Sanat yoluyla bir acıya sahip çıkmak, acı çekenle empati kurmak günümüz dünyasında acıyı göz önünde tutmanın, ona yönelmiş bakışları çoğaltarak eyleme geçirmenin de değerli bir yolu. Acının her yerde olması, ya da acının kimlikler, coğrafyalar üzerinden kabullenilip, kimisinin acısının benimsenmesi kimisinin yadsınması, bir direniş biçimi olarak acının sanatla olan bağını daha da güçlendiriyor. Çünkü sanat ve özellikle de tiyatro sadece acıyı ve acıya bakışı kimliksizleştirmekle kalmıyor onu yeniden tanımlayarak acıya karşı ayrımcılıkları da ortadan kaldırmaya yönelmiş bir meydan okuma olarak gündelik hayatımızda yerini alıyor. Dolayısıyla hiçbir acı sahipsiz değildir ve acıda birleşmek, onu durdurmak için insanın canının yanması gerekmiyor.
SANAT YÖNETMENİ ÇANAKÇI'DAN TÜRKİSTAN'DA YAŞANANLARA TİYATRO MERCEĞİ
Nuh Tiyatro Topluluğu Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Akif Çanakçı, “Dil, kimlik ve hafıza… Tiyatronun sahnesinde bir araya geldiğinde yalnızca bir oyun değil, bir tanıklık doğar." diyor.

SAHİ, O MAVİ GÖK NEREDE?
Sanat Yönetmeni Çanakçı İstanbul'da tarihe tanıklık olarak değerli bir sahne çalışmasına imza atıyor. Sahne çalışması sadece bir oyun değil aynı zamanda tarihe tanıklık ve daha önemlisi yüzleşme.

TANIKLIĞIN O ACI VAROLUŞU
“Mavi Gök Nerede”, Doğu Türkistan’ın varoluş mücadelesine bu pencereden bakan, izleyicisini derin bir yüzleşmeye davet eden güçlü bir sahne çalışması olarak yolculuğunu sürdürüyor.
Doğu Türkistan’da yaşanan hak ihlallerini merkezine alan oyun; edebiyatın şiirsel diliyle, müziğin evrensel tınısını birleştirerek seyirciye sadece bir hikâye anlatmıyor, aynı zamanda unutulmaya yüz tutmuş bir gerçeği hatırlatıyor. Her sahnesinde baskıya karşı direnişi, suskunluğa karşı sözü ve zamana karşı hafızayı diri tutmayı amaçlıyor.

ACI AZALTILMAK İÇİN TÜRKİYE'YLE PAYLAŞILACAK
2025 Haziran ayında prömiyerini gerçekleştiren “Mavi Gök Nerede”, bugüne dek Tuzla’da iki kez olmak üzere Yalova, Arnavutköy, Sultangazi, Ümraniye, Kocaeli, Sultanbeyli ve Zeytinburnu’nda sahnelendi. Farklı şehirlerde seyirciyle kurduğu bağ sayesinde her temsilinde yeni bir yankı bulan oyun, şimdi Pendik’te izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

ACININ POETİKASINA ÇAĞRI
Sanat Yönetmen Mehmet Akif Çanakçı, “Bu oyun, büyük kalabalıklar toplamak ya da bir başarı hikâyesi yazmak için değil; unutulmuş bir hafızayı, silinmeye yüz tutmuş bir hikâyeyi yeniden görünür kılmak içindir. Bizim için asıl mesele; unutulmuş olanın hatırlanması, susturulmuş olanın ses bulması ve bir derdin etrafında yeniden insan olabilmektir. Ve bazen az, çoktur.” ifadelerine yer verdi.

TEMSİLDEN SONRA SEYİRCİLERE SÜRPRİZLER VAR
Sanat Yönetmeni Çanakçı ayrıca, her temsilden sonra izleyicilere Uygur ekmeği ikram ettiklerini ve her gösteride mutlaka bir Uygur konuk sanatçıyı ağırlayarak geleneksel müziklere yer verdiklerini belirtti. Fuaye alanında sunulan bu katkılar dolayısıyla Uygur Kültür Evi’ne ve Nimetullah Kahraman’a teşekkür etti.
“Mavi Gök Nerede”, sahnede yalnızca bir performans değil; bir çağrı, bir hatırlayış ve bir vicdan sesi olarak var olmaya devam ediyor.
Bu anlamlı yolculukta emeği geçen tüm sanatçılara ve diğre herkese başarılar diliyor, yolunuz açık olsun diyoruz.