KONYA HABER
Konya
Açık
4°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0747 %0.1
51,2355 %-0.03
11.783,96 % 0,36
Ara

KÜRESEL KÖRLÜK... Gri Sabahlar, Hız...

YAYINLAMA:

Gri sabahlar…

Ne çoktur Ankara’da.

Bu şehir çoğu zaman kurşuni bir gökyüzüne uyanır.

Ama kimse farkına bile varmaz. Uyur gezer gibidir. Çünkü bir telaş vardır. Kent, uyanmaz sanki, yarış start alır.

Arabalar hızla geçer.

İnsanlar daha gün doğmadan yetişme telaşına düşer.

Sabahın ilk hormonu güneş değil, kortizoldür.

Alarm çalar, beden alarma geçer.

Kentleşme dediğimiz şey biraz da budur.

Doğanın ritminden kopmuş bir kalabalığın, betonun içinde panikle yaşaması.

ELDE PASTANE POĞAÇALARI

Elde bir poğaça. İçinde hangi yağ var bilinmez. Karaciğermiş, kolesterolmüş, damarmış...

Ama bilmeye de vakit yoktur. Çünkü modern insan için önemli olan içerik değil, hızdır.

Beslenmek değil, yetişmektir.

KENT BÜYÜR İNSAN KÜÇÜLÜR

Kent büyüdükçe insan küçülür.

Küreselleşme, gökyüzünü tek renge boyar sanki griye...Tek tip yüksek binalara…

Aynı kahve zincirleri.

Aynı mağazalar.

Aynı vitrinler.

Aynı kredi kartı taksitleri.

Bir şehirden diğerine gittiğinizde aslında başka bir yere gitmezsiniz aynı hızın farklı asfaltını deneyimlersiniz.

EMPERYALİZM VE PARA AKIŞI

Para akışı, yaşamın yerini almıştır.

Emperyalizm artık sadece askeri bir kavram değildir. Gündelik alışkanlıklarımızın içine yerleşmiştir.

Ne yiyeceğimizden ne giyeceğimize, nasıl güzelleşeceğimizden nasıl tatil yapacağımıza kadar her şey paketlenmiş, markalanmış ve satılmıştır.

Gri sabahın farkına varmamamız tesadüf değildir.

Çünkü sistem yavaşlayan insanı sevmez.

Duran insan düşünür.

Düşünen insan sorgular.

Sorgulayan insan tüketmez.

Bu yüzden kent hep hızlıdır.

Yavaşlık bir tehdit gibidir.

Bir pencere tülü hafifçe sallanırken dışarıda motor sesleri yükselir.

Şehir koşar. İnsan koşar. Para döner.

Ama gri gökyüzü oradadır.

Sabırlı. Sessiz. Tanık.

Belki gri olan gökyüzü değil, hızın içindeki bizizdir...

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *