KONYA HABER
Konya
Açık
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4825 %0.07
51,8760 %0.86
11.031,58 % 1,11
Ara

NEREYE GİTTİĞİMİZİ BİZ İNSANLAR BİLMİYORUZ

YAYINLAMA:

“Her böcek nereye gittiğini ve ne istediğini bilir. Nereye gittiğimizi ve ne istediğimizi biz insanlar bilmiyoruz…”

Barış Özcan’ın ‘oku’ konseptli video içeriğinde keşfettiğim ve tuhaf bir içeriğe sahip olan Sivrisinek Şehir’de kitabından bahsetmek istiyorum.

Özcan’ın, videosunda seçtiği kitaplardan kesitler okuyup, sonrasında yorumladığı videosundaki bu kitap okurken bende de merak uyandırdı.

2010 yayımlı, 2014 yılında Türkçeye çevrilmiş kitap, Gürcü edebiyatından usta yazar Erlom Ahvlediani’nin kaleminden çıktı.

Yazar kitaplarında genellikle bilgece ve felsefi bakış açısı ile konuları ele alıyor.

Bu kitabında da bir sivrisineğin şehir hikayesini anlatıyor.

İçeriği kendi yaşam alanını kurutanları bulmak için harekete geçen bir sivrisinek hikayesi...

Kitabın kapağı ve ismi bana Franz Kafka’nın ‘Dönüşüm’ kitabını hatırlatsa da içerik de bambaşka bir konu sizi karşılıyor.

Bazı sayfalarda ne okuyorum diye mana veremediğim anlar oldu.

Ve sivrisineklere bakış açımı değiştiren eserin ilerleyen sayfalarında ise kağıda konan, sinsi gibi ellerini ovuşturan sivrisinek hiç önem kazanmamıştı gözümde…

Kitabın içeriği fabl tarzında yazılmış olmasına rağmen bazı yerlerde bunaltıcı geldi.

Ama karakterlerle birlikte bir cinayet romanı havası verilmesi kitapta kalmamı sağladı.

Yani kitap her türlü olayın içinde sizi tutmayı başarıyor.

Karakterin de anlattığı gibi sanki kitabın yazarı da kitabı yazarken ki karalamalarını da kitaba aktarmış.

O an aklından geçen anlamlı anlamsız, konuyla alakalı ya da alakasız her şeyden bahsetmiş. O yüzden olayı anlayabilmek biraz zorlayıcı olabilir.

Sonlarına doğru hayran kaldığım eserde en çok da yazarın kendisi olan, ‘grafoman yazar' ilgimi çeken kısım oldu.

Gürcü edebiyatından daha önce eser okumadıysanız veya okuyup beğenmediyseniz bu kitabı okumadan karar vermeyin derim.

“Bu boş sayfa, söylemek istediğim şeyi en iyi biçimde anlatıyor: “Söyleyecek hiçbir şeyim yok!”

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *