UMUDUN ADI: 29 EKİM VE CUMHURİYET
“Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır; Ne Mutlu Türküm Diyene!”
Ekim ayı ekilen ürünlerin dayanıklılığı yüksek, kökleri sağlam ve hasadı verimli olur. Uğruna kan dökülüp can verilen kutsal vatan toprağının bereketi bol olur. Milletin bağımsızlığının ve yarınlarımızın temelinin atıldığı günün adının 29 Ekim olması tesadüf olmasa gerek.
Dünya devletleri tarafından öldü, bitti, kabul edilen bir milletin, kendi küllerinden doğduğu, milli birlik ve beraberlik içinde yediden yetmiş yediye, kadın, erkek, çocuk top yekûn verilen Kurtuluş Savaşı mücadelesinin zaferle taçlandırıldığı Türkiye Cumhuriyetinin doğum günü olan 29 Ekim bereketi ile gelmiştir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün “Türk milletinin karakter ve âdetlerine en uygun olan idare, cumhuriyet idaresidir” sözü, Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetim felsefesini ve milli egemenlik anlayışını ifade eder. Nitekim “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” ifadesi Cumhuriyetin temelini oluşturmaktadır.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, çevremizde yaşanan savaşlara rağmen, dış güçlerin türlü oyunlarına rağmen, devletimiz dimdik ayakta ise; Cumhuriyetin temelinin sağlam atılması, ülkemizi yönetenlerin güçlü iradesi ile milletimizin Cumhuriyet hükümetine olan inancı ve güveni sayesindedir.
Ülke içinde yaşanan ekonomik sıkıntılara, siyasi çalkantılara, hatta meteorolojik afetlerde uğradığı zararlara rağmen milletimizin sabrı ve feraseti devam ediyorsa yine Cumhuriyete olan inancı ve güvenindendir.
Kurtuluş savaşı, sadece işgal edilmiş toprakları kurtarma mücadelesi değildir. Bir milletin kendi kaderini başkalarının iradesine teslim etmeyi reddetmesidir. Mustafa Kemal Paşanın karakterinin en belirgin özelliklerinden biri olan bağımsızlık ruhu aziz milletimizin de karakteri olmuştur.
Cumhuriyet yönetiminin en belirgin özelliği, milli egemenlik, demokratik yapı, eşit yurttaşlık ile eğitim, hukuk, kültür ve sosyal yaşamda akıl ve bilimi rehber edinen bir kalkınma sürecidir. Cumhuriyetin ilk yıllarında gerçekleştirilen devrimlerin temelinde de bu anlayış hâkimdir. Bu anlayış var olduğu sürece mutlaka umut da vardır.
Günümüzde de “Terörsüz Türkiye” çalışmaları kapsamında yürütülen milli birlik dayanışma ve barış süreçlerinin devam edebilmesi, farklı görüşten insanların aynı sofrada oturabilmesi, birbirini sözünü kesmeden konuşabilmesi çok önemli gelişmelerdir. Bütün bunların teminatı Cumhuriyeti idaresinin temel ilkeleri değil mi?
Cumhuriyet idarelerinde demokrasinin vaz geçilmezi sandıktır. Sandıkta söz sahibi olmanın yanı sıra seçimlerden sonrada konuşabilme, fikirlerini özgürce ifade edebilme, karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde kendi sözümüzün duyulması kadar karşımızdakinin sözünün de duyulmasına imkân tanınması, Cumhuriyetin en büyük kazanımlarındandır. Dileğimiz her ortamda bu kazanımın devam etmesidir.
Aklımızın özgür, vicdanımızın rahat olduğu sürece her türlü sıkıntıdan kurtulmanın yolu umut etmektir. Umudun adı cumhuriyettir. Cumhuriyet var olduğu müddetçe umut da vardır. Çünkü Aziz Atatürk’ün Amasya tamiminde ifade ettiği gibi: “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır."
Türk milletinin karakterine en uygun idare biçimi olan Türkiye Cumhuriyetini kuran ve bizlere emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere 103.yıldır kutsal vatan savunmasında canını veren aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Kalın sağlıcakla.