KONYA HABER
Konya
Parçalı az bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
10.961,74 % 0,27
Ara

Bir Gariban Sevda Türküsü Zahide'm

YAYINLAMA:

Yazılarımızı takip eden okurlarımızın bildiği üzere, fırsat buldukça klasik değeri kazanmış şarkı, türkü hikayelere yer vermeye çalışıyoruz.

Bu hafta da, değerli üstat Neşet Ertaş'ın Zahide'sine yer verelim istedik.

Zahide'm Neşet Ertaş'ın en sevilen türkülerinden biridir.

Üstada Zahide'nin kim olduğu sorulduğunda 'Herkesin bir Zahide'si var' yanıtını verirmiş.

Soru sizinkisi hangisi? diye sıkça sorulduğunda;

-Sevdim kavuşamadım... Zahide'm türküsünü çığırdım...

-Türkü çok tutuldu... Sonra baktım, başka türkücüler, Zahide'm türküsüne yeni yeni dörtlükler eklemeye başladılar... Zahide'm türküsü uzadıkça uzadı. Sanki destan olup, çıktı... Meğer, herkesin bir Zahide'si varmış.

-Ya sizinki?

-Benim ki, boynumu bükük koyan bir eski aşk hikayesi. (Kendi ağzından)

Karakoç' un Mihriban'ı nasıl ki etkisi altına alıyor, duysu selinde buluyorsa buluyorsa insan kendini. Ertaş'ın Zahide'si de bir o kadar yürekleri dağlıyor.

Herhalde aşk, kavuşamayınca anlam buluyor ve yanık türküye dönüşüyor.

Gelelim türkünün hikayesine;

Halk arasında “Zahidem” adıyla ün yapan türkünün şairi Aşık Arap Mustafa, 1901 yılında Çiçekdağı’na bağlı Orta Hacı Ahmetli köyünde dünyaya gelmiştir. Babasını annesini çok küçük yaşlarda yitirdi. İlk önce bir akrabasının himayesinde, daha sonraları da onun bunun yanında büyüdü.

Arap Mustafa’nın babası düğünlerde, toplantılarda “Koca Oyunu” adı verilen oyunda “Arap” rolünü üstlenirdi. Bu nedenle Mustafa’ya da “Arap” lakabı takılmıştır. Kimsesiz kalan Arap Mustafa 10 yaşına gelince Yukarı Hacı Ahmetli köyünden Hacı Bürozadeler’den Mehmet’e çiftçi durdu. Zaman içinde çalışkan, babayiğit, giyimine özen gösteren yakışıklı bir delikanlı olan Arap Mustafa, Ağasının yeni yetişen Zahide’ye gönlünü kaptırdı. Fakir ve kimsesiz olduğundan bu sırrını bir türlü açığa vuramadı.

20’sinde askere giden Mustafa’nın aklı, deliler gibi sevdiği Zahide’de kalmıştı. Köydeki dostlarına mektuplar göndererek Zahide’den haber almaya çalışan Arap Mustafa, Zahide’nin başka biriyle evlendirildiğini ve düğününün de bir hafta sonra olacağını duyunca üzüntüsünü aşağıda içli mısralara dökmüştür. Türküyü Neşet Ertaş plağa okuyup tanıtmıştır.

Zahide kurbanım n'olacak halim

Gene bir laf duydum kırıldı belim

Gelenden gidenden haber sorarım

Zahidem bu hafta oluyor gelin

Hezeli de deli gönül hezeli

Çiçekdağı döktü m'ola gazeli

Dolaştım alemi gurbet gezeli

Bulamadım Zahidem'den güzeli

Ay ile doğar da gün ile aşar,

Zahide’mi görenin tebdili şaşar

İyinin kaderi kötüye düşer,

Diken arasında kalmış gül gibi.

Zahide’m kurbanım kurtar bu dardan

Baban anlamadı bizim bu haldan

Kekiline sürmüş kokulu yağdan,

Derdin beni del’ediyor Zahide’m.

Ziyaret’ten çıktım Cender’in özü

Kum gibi kaynıyor Zahide’m gözü

Aslını sorarsan esalet yerden

Hacı Bürolardan Mehmet’in kızı.

Gurbet ellerinde esinim esir

Zahide’m kurbanım hep bende kusur

Eğer baban seni bana verirse

Nemize yetmiyor el kadar hasır.

Çiçekdağı’nda da hiç gitmez duman

Zahide’m kurbanım hallarım yaman

Yapamadım şu babayın gönlünü

Fakir diye bana vermedi baban.

Anamdan doğalı çok çektim cefa,

Şu yalan dünyada sürmedim sefa,

Adımı namımı soran olursa,

Orta Hacı Ahmetli Arap Mustafa.

Arapoğlu Mustafa’nın kendisine Mecnun gibi aşık olduğundan etkilenen Zahide, Mustafa için şiirler söylemiştir.

Ne mutlu, candan öte canana sahip olanlara ve inanın, insana yaşama sevinci katan en büyük mutluluk kişinin sevildiğini bilmesidir.

Kalın Sağlıcakla.

Kaynak: Doğuş Gazetesi, Sayı, 8,9-18 Ekim 1973

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *