Kelime-i Tevhîdi
Düşünce yolculuğu yazıları-8
Dünyevî ve uhrevî kurtuluşun anahtarı…
Allah Teālâ’nın yaratma ve emretmede tek ilâh oluşunu fonksiyonel biçimde Kur’ân-ı Kerîm âyetleriyle insanlara ilân eden Hz. Peygamber (sav), Müslümanların gaflet hâlinde kalarak şirkin çekim alanına girmemeleri için Allah’tan başka ilâh olmadığı ifadesini içeren
“Kelime-i Tevhîdi” mü’minlerin sık sık okumalarını emretmiştir.
Ömer b. Abdülazîz :
“Îman; farzlar, hükümler, hadler ve sünnetlere ittibâdan ibârettir.
Kim ki bunları tamamlarsa îmânını kemâle erdirmiş olur.
Kelime-İ Tevhidin Sahih Olması İçin Yerine Getirilmesi Gereken Bazı Şartlar
1-Kelime-i tevhîdden kast olunan anlamı; bu kelimenin nefyettiklerini ve ispât ettiklerini zerre kadar cehâlete yer vermeyecek şekilde bilmektir.
2-İçerisinde hiçbir şek ve şüphenin olmadığı kesin bir bilgi ile Tevhîde ve içeriğine/tevhîdin rükünlerine îmân etmektir.
3-İçerisinde şirkin barınmasının imkânsız olduğu ihlâs/samîmiyet.
4-Yalana hiç yer vermeyen tasdîk.
5-Hiçbir buğz ve kînin olmadığı muhabbet.
6-Bu kelimenin ihtivâ ettiği hükümleri kalp ile tasdîk edip dille ikrâr ettikten sonra hiçbir şekilde reddetmemektir.
7-Allah Teālâ’nın şeriatına tam ve mutlak itaat; dînin emirlerine inkıyâd.

"La" sı olmayanın, "illa" ile gerçekleştirilecek bir inkılabı yoktur.
Prof.Dr. İhsan Süreyya Sırma:
“Eşhedü!
Düşündüm, anladım kalbimde kabul ettim ve dilimle söylüyorum ki; lâ ilâhe illâllah!
Allah’tan başka kâinat nizamını elinde bulunduran bir başkası, yani bir ilah yoktur!
İçimde putlaştırdığım makam, ideoloji, ilke, parti, hizip, kadın, erkek, evlât, sanatkâr, sporcu, kulüp, loca, önder, şef ve seks ilahlarının tamamına “lâ” deyip inkâr ederek; kalbimi ve düşüncemi, ruhumu ve bedenimi, elimi ve dilimi “illâllah” deyip Rabbimin emrine veriyorum! O’ndan başkasını güç tanımaya vesile olacak her şeyi “lâ” (hayır!) deyip kenara itiyor, Allah’ı tek ve biricik güç ve hâkim tanıyarak “illâllah” diyorum.
Bu sözle bağlandığıma dair söz ve biat veriyorum ki, bütün kâinat zerrecikleri şahit olsun!”