KONYA HABER
Konya
Parçalı bulutlu
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,0297 %0.16
50,4667 %-0.24
9.796,73 % 0,43
Ara

Yapay Zekâ Çağı: Bir Sohbet, Bir Umut

YAYINLAMA:

— “Korkuyor musun?” diye sordu genç olan, kahvesinden küçük bir yudum alırken.
— “Neden korkayım?” dedi diğeri gülümseyerek. “Her çağ biraz bilinmez değil mi?”

Bir süredir bu tür diyalogları sık duyar olduk. Yapay zekâ denince, bir yanda büyük beklentiler, diğer yanda sessiz kaygılar dolaşıyor masalar arasında. Oysa bu çağın hikâyesi korkudan çok, insanla teknoloji arasındaki yeni bir ortaklık hikâyesi olabilir.

— “Ama işlerimizi elimizden alacak diyorlar.”
— “Belki bazı işleri dönüştürecek,” dedi yaşça büyük olan, “ama yeni kapılar da açacak.”

Gerçekten de tarih bize bunu söylüyor. Matbaa çıktığında kâtipler endişeliydi, elektrik yaygınlaştığında mum ustaları. Ama her büyük değişim, insanı tamamen devre dışı bırakmadı; onu başka bir yere taşıdı. Yapay zekâ da aynı eşikte duruyor. Yorucu, tekrarlı işleri üstlenirken; insana düşünmek, üretmek ve hayal etmek için daha fazla alan bırakıyor.

— “Yani insan yine merkezde mi?”
— “Her zamanki gibi,” diye yanıtladı diğeri. “Merkezde olan teknoloji değil, onu nasıl kullandığımız.”

Belki de asıl mesele bu. Yapay zekâ bize hazır cevaplar sunarken, doğru soruları sormayı yeniden öğreniyoruz. Bir metni saniyeler içinde yazdırabiliyoruz ama hangi cümleye ruh katacağımız hâlâ bize ait. Bir veriyi hızla analiz edebiliyoruz ama hangi sonucun adil, hangi kararın vicdanlı olduğunu hâlâ insan belirliyor.

— “O zaman umutlu olmak için sebep var mı?”
— “Hem de çok,” dedi gülerek. “Çünkü bu çağ, insanın kendini yeniden tanımlama çağı.”

Yapay zekâ çağı, soğuk makinelerin değil; sıcak iş birliklerinin çağı olabilir. Öğretmenin elini güçlendiren bir yardımcı, doktorun teşhisini destekleyen bir yol arkadaşı, yazarın ilhamını çoğaltan sessiz bir editör… Hepsi mümkün.

Korkuyla geri durmak yerine, merakla yaklaşalım. Yapay zekâya bakarken aslında kendimize bakıyoruz. Nasıl bir gelecek istediğimizi soruyoruz.

— “Hazır mıyız peki?”
— “Hazır olmak zorunda değiliz,” dedi diğeri son cümleyi kurarken. “Yeter ki birlikte öğrenmeye açık olalım.”

Belki de bu çağın en güzel yanı tam olarak bu: İnsan, hâlâ hikâyenin başkahramanı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *