Konya’nın merkezinde, Alâeddin Tepesi’nin hemen kuzeyinde ve Kültür Park’ın arkasında bulunan Kılınçarslan Meydanı, şehrin yüzyıllara uzanan tarihine tanıklık eden önemli yapılardan birine ev sahipliği yapıyor. Sakahane ya da diğer adıyla Şifâhâne Mescidi, bugün mütevazı görünümüyle dikkat çekse de geçmişinde Konya’nın Selçuklu dönemindeki sağlık anlayışına ışık tutan önemli bir merkez olarak şehre hizmet vermiş bir yapı.

ALÂEDDİN DÂRÜŞŞİFASI’NDAN GÜNÜMÜZE KALAN TEK İZ
Sakahane Mescidi’nin, Sultan I. Alâeddin Keykubad döneminde inşa edilen Alâeddin Dârüşşifası ile bağlantılı olduğu kabul ediliyor. Bir dönem hastaların tedavi edildiği büyük bir sağlık külliyesinin bulunduğu bölgede, yüzyıllar içerisinde yapıların önemli bir bölümü ortadan kalktı. Günümüze ise bu tarihî külliyeden geriye mescit ulaştı.

Tarihî yapının kitabesinin bulunmaması, Sakahane Mescidi’nin kim tarafından ve hangi amaçla inşa edildiği konusunda farklı değerlendirmelerin ortaya çıkmasına neden oluyor.
Bazı kaynaklarda yapının Davud Ağa tarafından yaptırıldığı ifade edilirken, bazı araştırmalarda ise Sakahane Mescidi’nin Selçuklu döneminde faaliyet gösteren darüşşifanın mescidi olduğu belirtiliyor.

Dolayısıyla yapının banisi konusunda kesin bir görüş ortaya koymak yerine, farklı tarihî değerlendirmelerin bulunduğunu belirtmek daha doğru oluyor.