KONYA HABER
Konya
Kapalı
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,7476 %0.04
52,8417 %0.06
11.278,18 % -0,92
Ara
BBN Haber Sağlık Bahar aylarına dikkat: Mevsim geçişleri depresyonu tetikleyebiliyor

Bahar aylarına dikkat: Mevsim geçişleri depresyonu tetikleyebiliyor

İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir'den Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Osman Yıldırım, mevsim geçişlerinde sıkça karşılaşılan bahar yorgunluğu ile mevsimsel depresyonun birbirine karıştırılabildiğini söyledi.

KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 4 dk

 Literatürde mevsimsel depresyon adıyla bilinen bahar depresyonunun, mevsim geçişlerinde ortaya çıkan bir depresyon tablosu olduğuna dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Osman Yıldırım, "Özellikle doğadaki ani sıcaklık değişimleri ve mevsim değişiklikleri sırasında vücudun bu sürece adaptasyon sağlamaya çalışması sonucunda bahar depresyonu tablosu ortaya çıkabiliyor. Yoğun iç sıkıntısı, anlamsız hüzün, sürekli kaygı, endişe ve sinirlilik hali en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor" dedi.

Bahar depresyonunun, literatürdeki adıyla mevsimsel depresyonun, mevsim geçişlerinde ortaya çıkan bir depresyon tablosu olduğunu belirten Doç. Dr. Yıldırım, "Özellikle doğadaki ani sıcaklık değişimleri ve mevsim değişiklikleri sırasında vücudun bu sürece adaptasyon sağlamaya çalışmasıyla birlikte bu tablo ortaya çıkabiliyor" dedi.

Kış aylarında artan melatonin hormonunun baharla birlikte hızla düştüğünü ifade eden Doç. Dr. Yıldırım, "Melatonin seviyesindeki bu ani değişim uyku düzenini bozabiliyor. Bu durum sirkadiyen ritmi etkileyerek, mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin seviyesinde düşüşe yol açabiliyor" diye konuştu.

“Ruhsal ve fiziksel belirtiler birlikte görülüyor”

Mevsimsel depresyonun doğru tanısının büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Yıldırım, "Yoğun iç sıkıntısı, anlamsız hüzün, sürekli kaygı, endişe ve sinirlilik hali en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Kişi daha önce keyif aldığı aktivitelere karşı ilgisini kaybedebilir. Bireyler sosyal ortamlardan uzaklaşabiliyor, çevresiyle uyum sağlamakta zorlanabiliyor. Bununla birlikte suçluluk ve yetersizlik duygularında artış da görülebiliyor" şeklinde konuştu.
Ruhsal belirtilerin yanı sıra fiziksel şikâyetlerin de tabloya eşlik edebileceğine değinen Doç. Dr. Yıldırım, "Uykuya dalmakta güçlük, sabahları yataktan çıkamama, gün içinde yoğun yorgunluk hissi görülebiliyor. İştah artışı ya da iştahsızlık, konsantrasyon problemleri, baş ağrısı ile kas ve eklem ağrıları da bu sürece eşlik edebiliyor" dedi.

“Bahar yorgunluğu ile karıştırılmamalı”

Bahar yorgunluğunun mevsimsel depresyona kıyasla daha hafif ve geçici bir durum olduğunu belirten Doç. Dr. Yıldırım, şu bilgileri paylaştı: “Bahar yorgunluğu genellikle birkaç hafta sürebilen, vücudun çevresel değişimlere uyum sağlamasıyla birlikte kendiliğinden düzelebilen fizyolojik bir durumdur. Bu süreçte kişinin günlük işlevselliği büyük oranda korunur. Mevsimsel depresyon ise daha ağır bir tablodur. Eğer enerji düşüklüğüne umutsuzluk, hayattan keyif alamama, öz değer kaybı ve genel bir isteksizlik eşlik ediyorsa, bu durum artık bahar yorgunluğu değil mevsimsel depresyon olarak değerlendirilmelidir.”

“Belirtilerin süresi kritik”

Belirtilerin süresinin önemli olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yıldırım, "Bahar yorgunluğu genellikle bir-iki hafta içinde düzelirken, mevsimsel depresyon haftalar, hatta aylar sürebilir ve kişinin günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyebilir" dedi.
İç sıkıntısı, isteksizlik ve yaşamdan tat alamama gibi şikâyetlerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda profesyonel destek alınması gerektiğini belirten Doç. Dr. Yıldırım, "Bu tür belirtiler yalnızca bahar yorgunluğu olarak değerlendirilmemelidir" açıklamasında bulundu.
"Yaşam tarzı değişiklikleri önemli"
Yaşam tarzı düzenlemelerinin süreci yönetmede önemli rol oynadığına değinen Doç. Dr. Yıldırım, "Biyolojik saati düzenlemek için sabah erken saatlerde uyanmak ve güne erken başlamak faydalıdır. Gün ışığından mümkün olduğunca fazla yararlanmak ve yaşam alanlarını doğal ışıkla aydınlatmak gerekir. Doğal ışık, bozulan biyolojik saatin yeniden düzenlenmesinde önemli rol oynar. Stres yönetimi de önemlidir. Meditasyon, derin nefes egzersizleri ve farkındalık çalışmaları, stres hormonu kortizol seviyesini düşürerek depresif duyguların azalmasına katkı sağlar" dedi.

“Uyku ve beslenme düzenine dikkat”

Uyku düzeninin korunmasının öneminden bahseden Doç. Dr. Yıldırım, "Her gün aynı saatte yatıp kalkmak, yatmadan önce ekran kullanımını azaltmak ve uyku ortamını karanlık, sessiz hale getirmek uyku kalitesini artırır" diye konuştu. Beslenmenin de önemli bir faktör olduğunu belirten Doç. Dr. Yıldırım, "Ağır, yağlı ve karbonhidrat ağırlıklı besinler vücutta ağırlık hissine yol açabilir. Bu nedenle taze sebze ve meyveler, Omega-3 içeren balıklar ve ceviz gibi besinler tercih edilmeli, yeterli su tüketimine dikkat edilmelidir" dedi.

“Fiziksel aktivite destek sağlıyor”

Düzenli fiziksel aktivitenin önemini anlatan Doç. Dr. Yıldırım, şunları söyledi: "Hafif tempolu yürüyüşler, koşu, bisiklet ve yoga gibi aktiviteler, mutluluk hormonları olan endorfin ve dopaminin salgılanmasını artırarak kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlar. Açık havada yapılan aktiviteler faydalı olabilir. Doğayla iç içe olmak hem zihinsel rahatlama sağlar hem de kan dolaşımını artırır. Ayrıca güneş ışığı sayesinde D vitamini sentezi desteklenir."

“Uzman desteği gerekebilir”

Tüm bu önlemlere rağmen şikâyetlerin devam etmesi durumunda uzman desteğinin önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yıldırım, "Yoğun iç sıkıntısı, isteksizlik ve yaşamdan tat alamama gibi belirtiler devam ediyorsa ve günlük yaşamı etkilemeye başladıysa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Doğru yaşam alışkanlıkları ve gerektiğinde alınacak profesyonel destekle hem bahar yorgunluğu hem de mevsimsel depresyon yönetilebilir süreçlerdir" dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *