KONYA HABER
Konya
Az bulutlu
-3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0754 %0.17
51,2133 %0.04
11.938,71 % 1,68
Ara

8-9 Mart Olayları

YAYINLAMA:

Gündem şimdi savaş, ondan önce Venezüella’ydı, ondan daha önce ise epstein dosyalarıydı… Trump geldiğinden beri kimsenin esamesi okunmuyor. Hiçbir şeyin değeri yokmuş gibi. Eskiden masada karar vericiler vardı, şimdi sadece sözde varlar. Sandalyede bile oturamıyorlar artık. Dünya dönüşüme başlamıştı durmadan devam edecekler gibi gözüküyor. 8 Mart olaylarını bilmeyenler için kısaca anlatayım. 8 Mart 1857’de New York’ta tekstilde çalışan kadınlar uzun çalışma saatleri, zor çalışma koşulları ve düşük ücretler sebebiyle greve başladı. Tam 16 saat çalışıyorlardı. Grev ses getirdi ve önemli bir yer edindi. Grev ile birlikte kadınlar arasında bir işçi dayanışması meydana geldi. Grev yapan işçi kadınlar fabrikaya kitlendi ve aniden çıkan yangında hayatlarını kaybettiler. Yangında 129 kişi can verdi. İşçilerin cenazesine ise 10 bini aşkın kişi katıldı. Son gelişmelere bakınca gelişmiş gözüken devlet başkanlarının da ne olduğu ortaya çıkacak. Saygı duymayı bırakın insan demeyeceğiz onlara. İngiltere’de olanları gördük. Erkek veya kadın fark etmez insan olabilmek gerçekten bir meziyet.

* Tek günle kutladıklarımızın ardından gelen 364 gün hatırlaması zor oluyor balık hafızası gibi unutuyoruz. 2035 yılına kadar ülkemiz AİLE YILI olacak. Ailenin temeli kadındır. Bu hafta 2 Fatma Nur’u kaybettik. Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler’in öz kızı Hifa İkra’yı 3 yaşındayken istismar etmesine karşı adalet mücadelesi veren anne Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı ölü bulundu. 15 Yaşındayken cinsel istismarda bulunan Ayhan Şengüler’le evlendirilen, yıllarca istismara katlanmak zorunda kalan Çelik, kızı için tuttuğu adalet nöbeti sırasında “5 Mayıs'a kadar hayatta kalacağımı düşünmüyorum. Güvenliğimden endişe ediyorum. Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” demiş. Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler’in 3 yaşındayken çocuğunu istismar ettiği gerekçesiyle açılan dava sürerken mağdur çocuğun annesi Fatma Nur Çelik adliyedeki nöbetine devam ediyordu. Çelik, kızının ve kendisinin yaşamı için mücadelesini sürdürürken hem devletten hem de kamuoyundan destek talep ediyordu. Hifa İkra’nın sağlık durumunun kötüleşmesi sonucunda kız çocuğu hastaneye kaldırıldı ve tedavi altına alındı. Davanın karar duruşması 5 Mayıs’ta görülecekti, fail Ayhan Şengüler ise tutuksuz yargılanıyordu. 

Diğer olay ise İstanbul'da öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik'in çocuğum var, beni hastaneye yetiştirin dediği öğrenildi. İstanbul Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bıçaklı saldırıda, 11’inci sınıf öğrencisi F.S.B. tarafından öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik memleketi Konya Musalla Mezarlığı’nda dualarla toprağa verildi. Olaya tanık olan bir öğretmen “Okulun polisi var, mesaisi var okulun içinde ama ne oldu? Fatma Nur’a tamponu biz yaptık. İlk müdahaleyi biz yaptık. Çocuğu ilk etkisiz hale biz getirdik. Sonra ambulans geldi, hastaneye götürdü. Yarın bu öğretmenler derse nasıl girecek bilmiyoruz” dedi. Katil F.S.B. konusunda defalarca uyarılarda bulunulmuş. Aile bir süre çocuğu okula göndermemiş. Çocuğun şizofreni raporu yokmuş. Rapor beklenmiş. Doktor obsesif kompulsif bozukluk tanısı koymuş. Tek çare olarak aileden çocuğunuzu okula göndermeyin diye rica edilebilmiş sadece. Geçen yıl aynı okulda bir bıçaklama olayı daha yaşanmış ve o zaman güvenlik önlemlerinin artırılacağı söylenmiş sadece.

* TÜİK araştırmalara göre Türkiye'de kadınların işgücüne katılım oranı %32,5 ile erkeklerin %66,9 yarısından daha düşük. Kadınların %18,3'ü yarı zamanlı çalışmakta, eğitim düzeyi arttıkça istihdam oranı yükselse de istihdamda ciddi eşitsizlik var. Kadın istihdamı maalesef en fazla hizmet sektöründedir. Kayıt dışı çalışma oranı kadınlarda çok yüksek. İşyerinde ayrımcılık ve önyargı sadece kadınlara yapılıyor.

*Sonuç olarak, ülkemizde 2026 Şubatta erkekler tarafından 23 kadın öldürüldü, 29 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu.

2021 yılında 280 kadın öldürüldü, 217 kadın şüpheli şekilde öldü.

2022 yılında 334 kadın öldürüldü, 245 kadın şüpheli şekilde öldü.

2023 yılında 315 kadın öldürüldü, 248 kadın şüpheli şekilde öldü.

2024 yılında 394 kadın öldürüldü, 259 kadın şüpheli şekilde öldü.

2025 yılında 294 kadın öldürüldü, 297 kadın şüpheli şekilde öldü.

10 yılda en az 2534 kadın öldürüldü. Öldürülen 2534 kadının 1113'ünün faili kocasıydı. Her 5 kadın cinayetinden 1'i boşanma aşamasında gerçekleşti. Öldürülen her 5 kadından 1'i şiddet mağduru. Şiddet gören her 10 kadından 6'sı güvenlik amaçlı korunma başvurusunda bulunmuş. Kadın cinayetleri en çok evde ve ateşli silahla işlendi.

Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri özellikle 2024 ve 2025 yıllarında ciddi artış gösterdi. Ocak ayında en az 22 kadın erkekler tarafından katledildi, 14 kadın ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Sorun yasalar değil, cezasızlık. Karakola giden kadınların beyanları ciddiye alınmıyor, bundan bir şey çıkmaz denilerek eve gönderiliyorlar. Etkin soruşturma yürütülmüyor, failin peşine düşülmüyor ve bireysel silahlanma kontrol edilmiyor. 10 yıl Aile Yılı ilan edildi. Kadınlar en çok evde öldürülüyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *