SOSYAL MEDYA HER ZAMAN YALAN
Şener Şen bir kahvede jilet satmaya çalışır ve sattığı jileti güya kullanan ünlüleri sıralamaya başlar:
“İngiltere kralı, rahmetli başkan Kennedy, Taçsız kral Pele, Bakenbauyer, kaleci Mıyer, Nadya Komanaçi, Biricit Bardo, Fenerbahçeli Cemil. Hepsi şöhretlerini pu pıçağa borçludurlar.”
Yalan söyleyen aletler ekonomisi, pazarı, aldısı-verdisi, kârı ve zararı vardır.
Radyo için böyle bir söylem yoktu ama televizyonun yalan söylediği vak’adır.
Çünkü kamera yalan söyler, hem de saniyede 24 defa.
Peki, sosyal medya?
Sosyal medyanın yalan söyleyip söylemediği neden önemli veya bu kadar önemli mi?
Yalan söyleyenler aletler değil.
Alet çalışır el övünürden mülhem: Alet çalışır insan yalan söyler.
Aletler de nihayetinde bizim aynamız. Elbette mesele burada bir aletin bize yalan söyleyip söylememesi veya niye yala söylediği değil. Bizim alete neden yalan söylettiğimiz.
Pazarlamanın ilk kuralıdır aletin yalan söylemesi: Şener Şen’in ikonik repliğinde yalan söyleyen jilet olmalıdır çünkü o dönemin bütün meşhurları o jileti kullanıyorlardır; kadınlar da dâhil.
YALAN YASAK OLMAYAN BİR HAZDIR.
Yaşamın bir yalanla başladığını düşünürsek YALAN tumturaklı, başlı başına bir evren sunar bize.
Kendimizi kandırırız…
Diğerlerini kandırırız…
Dünyadaki pazarlama sistemi yalan üzerine kuruludur.
İNSANIN KENDİNİ GELİŞTİRME SİSTEMLERİ YALAN ÜZERİNE KURULUDUR.
Yani bize bilgileri nasıl hatırlayacağımızı öğretirler ama kendimizi nasıl geliştireceğimizi öğretmezler.
Çünkü her şey ama her şey asla olması gerektiği kadar iyi değildir ve görünen o ki insanlar da öyledir.
Çoğu zaman yalana bir saat süreyle inanılırsa o yalan görevini tamamlamış demektir ve artık ona gerek kalmaz.
Yalan tıpkı propaganda gibidir bizi bize ikna ettiği gibi bizi diğer her herkese ve her şeye de ikna eder.
KENDİMİZE KARŞI DUYDUĞUMUZ KORKUYU ASLA LAYIKIYLA ALT EDEMEYİZ AMA YALANLA HAFİFLETİRİZ.
Yalan söylemek çocuk yanımızdır.
Çoğu zaman vicdani bir kıstırmadan uzağızdır. Çünkü her zaman kendimize ve diğerine yalan da olsa inanma ihtiyacımız vardır.
Yalan bir ihtiyaçtır. Yalanın ekonomisi vardır.
Seks satardan mülhem; YALAN SATAR!
Yalan söylediğimizde aslında neyizdir?
Yalan doğası gereği gerçekliğimizin bir parçasıdır. Yalan yasak olmayan yasaktır. Yalan keyif almaktır. Yalanın insandan ne istediğiyle ilgili hiç ilgisi yoktur.
Yalan kendimizi unutmaktır.
Yalan tamamen ahlaka aykırıdır ve bu yüzden ihtiyaç duyulur; kazandırdığı için, tıpkı ilk günahtaki gibi.