Yapay Zekâ Uygulamaları Kullanılırken Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Hususlar
“Yapay zekâ algoritmaları; binlerce, on binlerce, hatta yüz binlerce farklı sistem, veri seti ve insan katkısıyla eğitilmiş, günümüzde gelişmiş uygulamalar hâlinde karşımıza çıkan teknolojilerdir. Yapay zekâda; durumlar, konular, matematiksel denklemler, eşitlikler, eşitsizlikler ve çeşitli problem türleri gibi çok sayıda içerik eğitilmektedir. Hatta karmaşık ve uzun matematik soruları bile uygulamalara tanıtıldığında, bu sistemler birkaç saniye içinde çözüm üretebilmektedir. Bunun temel nedeni, arka planda çalışan yüz binlerce satır kod, gömülü algoritmalar ve yüksek işlem kapasitesine sahip donanımlar sayesinde hesaplamaları son derece kısa sürede yapılabilmesidir.”
“‘Yapay Zekâ ve İnsanlık’ başlıklı yazımı 13.03.2025 tarihinde BBN Haber’de yayımlamıştım (https://bbnhaber.com.tr/kose-yazisi/10971/yapay-zeka-ve-insanlik). Okumanızı tavsiye ederim. Söz konusu yazıda, yapay zekâ uygulamalarının hem sunduğu faydalara hem de doğurabileceği risklere değinmeye çalıştım; algoritmaların çalışma mantığını anlayabilmek için kısa bir çerçeve sundum ve bilimsel yaklaşımın bu sistemler karşısındaki önemini vurguladım.
Yapay zekânın kullanım alanı ve toplumsal etkisi her geçen gün artarken, bu konuda bilinçli bir yaklaşım geliştirmek büyük önem taşımaktadır. Yakın gelecekte yapay zekâ tabanlı uygulamaların, kullanım alanları ve sonuçlarıyla hayatımızda çok daha fazla yer kaplayacağı öngörülmektedir. Bu yazıyı kaleme almaktaki amacım ise, paylaşılan bilgilerin üçüncü kişilere de ulaşma ihtimali bulunduğunu hatırlatmak ve bu nedenle veri paylaşımında daha dikkatli, sınırlı ve kontrollü olunması gerektiğini açıklamaktır.”
“Yapay zekâ uygulamaları kullanılırken şu husus göz önünde bulundurulmalıdır: Bir program kullanıcı etkileşimiyle eğitiliyorsa, bu süreç aynı zamanda uygulamayı geliştiren kişi veya kurumlara da hizmet edebilir. Bazı uygulamalar, kullanıcıların sağladığı veriler aracılığıyla kendi algoritmalarını geliştirmek üzere tasarlanmıştır. Nitekim cep telefonları ve bilgisayarlar da yalnızca bireysel fayda sağlamak amacıyla değil; aynı zamanda verilerin analiz edilmesi yoluyla firmaların ürünlerini geliştirmesine ve ekonomik olarak büyümesine katkı sunmak üzere çalışmaktadır.”
“Karmaşık bir problem çözdürülmeye çalışıldığında, kişinin analitik yöntemlerle (hesaplamalar, denklemler vb.) ulaştığı sonuçlarla yapay zekânın ürettiği cevaplar arasında belirgin farklılıklar görülebilir. Bu tür durumlarda, sistemler genellikle küçük sapmaların normal olduğu yönünde açıklamalar sunmaktadır. Ancak özellikle hesaplama gerektiren sorularda, elde edilen sonuçların mutlaka kontrol edilmesi büyük önem taşımaktadır.
“Eğer durum aksi olsaydı, aynı soruyu farklı yapay zekâ algoritmalarına yönelttiğimizde, belirli konularda farklı değil, büyük ölçüde benzer yanıtlar almamız beklenirdi. Bu yönde sistematik bir karşılaştırma yapmamış olmakla birlikte, piyasada kullanılan bazı uygulamaların eğitim verileri, tasarım tercihleri veya ticari öncelikleri nedeniyle yanıtlarında belirli yönelimler gösterebildiği değerlendirilmektedir.
Yazılımlar, kullanıcılar tarafından girilen verilerle zaman içinde kendilerini geliştirmekte; bu verilerin analizi ve farklı şekillerde değerlendirilmesi yoluyla da ekonomik değer üretmektedir. Bu nedenle, sağlanan fayda ile üretilen ticari kazanç arasındaki dengenin kullanıcılar tarafından da bilinçli şekilde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.”
“Yapay zekâ uygulamaları, yöneltilen soruları kendi veri tabanlarında yer alan bilgiler doğrultusunda yanıtlayarak kullanıcıyı bilgilendirir. Bir işlem tamamlandıktan sonra, çoğu zaman ek özelliklerin tanımlanması hâlinde yeni bir plan oluşturabileceğini belirten yönlendirici sorular da sorabilir. Bu aşamada kullanıcı tarafından girilen veriler sistem tarafından kaydedilir ve zamanla bir kullanıcı profili oluşur.
Bu süreçte algoritmalar, yöneltilen sorular ve alınan geri bildirimler aracılığıyla kendilerini geliştirmekte; eğitim tamamlandıktan sonra sınıflandırma ve kümeleme gibi veri işleme yöntemleri devreye girmektedir. Diğer pek çok yazılımda olduğu gibi, bu uygulamaların da temel sürümleri genellikle ücretsiz sunulurken, ücretli ve gelişmiş versiyonlarında daha ayrıntılı analizler ve kapsamlı veri kullanımı mümkün hâle gelmektedir.”
“Yapay zekâya yönelttiğiniz sorulara verilen yanıtlar doğrultusunda sistem, zamanla sizin için belirli bir standart profil oluşturabilir. Bu yanıtlar, çoğu zaman sizin özel koşullarınızdan, duygu durumunuzdan veya kişisel bağlamınızdan bağımsız olarak üretilir; zira sonuçta karşılık veren bir makinedir. Bu nedenle, elde edilen cevapların her durumda kendi ölçütlerinize göre değerlendirilmesi ve uyarlanması gerekir.
Kişiye özel algoritmaların ilerleyen yıllarda geliştirilebileceği düşünülmektedir; ancak duygu durumu, analitik düşünce ve insanın bütüncül değerlendirme yeteneğinin tam anlamıyla birlikte çalışabildiği uygulamaların yaygınlaşması için önümüzde hâlâ birkaç yıllık bir süreç bulunmaktadır.
Günümüzde kullanıcılar olarak uygulamalara veri giriyor, komutlar veriyor ve bu etkileşimler yoluyla sistemlerin öğrenmesine katkı sağlıyoruz. Zaman zaman düşündüğümüz veya aradığımız konuların reklam olarak karşımıza çıkması da bu veri işleme süreçlerinin bir sonucudur. Önceden eğitilmiş veri setleri ile kullanıcı etkileşimlerinden elde edilen yeni verilerin birlikte analiz edilmesi, içeriklerin ve reklamların kişiye özel olarak sunulmasına imkân tanımaktadır.”
“Yapay zekâ algoritmalarından elde edilen sonuçlar, binlerce farklı veriyle eğitilmiş ve en gelişmiş sürümlerde sunulmuş olsa dahi, mutlaka akıl süzgecinden geçirilerek değerlendirilmelidir. İnsan hayatını etkileyen kritik kararlar alınırken, yalnızca yapay zekânın sunduğu önerilere bağlı kalmak yerine, çevremizdeki farklı görüş ve deneyimlerden de faydalanarak en makul sonuca kendimiz ulaşmalıyız. Zira kendi aklımızı kullanmak, hem bireysel sorumluluğumuzun hem de sağlıklı karar alma sürecinin doğal bir gereğidir.
Sonuç olarak yapay zekâ, bizim için bir karar verici değil; bir yardımcı araçtır. Nihai karar ve bu kararların sonuçları her zaman bireyin kendisini bağlamaktadır.”