KONYA HABER
Konya
Parçalı az bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
10.961,74 % 0,27
Ara

Onurlu Yürüyüş

YAYINLAMA:

Onurlu Yürüyüş

İnsan, kalbini eline alıp utanmadan dolaşabilmelidir.

Yusuf Has Hacib

Sibernetik, genetik ve dijital teknolojilerin iç içe geçtiği çağımızda kişiler mahremiyet çizgisinden çıkmadan, kalbini eline alarak utanmadan onurlu şekilde yürüyebiliyorlar mı?

Yapılmak istenen olumsuz toplum mühendisliği çalışmaları, birçok alanda atılan ifsat edici adımlar sadece insanların hayat ve şahsiyetlerini değil, gelecekte halifesi olduğumuz dünyanın içtimai, siyasi ve iktisadi yapısını da etkilemektedir.

Ailenin, özel hayatın korunmasına ilişkin esaslara hukuk, ahlak, örf, âdet ve din kurallarında genişçe yer verilmiştir.

Tüm bu kurallar kişinin dünyada varoluş gerekçesini, nasıl bir yaşam sergilemesi gerektiğini, kötülükler karşısında nasıl bir duruş sergileyeceğini ve nasıl mücadele etmesi gerektiğini de açıklar.

Bu bilgilere göre, toplum düzenini bozmak isteyenlerin saldıracakları öncelikler arasında din ve ailenin ilk sıralarda yer almasının sebebi daha net anlaşılacaktır.

Antikçağda Eflatun’un Devlet adlı eserinden Yeniçağda Bacon’ın Yeni Atlantis’ine kadar birçok ütopyanın hayal ettiği toplum ailesiz, kadın-erkek herkesin serbestçe cinsel ilişkide bulunabileceği bir sapkınlığı barındırmaktadır. Günümüzde belli kesimlerin bu nihai hedeflerinden vazgeçmediklerini aleni görmekteyiz.

Teknolojiyle birlikte film sektörünün hızla gelişmesi, buna bağlı olarak kötülüklerin de hızla yayılmasını kolaylaştırmıştır. Birçok medya platformlarında ve film sektörlerinde toplumda mahremiyet algısının değişimine ya da iptaline yönelik planlı uygulamalarla birlikte özellikle gençlerimize yönelik bilinçli şekilde cinsel sapmaların yaygınlaştırılıp, yaşam tarzı haline getirme gayretleri ve bu durumları normalleştirmek için yaptıkları her türlü faaliyetleri gözlerden kaçmamalıdır. Bu konular ihmal edilmeden, her alanda gerekli önleyici adımlar atılmalıdır.

Yaşadığımız zamanda vahiyden kopuk bir yaşam anlayışıyla birlikte hayatı doğru okuyamayıp yanlış algılama, başta insanın kendisi olmak üzere ailesinde, yakın çevresinde ve yaşadığı toplumda normalin dışında ifsat edici farklı kimlikler ve yapıların ortaya çıkmasına yol açmaktadır.

Başta beden, mekân ve bilgi mahremiyeti gibi konularda insanımızı bilgilendirmek zorundayız.

Önlem alınmadığı takdirde İnsanın asıl varoluş alanı olan mahremiyetin dönüşüme uğratılması veya tasfiye edilmesi, sosyal, kültürel, ahlaki ve hukuki vs. değerlere ilişkin tüm unsurları sorunlu hâle getirmesi kaçınılmaz olacaktır.

Zorluk, sapıklık ve düşkünlük yolundan gitmek istemeyenlerin, yolun sonunda ne olursa olsun haysiyetle, onurluca, başı dimdik yürümek isteyenlerin onurlu yürüyüşleri, vahiy çizgisinden sapmayan bir yolculukla “doğruluk, dürüstlük ve kolaylık” yolundan geçer.

Bu topraklara ruh üfleyenleri, değer katanları neslimizle buluşturmaktan vazgeçmeyenlere, gökyüzüne bakmaktan geri kalmayıp, kalbini eline alıp utanmadan bu yolda onurla yürümüş olanlara selam olsun…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *