II. Meşrutiyet sonrasında İzmir’de yayımlanan Gençlik Dergisi’nin, Yeni Lisan hareketinin Selanik dışındaki en erken ve en bilinçli temsil örneklerinden biri olduğunu ortaya koymayı hedefleyen Gençlik Dergisi…
Ortak Hafıza, Türkistan’dan başlayarak Türk devletlerinin tarihî süreçlerini geniş bir perspektiften ele alan. Ortak Hafıza…
Hayatı hakkında bilgiye sahip olmadığımız Mer‘î’nin Dîvânçe’si, Süleymaniye Kütüphanesi Galata Mevlevîhânesi Koleksiyonu 176 numarada kayıtlı. İşte o kitap okuyucula buluştu…
İŞTE SONBAHARA DAMGASINI VURACAK O KİTAPLAR 
II. Meşrutiyet dönemi, Osmanlı fikir hayatında yalnızca siyasal bir rejim değişikliği ile sınırlı kalmayan aynı zamanda dil, edebiyat ve millî kimlik tasavvurunun yeniden kurulmasını da içeren, oldukça kapsamlı ve derinlikli sonuçları olan bir dönüşüm sürecini ifade etmektedir. Bu dönemde dilin sadeleştirilmesi ve edebiyatın millî bir zemine oturtulması yönündeki arayışlar, Selanik’te Genç Kalemler çevresinde sistemli bir programa dönüşür; “Yeni Lisan” başlığı altında hem teorik hem de pratik bir hareket hâlini alır. Ancak Yeni Lisan Selanik merkezli dar bir çevreyle sınırlı kalmamış, kısa süre içinde taşra basınında da geniş yankı bulmuştur.
Elinizdeki eser, II. Meşrutiyet sonrasında İzmir’de yayımlanan Gençlik Dergisi’nin, Yeni Lisan hareketinin Selanik dışındaki en erken ve en bilinçli temsil örneklerinden biri olduğunu ortaya koymayı hedeflemektedir. Üç sayı ile sınırlı kalmış olmasına rağmen Gençlik, Yeni Lisan hareketinin coğrafi yayılımını ve merkez-taşra ilişkisini yeniden düşünmeye imkân
veren önemli bir eşik metni niteliğindedir. Bu çalışma, söz konusu dergiyi kısa ömrüne rağmen Türkçenin sadeleşme tarihinde Selanik ile İzmir arasında kurulan fikrî hattın somut bir belgesi olarak değerlendirmektedir.
Ortak Hafıza, Türkistan’dan başlayarak Türk devletlerinin tarihî süreçlerini geniş bir perspektiften ele alıyor.
“Orta Asya’nın kalbi nerede attı? Coğrafyanın parçalanışı aslında ne anlama geliyor? “Ortak Hafıza”nın kaybına neler sebep oldu? Sürgün ve zulümlerin yol açtığı yıkımlar neler? Türk dili, bunlardan nasibini aldı mı? Şafak bir gün ağaracak mı?” vb. türlü soruya cevap ararken ister istemez <nereden nereye> diyorsunuz ve kendinizi “Anadolu suyu isterim!” diye haykıran askerler gibi hissediyorsunuz.
Dr. Mehmet Can, sadece Ortak Hafıza’nın yaralarına işaret etmiyor. Uyanmaya ve uyandırmaya çağırıyor.

Kültür ve edebiyatımızın önemli birikimlerinden biri, dinî ve tasavvufî düşünce etrafında şekillenen Türk şiiridir. Bu şiir geleneğinde tevhid, ilahî aşk, Hz. Peygamber’e duyulan derin sevgi ve Ehl-i beyt’e bağlılık içten ve samimi bir dille ifade edilmiştir. Şiir sadece estetik bir söyleyiş değil aynı zamanda manevî hayatın ve inanç dünyasının bir yansıması olarak görülmüştür. Bu yönüyle şiirler bireyin kendini ve toplumu terbiye etmede etkili bir araç olmuştur. Yüzyıllar boyunca bu gelenek içinde pek çok şair yetişmiş ve önemli eserler verilmiştir. Bu şairlerden biri de divançe sahibi Mer‘î’dir.
Hayatı hakkında bilgiye sahip olmadığımız Mer‘î’nin Dîvânçe’si, Süleymaniye Kütüphanesi Galata Mevlevîhânesi Koleksiyonu 176 numarada kayıtlıdır. Eserin başka bir nüshası şu ana kadar tespit edilememiştir. 2016 yılında Sakarya Üniversitesi tarafından desteklenen “Galata Mevlevîhânesi Koleksiyonu’ndaki Şiir Mecmualarının Sistematik Tasnifi” adlı proje kapsamında eserin ilk beyitleri tarafımızca okunarak MESTAP’a (Şiir Mecmualarının Sistematik Tasnifi Projesi) göre tasnif edilmiştir. Eser, 2022 yılında ise “Dîvânçe (Mer‘î)” adı altında Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü’nde (TEES) tanıtılmıştır. Bu kitap ile de Dîvânçe’de yer alan şiirler üzerinde inceleme yapılarak eserin tamamı neşredilmiştir.