Yapay zekanın birçok alanda kullanıldığını ve hemen her vatandaşın büyük ilgiyle kullandığını ifade eden uzmanlar, yapay zekayla hazırlanan dilekçelerin mahkemeden ret alabildiğini belirterek adaletin ve hukukun yapay zekayla yürümeyeceğini iddiasındalar.
Çok hızlı ve masrafsız bir şekilde dilekçe sunan yapay zekanın verdiği bilgilerin ve Yargıtay kararlarının bir çoğunun yanlış olabildiğini ifade edilirken, vatandaşların boşa harç masrafı ödeyerek zaman kaybı yaşadıkları da ifade ediliyor.
Uzmanlara göre, vatandaş yaşadıkları hukuki olumsuzlukları yapay zekaya sorarak, bilgi ve belge paylaşımı yaparak hem kişisel verilerini ortaya çıkartıyor hem de yapay zekada aldıkları dilekçeleri olmayan Yargıtay kararlarıyla, şablonu bozuk dilekçeler ile mahkemelere sunuyor.
Bunlar uzmanlara göre büyük mağduriyetlere yol açıyor.
Örneğin bir boşanma davası açılacak. Yapay zekaya soruluyor.
Hakaret davası açılacak, yapay zekaya soruluyor.
Ortaklığın giderilmesi davası açılacak. Yapay zekaya soruluyor. Peki bunun doğruluğunu kim test edecek?
Avukat Bilgehan Özçifçi, "Son zamanlarda gerçekten bu konu hakkında birçok şikayet alıyoruz. Vatandaşlarımız gelip bize söylüyor. ‘Biz yapay zekayla bir dilekçe yazdırdık. Bunu mahkemeye verdik ama mahkeme bunu reddetti. Usulden ret aldı.' Neden ret aldığını merak ediyorlar ve baktığımızda yapay zekanın sunduğu şablon yanlış. Oradaki veriler, Yargıtay kararları yanlış. Bunları kontrol veya teyit etmeden sunuyorlar. Mahkeme de bakıyor böyle bir karar yok, reddediyor. Bunu aslında gerçekten avukatlara danışarak yapmış olsalardı hem zamandan tasarruf edeceklerdi hem de maddi olarak yok yere harç yatırıp masraf etmeyeceklerdi" dedi.
Olmayan Yargıtay karaları sanki varmış gibi gösterilEBİLİYOR
Yapay zekanın hızlı bir dönüş verdiğini belirten Özçifçi, "Bir dilekçeyi 5 dakikada oluşturup hazırlıyor ama gerçekten bu dilekçedeki kelimeler, şablon, deliller ve hukuki kısmındaki veriler doğru mu yanlış mı bunu teyit almadan davalar açılıyor. Bunun da çoğu yanlış çıkıyor ve mağduriyete yol açıyor. Aslında Yargıtay kararları teyit edildikten sonra sunulabilir, fakat vatandaşımız kararı teyit etmeden dilekçeyi sunuyor. Bu da ortaya olmayan bir Yargıtay kararını sanki var gibi, aslında mahkemeyi kandırmaya yönelik anlaşılabilecek bir dilekçe ortaya çıkıyor. Yapay zeka ile hukuk işleri yürümez. Adalet gerçekten profesyonel hukukçuların, yani avukatların elinde devam etmek zorundadır. Vatandaşlarımıza buradan tavsiyem, gerçekten adalet arıyorsak bunu avukatlarımızla, uzman hukukçularımızla beraber ilerletmek hem vatandaşlarımız hem de yargı süreci açısından önem arz etmektedir" diye konuştu.
Öte yandan yapay zekayla dilekçe hazırladığını belirten Ali Eren, "İş görüşmesi için dosya hazırlamam istendi. Bunu hızlı bir şekilde yapay zekayla yapıp götürdüm. Ancak belgelerin yapay zeka ile hazırlandığı belli oldu ve yanlışlıklar ortaya çıktı" dedi.
Bir diğer vatandaş Kadir Tok ise "Yapay zeka artık günümüzde yaygınlaştı. Hemen hemen her alanda kullanılıyor. Hukuk işlerinde de sorunlar çıkartabiliyor. Ben arkadaşımla kavga etmiştim ve olay hakaret falan derken büyüdü. Ben de hukukçuya danışmadan yapay zeka ile dilekçe yazdırdım ve mahkemeye sundum. Ancak bu dilekçe mahkemede kabul görmeyip olumsuz olarak geri döndü" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar yapay zekâdan tam anlamıyla bir avukat olmayacağı, ancak hukuk çalışmalarında güçlü bir yardımcı araç olarak kullanılabiceğini belirtiyorlar.