KONYA HABER
Konya
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
10.961,74 % 0,27
Ara

ANNEN YOKSA KİMSEN YOK

YAYINLAMA:

Bütün bir yıl boyunca kutlanan özel günlerin içinde belki de en anlamlısı Anneler Günü’dür. Özel günlerin yılda bir güne sığdırılıp kutlanmasına karşı çıkan birçok insan bile Anneler Günü konusunda son derece hassas. Üstelik bu özel günün öznesi annelerimiz olunca hiç kimsenin itiraz edecek gücü kalmıyor.

Klasik sözcüklerle ‘doğurup, büyüten, çocukları uğruna canını vermeye hazır annelerimiz’ diye başlayan cümleler, aslında yetmiyor anneliğin gerçek anlamını ifade etmeye. Daha doğmadan anne ve çocuk arasında başlayan ilişkiyi anlatmaya yetmiyor hiçbir kitap, hiçbir bilim, ne psikoloji, ne sosyoloji ve ne biyoloji bitiremedi bu tanımlamaları.

Anne olmak çok önemli bir kavram aslında ve dünya üzerinde tartışmasız bütün toplumlarda böyle. Annelik içerdiği bütün anlamlarla beraber çok farklı bir statü. Evliliklerin gidişatını değiştiriyor, insanın bütün psikolojisini, hayata bakışını, hayata tutunuşunu belirliyor. Üstelik ister kadın, ister erkek olsun tüm cinsiyetler üzerinde aynı öneme ve değere sahip. Hangi coğrafyada, hangi dilde ve dinde olursa olsun annelik evrenseldir. Yaşanan doğum sevinci gibi kaybetme kaygısı veya evlat acısı da evrenseldir. Üstelik hiç azalmayan ve asla son bulmayan bir acıdır.

Anneleri yanlarında olan evlatlarımıza selam olsun ne kadar şanslılar!

Başta kendi annem olmak üzere, tüm annelerimizin gününü kutluyorum, ellerinden hürmetle öpüyorum.

Peki ya en son hafızalarımıza kazınan, yüzyılın depreminin, diğer felaketlerin ardından annesiz, yetim kalan çocuklar?

Onların duyguları, hayalleri, hayatları, gelecekleri, kimlerin ellerinde, annelerinden görmeleri gereken, o merhameti, o şefkati, o sıcaklığı hakkıyla hissedebiliyorlar mı acaba?

Hayatının hemen hemen her döneminde yanında, yakınında olmasını arzuladığı insanın bir anda yanında olmamasını, daha dünyayı bile algılayamamış bir çocuğa nasıl anlatılır ki?

2021 yılında,83 yaşında vefat eden, kişisel gelişim uzmanı da olan Doğan Cüceloğlu’nun hikayesi belki duygularımıza tercüman olabilir; Annesi vefat ettikten bir süre sonra teyzesine emanet edilen Merhum, annesinin vefatının kendisinin nasıl fark ettiğini şöyle ifade ediyor,

eniştem ve teyzem bana annemin yokluğunu hissettirmemek için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlardı. Bir gün sabah kahvaltı ederken teyzem patates kızartmış ve hepimizin tabaklarına dağıtmıştı, tabağımdakileri bitirdim ve hala kızartma yemek istiyordum, teyzeme ben biraz daha patates kızartması istiyorum diyememiştim. O gün anladım annemin öldüğünü, çünkü Annen yoksa kimsen yok!

Çocukken yaşanılan bu eksiklik, bu travma, bu yokluk ne ile doldurulabilirdi ki? Yıllarca sonra bile hala hafızasından silinmemiş olayı hangi psikolojik tanım açıklayabilir, ya da tedavi edebilir. Annesizliğin bir tarifinin ya da bir teselli yolunun bulunduğunu sanmıyorum.

Annesiz kalan evlatlarımızla ilgili çalışmaları birazcık araştırınca, yetkililer ve ilgili kurumlar da ve halkımızın duyarlı insanlarının da bu evlatları kendi evlatlarını bağrına bastıklarını, yapılan faaliyetlerin bu kadar güzel, planlı ve hassasiyetle yapılıyor olmasını öğrenince, doğrusu şaşırdım. O felaket günlerinde bazı kurumlar ile ilgili iddialar medyada yer almaya başlayınca, evlatlarımızla ilgili konu da tereddütlü idim. Ancak yapılan çalışmalar hem devletimiz hem de milletimiz adına beni gururlandırdı. Ve o evlatlar artık hepimizin evlatları, kardeşleri, tüm kurumlarımız bütün imkanları ile,ve bu kurumlardaki çalışanlar,özveri ile kendi hayatlarından fedakarlık ederek o yavrularımıza acılarını bir nebze de olsa unutturmaya çalışıyor, hele kadın çalışanlarımızın, o evlatlara yaklaşımını izledikçe rahatladım. Evlatlarımız emin ellerde.

Tabi bu yapılanlar dediğim gibi bir annenin boşluğunu ne kadar doldurabilir. Bunu zaman geçtikçe anlayacağız.

Annen yoksa, kimsen yok…

Anneler gününüz kutlu olsun.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *