Enerji maliyetleri, küresel iklim düzenlemeleri ve teşviklerin etkisiyle e-mobilite yatırımları hız kazanırken, Konya elektrikli ve motorlu araç üretimine yönelik yeni tesis ve kapasite artış projeleriyle gündemde.

E-DÖNÜŞÜMLÜ KONYA ORGANİZE BÖLGESİ
Türkiye'de e-mobiliteye yönelik ilgi, sadece çevresel kaygılarla değil; artan enerji maliyetleri, fosil yakıta bağımlılığı azaltma ihtiyacı, sıkılaşan küresel iklim düzenlemeleri ve batarya teknolojilerindeki hızlı gelişimin etkisiyle giderek daha da güç kazanıyor.

Yanı sıra devlet teşvikleri ve sanayide yeni rekabet alanları yaratmasıyla birlikte elektrikli araçlar, tüketici tercihlerinden üretim stratejilerine kadar otomotiv sektöründe köklü bir dönüşümün ana eksenini oluşturmaya başladı.
Türkiye’de de elektrikli ve motorlu araç üretimine yönelik yatırımlar hız kazanırken, e-dönüşümün yaşandığı ve akıllı kent olarak gündemdeki yerini koruyan Konya hayata geçirilmesi planlanan yeni tesis ve kapasite artış projeleri için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçleri de art arda gündeme gelmeye başladı.

kos'ta YENİ BİR BAŞLANGIÇ
Konya'daki yatırımcılar, üreticiler yatırımlar, e-mobilite üretiminde hem kapasite artışı hem de ürün çeşitliliğine işaret ediyor.
Bu kapsamda Konya Organize Sanayii 2026 yılı içinde elektrikli araç üretim tesisinde önemli bir kapasite artışına hazırlanıyor. Binlerce adet üretim kapasiteli tesisler için ÇED süreçleri başlatılıyor ve sonuçlandırılıyor. Konya'daki bu projelerle, taşıt imalatı alanında Türkiye’nin elektrikli araç üretim gücünü artırılması hedefleniyor.
Uzmanlara göre Konya'daki elektrikli araç odaklı yatırımların hızlanmasının hem tedarik sanayini hem de istihdamı olumlu etkileyeceği ifade edilirken, ÇED süreçlerinin yatırım takvimleri açısından belirleyici rol oynadığı kaydediliyor.