Konya'da tüm paydaşların katılımıyla mercek altına alınıyor.
Konya'da üretim yapan sanayiciler ve iş insanları Konya'daki kuraklığın ve su yönetiminin geleceğine odaklanıyor.
SU STRESİ HER ŞEYİ ETKİLİYOR
Su yönetiminin, artık doğrudan, kalkınma, rekabet gücü ve risk yönetimi meselesi haline geldiğini söyleyen uzmanlara göre artık Türkiye’nin, ciddi su stresi altında olduğunun bilindiğine işaret ederek "Suyu sadece bir kaynak olarak değil; her damlası ölçülen, planlanan ve yeniden kazanılan stratejik bir unsur olarak görmeliyiz. Üretim süreçlerinde su verimliliğinin artırılması, kayıp oranlarının düşürülmesi, döngüsel su kullanımı uygulamalarının yaygınlaştırılması ve alt yapının iyileştirilmesi şart” ifadelerine yer veriyorlar.
SU KANUNU BU YIL YASALAŞACAK MI?
Su Kanunu’nun bu yıl yasalaşacak olmasının, Türkiye açısından önemli bir adım olduğunu belirten Konyalı sanayici ve iş insanları ise bu düzenlemeyle, suyun korunması, verimli kullanımı ve sürdürülebilir yönetimi yasal bir çerçeveye kavuşacağını umduklarını belirtiyorlar.
KONYA'DA İKTİDAR VE YEREL YÖNETİM İŞBİRLİĞİ ŞAR MI?
Tarım sektörünün, küresel tatlı su tüketiminin yaklaşık yüzde 70’ini, Türkiye tatlı su tüketiminin ise yüzde 77’sini oluşturduğunu söyleyen uzmanlara göre, tarımın, su yönetiminde en büyük paydaş ve en büyük sorumluluk sahibi sektör durumunda olduğuna işaret edildi. Konya'da tarımsal sulamada geleneksel yöntemlerin (vahşi sulama) konfor alanından çıkıp, akıllı ve sürdürülebilir sistemlere geçmek bir tercih değil, bir zorunluluk haline geldiği ifade ediliyor.
Havza bazlı planlamalarımızı iklim değişikliği projeksiyonlarına göre yeniden revize edilmesinin zorunluluk olduğuna işaret edilirken "Sanayide su ve kentlerde su başlıkları da tarımdan bağımsız değil. Sürdürülebilir su yönetimi; veri paylaşımı, teknolojik inovasyon ve kurumlar arası güçlü iş birliği ile mümkün” ifadelerine yer veriliyor.
Konya'da sanayi ve gıda üretiminde suyun yeri
Suyun, geleceğinin en değerli madenden daha değerli olacağına vurgu yapılırken artık, uluslararası arenada su için mavi altın, mavi petrol olarak nitelendiriliyor.
Uzmanlara göre “Konya'da azalan su kaynaklarımızın tamamen kuruması, var olanlarda kirliliğin artması, tüketeceğimiz her damla suyu 2 kere düşüneceğimiz günlere yaklaşılması ve bugün yaşadığımız ticaret savaşlarının bir benzerinin su savaşları için de olması bekleniyor. Temiz suya erişimin sağlık, ekonomik fırsatlar ve siyasi istikrarı belirleyeceği bir sürece girdiğimiz aşikar. O nedenle, her ne yapacaksak bir an evvel harekete geçmemiz gerekiyor”.
Su krizine karşı bütüncül çözüm önerileri
Türkiye’de ve özellikle hububat ambarı olan Konya'da su meselesinin artık tek bir kentin ya da idari sınırın sorunu olmadığını, havza ölçeğinde derinleşen, bölgesel bir yönetişim krizine dönüştüğünü söyleyen uzmanlar Konya'yı doğrudan ilgilendiren ve suyun stratejik biçimde yönetilmesi gereken havzalar önemli. Bu potansiyeli zorlayan en önemli unsur ise artan talep. Konya'da Türkiye’ye oranla göre düşük olmakla birlikte tarım en büyük su tüketicisi. Sanayide ise Türkiye ortalamasının üzerinde bir su tüketimine sahibiz. Bu tablo bize şunu söylüyor: su krizi, bireysel alışkanlıklarla değil; tarım, sanayi ve kent politikalarının birlikte ele alındığı bütüncül bir dönüşümle yönetilebilir” ifadelerine yer veriliyor.