Af, Muaf, Tuhaf
* Kimleri affetmenin, kimleri de muaf tutmanın hiç bu kadar tuhaf olduğu bir dönem olmadı galiba. Son hafta yaşananlar iyice tuhaflıklarla dolu. Sosyal medya cezaları, böcek ilaçlamayla karantinadaki mahalle, Tüvtürk'te öldürülen polis, akran zorbalığı gibi sıfatlar fiiller… Cezasızlık algısı suçluların avukatlardan daha iyi açıkları bilmesine sebep oluyor. Hırsızlar polislerden bir adım önde olmalı ki yakalanmamalı. Polisler her ihtimali düşünmek zorunda kalmaması için de yasalar çok net ve açık olmalı. Uyuşturucu operasyonu ülkemizde, sapık Epstein’in 3,5 milyonluk arşivi tüm dünyada merak uyandırıyor. Trump eğer İran’a saldırı başlatırsa altın gümüş çok yükselecekmiş sonra… Biz yine faiz ödeyeceğiz topluca. Ocak ayında faize 453 milyar lira ödeme yapıldı. Bazıları itiraz edecek 452,821 diye veya 1TL diye problem burada başlıyor ülkemizde bunları muaf mı tutacağız hayattan. Tuhaf olan bunları muaf tutmamız. Sonradan böyle oldular.
* Finlandiya, havadan elektrik iletebilen kablosuz bir enerji sistemi geliştirerek fişsiz ve kablosuz bir geleceğe doğru büyük bir adım attı. Bir zamanlar bilim kurguya ait olan bu sistem, artık gerçek dünyada test ediliyor ve enerjinin yakında hiçbir fizikse bağlantı olmadan iletilebileceğini gösteriyor. Yüzyılı aşkın bir süredir elektrik, teller, şebekeler ve metal yollara bağlıydı. Bu yeni Finlandiya yaklaşımı, vericiden alıcıya açık alanda güvenli bir şekilde enerji göndermek için hassas bir şekilde kontrol edilen elektromanyetik alanlar kullanarak bu temeli sorguluyor. Bu, gelecekte enerjinin nasıl dağıtılabileceğinde potansiyel bir değişime işaret ediyor. Japonya ise yenilenebilir enerji tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilen devrim niteliğinde bir deneyi başarıyla tamamladı. Yörüngedeki güneş panellerinden elde edilen elektrik enerjisi, mikrodalga teknolojisi kullanılarak kablosuz bir şekilde yeryüzündeki alıcı istasyona aktarıldı. Yeryüzündeki güneş panelleri gece karanlığından ve bulutlu havalardan etkilenirken, uzaydaki paneller 7/24 kesintisiz güneş ışığı alabiliyor. Japonya’nın bu başarısı, atmosfer engelini aşarak uzaydan dünyaya temiz ve sınırsız enerji akışının bilim kurgu olmadığını kanıtladı. Projenin adı Ohisama Japonca güneş demek. Bu projede, yaklaşık 400 km irtifadaki yörüngeye yerleştirilen uydu, topladığı enerjiyi mikrodalgalara dönüştürerek yerdeki antenlere iletti.
*Cumhurbaşkanı uyardığı için harekete geçen kamu bankaları, mobil uygulamalardan şans oyunları sekmesini kaldırdı. Şans oyunu sitelerine para aktaranların kredi notunun düşürülecek ve kumar bağımlısı sayılarak kara listeye alınacak. Aile kurumunun korunması ve dijital kumar tehdidine karşı yaptığı uyarıların ardından finans sektöründe köklü bir değişim süreci başladı. Her telefon bir kumarhaneye dönüştü vurgusuyla dikkat çekilen tehlikeye karşı kamu bankaları harekete geçerek, yasal şans oyunu sitelerine para transferini kolaylaştıran sistemlerini devre dışı bıraktı. Kumarın ekonomiye yıllık maliyeti 40 milyar dolar olduğu hesaplanıyor.
Kumar bağımlılarının %86,5’inin lise ve üzeri eğitim düzeyine sahip, kumara başlama yaş ortalaması 21,41 olarak belirlendi. %65’i spor bahislerini ilk tercih olarak belirtirken, bunu casino oyunları takip ediyor. %75’inin yakın arkadaş çevresinde de kumar oynama alışkanlığı bulunduğu tespit edildi.
*Tek problem geçim zorluğudur. Enflasyonda ocak ayına ilişkin ilk tahminler %2,5, en fazla %3’lük bir orana işaret ediyordu. Geçen yıl Ocakta %5,03 olan artışın bu yıl neredeyse yarı yarıya düşük gerçekleşeceğine dönük beklentinin altında yatan en büyük etkenlerden biri, yeniden değerleme oranının bu yıl geçen yılkinden çok daha düşük oluşmasıydı. Bir dizi zam, doğrudan ya da dolaylı olarak bu orana göre belirlenecekti. Kaldı ki YDO, piyasaya da bir mesaj niteliği taşıyordu. Bir de YDO’ya bağlı olarak belirlenen bazı vergi artışlarının YDO’dan daha az tutulması düşük enflasyon beklentisini iyice artırmıştı. Enflasyonda şiraze kaydı. Geçen yıla kıyasla elektriğe de, suya da, doğalgaza da, tüpgaza da daha az para ayıracağız. Bunu TÜİK söylüyor. Üçüncü yılını tamamlamak üzere olduğumuz makro istikrar programının temel hedeflerinden biri, enflasyonda düşük ve öngörülebilir bir düzeyin tesis edilmesiydi. Zira enflasyonu baskılamak amacıyla uygulanan yüksek faiz, değerli kur, bütçe harcamalarında toparlanma, ücret artışlarının sınırlanması ve finansmana erişimin kısıtlanması gibi politikaların reel sektör ve hane halkı üzerindeki yükünün kabul edilebilir düzeyde kalabilmesi, programın somut sonuçlarının toplum tarafından hissedilmesine bağlıdır. Aksi halde ekonomik bedelin toplumsal desteği aşındırması kaçınılmaz olacaktır.
*Sonuç olarak, aflar ve yapılandırmalar, devletin kamu alacaklarını hızla tahsil etmesi, ekonomik kriz dönemlerinde piyasayı rahatlatması ve vergi mükelleflerinin sisteme olan uyumunu artırması amacıyla sıkça uygulandı. Bütçe açıklarının arttığı dönemlerde, acil nakit ihtiyacını karşılamak için birikmiş vergi, ceza ve prim borçlarını yapılandırarak tahsil etmesi hedeflendi. Mükelleflerin borç yükünü hafifleterek ticari faaliyetlerini sürdürmelerini sağlamak ve iş hayatını canlandırmak amaçlanırdı. Bu aflar, vergi borçlarının yanı sıra SGK primleri, gecikme zamları, trafik cezaları, KYK borçları gibi geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Sık yapılan afların ahlakı bozdu, dürüstleri cezalandırdı. Kimi aflar cezadır