Ramazan aç ve susuz kalmak değildir
On bir ayın sultanı mübarek Ramazan ayına girdik bugün çok şükür. Ramazan özeldir, ramazan güzeldir. Ramazan-ı Şerif’i sevinçle karşılamak bu mübarek ayı hakkıyla idrak edebilmek ise hepsinden daha güzeldir.
Sahuruyla, iftarıyla, fitresiyle, zekatıyla, paylaşmasıyla, ikramlarıyla, birlik ve beraberlik ruhuyla Ramazan ayı birbirinden ayrı güzelliğiyle geliyor.
Hadis-i Şerif’te buyuruyor ki “Ramazan Ayı gelince, cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulurlar”
O halde hepimiz şeytanlarımızı zincire vurabilmeliyiz. En azından bu yönde çaba harcamalıyız. Ramazan boyunca daha hoşgörülü ve sabırlı olabilmeliyiz. Oruç tutan tutmayana, tutmayan da tutana özellikle hoşgörü ve anlayışla yaklaşmalı.
Bir defa oruç tutmanın özel bir şey olduğunu herkese nasip olmadığını bazen tutmak istesen bile sağlık nedeniyle bunun mümkün olamadığını anlamamız gerekiyor.
Oruç sağlığın ibadetidir. Oruç sabrın ibadetidir. Eğer ki sabırla ve sağlıkla orucunu tutabiliyorsan çok ama çok şükretmek gerekir.
Bir de şu husus çok önemli. Herkes ibadeti kendisi için ve Allah’ın rızasını kazanmak için gerçekleştiriyor. Oruç tutuyorsak kendimize. Kendimiz için. Bir defa başkasını yargılamak, kötü gözle bakmak bir Müslüman’a yakışmaz. Biz kendi ibadetimizden sorumlu olacağız. Başkaları için de iyilik isteyeceğiz. Ramazanda niyetlerimizi sağlam tutmalıyız ki yaptığımız her şey ibadetlere dönüşsün. Ziyafetlerimiz, ziyaretlerimiz ibadet olsun. Allah için almalı, Allah için vermeli, Allah için ikram etmeli, Allah için okumalı, Allah için kılmalı...kısaca her şeyde Allah rızası gözetilmelidir. İşte bunu yaparsak “Oruçlunun uykusu bile ibadettir” sözünün karşılığını alırız. Aksi halde aç ve susuz kalırız. Oruç tutak da aç ve susuz kalmak değildir. Eskilerin sözü vardır, “ineğin de önüne saman vermezsen o da aç kalır, oruç tutar!”
Bu mübarek ayda özellikle paylaşmaya, dayanışmaya yoksulu her zamankinden daha fazla gözetmeye gayret etmeliyiz. Unutmamalıyız ki Ramazan, yardımlaşmanın dayanışmanın, yaraları sarmanın, ihtiyaç içerisinde olanların dertleri ile dertlenmenin zirveye çıktığı bir aydır.
Resululah, "Cennette reyyân denilen bir kapı vardır ki kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir" diye buyurmuş. İnanan, inanarak oruç tutan ve sabreden inşallah o kapıdan geçecek. Biz buna inanıyoruz. Yaptığımız ibadetlerin ecrini de yalnız Allah'tan bekliyoruz. Bu yüzdendir ki kalp kırmaktan özellikle kaçınacağız ve güler yüzlü bir şekilde sosyal hayattaki varlığımızı sürdüreceğiz. Ramazan ayı geldi diye, oruçluyum diye başta işlerimizi yapmaktan kaçınmayacağız. Müslüman işinden belli olur. Bu yüzden işimizin ibadetimize, ibadetimizin de işimize zarar vermemesine azami gayret gösterip hayırlı ve bereketli bir Ramazan ayı geçirmek dileğiyle, mübarek Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyorum.