Konya'nın Selçuklu ilçesinde 22 yıl önce meydana gelen Zümrüt Apartmanı faciası, 92 kişinin yaşamını yitirmesine ve 30 bireyin yaralanmasına yol açtı. Olay, büyük bir gürültüyle gerçekleştiği için çevredeki binlerce insanın bayram coşkusu, bir anda hüzne dönüşerek unutulmaz bir acıya dönüştü. Kurtarma çalışmaları, itfaiye ekipleri ve gönüllü vatandaşlar tarafından günler boyunca sürdürüldü. Bu trajik olay, Türkiye’nin en büyük yapısal kazalarından biri olarak hafızalarda yer etmeye devam ediyor. Kurban Bayramı’nın ikinci günü akşamı yaşanan çökme, özellikle yapım aşamasındaki ihmallerin ve hataların sonucunda ortaya çıktı. Zümrüt Apartmanı çökmesi sonucunda kaybedilenler arasında çocuklar, yetişkinler ve yaşlılar da bulunmaktaydı. Bu facia, Konyalıların hayatlarını derinden etkileyen bir acı bıraktı.

kara gece: Zümrüt Apartmanı
Zümrüt Apartmanı'nın çökmesi, sadece bir yapı faciası olarak değil, aynı zamanda bir kentin hafızasında derin izler bırakan bir olay olarak kayıtlara geçti. Olay günü, büyük bir çöküş sesi duyuldu ve ardından korku dolu anlar başladı. İnsanlar panik halinde dışarı çıkmaya çalışırken, birçok kişi maalesef bu sırada enkaz altında kaldı. Arama kurtarma ekipleri, olayın ardından hızla bölgeye intikal edip çalışmalara başladılar. Günler süren çabalar sonuç vermeye çalıştı ama kayıplar geri getirilemedi. Bu trajedi, toplumda dayanışma ruhunu da artırarak insanların birbirine yardım etmek için seferber olmasına yol açtı. Ancak bu yardım çabaları, acının boyutlarını hafifletmeye yetmedi. Felaket sonrasında, yaşanan olayla ilgili olarak çeşitli soruşturmalar ve yargı süreçleri başlatıldı.

YAPININ ÖNEMİ BİR KEZ DAHA GÖZLER ÖNÜNE SERİLDİ
Zümrüt Apartmanı'nın çöküşüne neden olan unsurlar, incelendiğinde yapım aşamasındaki hatalar olarak öne çıkmaktadır. Bu tür yapısal sorunlar, son yıllarda Türkiye'de birçok benzer olayın yaşanmasına zemin hazırladı. Zümrüt Apartmanı'nın inşaatında kullanılan malzemelerin kalitesizliği ve yeterli mühendislik hesaplarının yapılmaması, faciayı kaçınılmaz hale getirdi. Uzmanlar, yapı denetimlerinin düzgün bir şekilde yapılmamış olmasının da önemli bir faktör olduğunu vurgulamaktadır. Zamanla bu tür yapılar, depremin veya diğer doğal olayların baskısına dayanıklılıklarını kaybediyor. Türkiye’nin bu tür olaylardaki ihmal ve zafiyetler karşısında daha dikkatli olması gerektiği yönünde birçok ses yükseliyor.