Konya ile Isparta'nın sınırında yer alan Beyşehir Gölü üzerindeki Gedikli Köyü, Türkiye’nin dikkat çeken doğal güzelliklerinden biri haline geldi. Anamas Dağları'nın eteklerinde bulunan bu köyde, ulaşım yalnızca su aracılığıyla sağlanıyor. Burada yaşayanların bağlı olduğu Mada Adası, Türkiye'de üzerinde yaşam bulunan tek göl adası olma özelliği taşıyor. 150 kadar kişinin yaşamını sürdürdüğü bu ada, kendine özgü yaşam biçimi ile ilgi çekiyor.

TÜRKİYE'NİN EŞSİZ GÜZELLİĞİ
Mada Adası, doğal güzellikleri ve tarımsal faaliyetleri ile ön plana çıkıyor. Yerel halkın geçim kaynağı genellikle tarım ve hayvancılığa dayanıyor. Adada yaşayanlar, Gedikli Köyü'ne bağlı oldukları için burada yapılan çalışmaları köy aracılığıyla organize ediyorlar.

Temel ihtiyaçlarını gidermek amacıyla adalılar, genellikle tekne ve triportör gibi ulaşım araçlarını kullanıyor. Bu araçlarla köye giderek alışverişlerini yapıyorlar. Adaya özgü kısıtlı imkanlar, yaşamı daha da ilginç hale getiriyor ve bu yer, Türkiye'deki eşsiz alanlar arasında sayılıyor.

BELGESELİ İLE ÖNE ÇIKAN ADA
Mada Adası, 2010 yılında Musa Ak tarafından çekilen "Mada" isimli belgeselle adını duyurdu. Belgesel, adada yaşayan insanların günlük yaşamlarını ve mücadelelerini konu alıyor. Bu yapım, 17. Altın Koza Festivali'nde En İyi Belgesel Ödülü'ne layık görüldü. Bu ödül, adanın gizemli yapısını ve yaşam tarzını daha geniş bir kitleye ulaştırma konusunda önemli bir adım oldu. Adanın izole yapısı, buranın çalışma ve yaşam ritmini etkileyen unsurlardan biri. Hem doğal hem de kültürel zenginlikler açısından Mada Adası, yerli ve yabancı birçok turistin ilgisini çekiyor.

KAZAK ADASI OLARAKTA BİLİNİYOR
Mada Adası'nın insan yerleşimine dair izler, 1507 yılına kadar uzanıyor. Bu tarihten sonra, 1866 yılında yaklaşık 30 ile 40 hanelik bir Kazak grubunun yerleşmesi ile adanın nüfusu artmış ve "Kazak Adası" olarak da anılmaya başlandı. 20 Şubat 1993'te, adi Kızıldağ Millî Parkı'nın kurulmasıyla ada tamamen bu park sınırları içerisinde yer almıştır. 27 Kasım 2018 tarihinde Kumluca Mahallesi ise milli parkın sınırları dışına alınarak, daha bağımsız bir yapıya kavuşmuştur. Tarihsel ve kültürel zenginliği ile Mada Adası, adanın geçmişinden günümüze uzanan bir köprü niteliği taşımakta.

PANDEMİ BU ADAYA UĞRAMADI
Pandemi döneminde, Mada Adası'nın sakinleri büyük bir şans yaşadı. Adada yaşayan 150 kişide, dünyayı etkisi altına alan Covid-19 virüsüne rastlanmadı.

Ada sakinleri, bu süreçte kendilerini güvende hissettiklerini ve uzun süre kimseyle temas etmeden yaşayabildiklerini belirtiyorlar. "Biz bize yaşıyoruz. Allah'a şükür, bugüne kadar böyle bir olayla karşılaşmadık" diyen ada halkı, virüsün ulaşmasının zor olduğunu ifade ediyor. Doğanın kalbinde, dış dünya ile olan bağlantının sınırlı olması, bu dönemde sakinler için büyük bir avantaj sağladı.