Konya’da tarihi camilerin restorasyon nedeniyle kapalı olması mübarek Ramazan ayında şehrin yükünü Aziziye ve Kapı Camilerinin sırtına yükledi.

Gün içerisinde vakit namazları, mukabeleler, halka sohbetleri ve Kur’an okuyan cemaat ile adeta Ramazan’ı dolu dolu yaşayan bu camiler akşam ise teravih coşkusuyla gönüllerin buluşma noktası oluyor. Aziziye Camii’nde bu yıl Enderun usulü teravih namazıyla farklı makamlarla okunan kıraatlerin huşusu, Kapı Camii’nde ise hatimle teravih namazının huzuru var.

13 YILDIR DEVAM EDEN GELENEK
Ramazan ayının bereketini taçlandıran ise Kapı Camii’nin tam 13 yıldır süre gelen geleneği Medine Usulü İftar var. İftar saatine doğru camii içerisinde açılan örtüler üzerine simit, yoğurt, peynir, zeytin, hurma, su ve çaydan oluşan iftar ikramları seriliyor. Oldukça kalabalık olan cemaat de birlik ve beraberlik içerisinde iftarını yapıp el açıp ülkenin ve Müslüman coğrafyasının selameti için aileleri ve sevdikleri için dua ediyor.

Medine usulü iftar geleneğinin muhtevasını bozmak istemeyen gönüller, farklı kurum ve kuruluşların desteğiyle her gün bu sofrayı kuruyor. Dışarıdan farklı menülerle sofraya zenginlik katmak isteyen olsa da bu kabul görmüyor ve simit eşliğindeki hafif atıştırmalıklarla iftar yapılıyor. Bu geleneği çok beğenen ve düzenli katılım sağlayan cami cemaati de Ramazan’ın maneviyatına uygun Medine Sofrası’na olan katkıları nedeniyle gönüllülere ve hayırseverlere dua ediyor.

KONYA KALESİNDEN SÖKÜLEN TAŞLARLA İNŞA EDİLDİ
Yerel halkın Kapu Camii olarak adlandırdığı Tarihi Kapı Camii; Meram ilçesi, Sephevan Mahallesi, Kapı Cami Sokağı’nda, Aziziye Camii’nin batısında yer alıyor. Kapı Camii, ilk defa 1658 yılında Mevlâna’nın torunlarından Konya Mevlevi Dergâhı Postnişini Pir Hüseyin Çelebi tarafından yaptırılmıştır. 1811 yılında harap olan ilk cami, Eşenlerli Köse Müftü adıyla bilinen Abdurrahman Efendi tarafından yenilenmiştir. Ancak bu yapı, 1867 Konya Çarşısı yangınında tamamen yanmış; bu tarihten sonra yaklaşık iki yıllık bir süreçte Konya Kalesi’nden sökülen taşlarla bugünkü cami inşa edilmiştir.

Doğu, batı ve kuzey cephelerde birer girişi olan caminin ana girişi, kuzey cephede yer almaktadır. On basamaklı bir merdivenle ulaşılan son cemaat yeri, birbirine ve yapıya sivri kemerlerle bağlanan sütunlarla dokuz bölüm hâlinde tasarlanmış ve düz tavanla örtülmüştür. Yapının özgün taş mihrabı, 1998 yılında yenilerek yerine bugünkü çini kaplı mihrap yapılmıştır. Amber ağacından yapılan palmet-rumi kompozisyonları ile bezenen minberin yapım tarihi tartışmalıdır. Yapının doğu girişinin kuzeyinde tek şerefeli minare yer almaktadır. Minarenin kuzeyinde ise 1920-23 yılları arasında Mimar Süleyman Asaf tarafından camiye bitişik olarak yapılmış 12 musluklu mermer abdestlik yer almaktadır.