KONYA HABER
Konya
Açık
17°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,8060 %0.06
56,1173 %0.10
11.205,23 %-0.18
BBN Haber Sağlık Bu hatalar cildi yaşlandırıyor: Limon, karbonat, sirke

Bu hatalar cildi yaşlandırıyor: Limon, karbonat, sirke

Cilt yaşlanmasının doğal bir süreç olduğunu belirten uzmanlar, kırışıklık, leke, elastikiyet kaybı ve mat görünümün ortaya çıkma hızında genetik özelliklerin yanı sıra çevresel faktörlerin de etkili olduğunu belirtiyor. Cilt yaşlanmasını hızlandıran en önemli çevresel faktörlerden biri olan UV ışınlarına karşı korunmada ise güneş koruyucuyu yeterli miktarda ve düzenli kullanmamak, uzun süre doğrudan güneşte kalmak, şapka ve uygun kıyafet kullanmamak öne çıkan hatalar arasında yer alıyor.

Bu hatalar cildi yaşlandırıyor: Limon, karbonat, sirke
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 5 dk

Cildin erken yaşlanmasında en önemli çevresel faktörlerden birinin ultraviyole (UV) ışınları olduğunu belirten Dermatolog Uzm. Dr. Ayşegül Alpay, "Özellikle uzun süreli ve korunmasız güneş maruziyeti ciltte kolajen ve elastin yapısında bozulmaya yol açabilir. UVA ışınları cildin daha derin tabakalarına ulaşarak kolajen ve elastin liflerinde hasara katkıda bulunur. Bu nedenle özellikle kırışıklıklar, elastikiyet kaybı ve foto yaşlanma açısından önemlidir. UVB ise daha çok epidermis üzerinde etkili olup güneş yanığı ve DNA hasarıyla ilişkilidir. Her iki UV tipi de cilt sağlığı açısından önem taşır ve güneşten korunma yalnızca yaz aylarıyla sınırlı olmamalıdır. Güneş koruyucu kullanmanın yanı sıra güneşin en yoğun olduğu saatlerde uzun süre doğrudan güneşte kalmak, şapka ve uygun kıyafet kullanmamak, güneş koruyucuyu yeterli miktarda uygulamamak veya uzun süre dışarıda kalındığında ürünü yenilememek de sık yapılan hatalar arasında yer alır" dedi.
Sigara cildin kendini yenilemesini zorlaştırıyor

Sigaranın yalnızca akciğer ve kalp-damar sistemi üzerinde değil, cilt üzerinde de olumsuz etkileri bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Alpay, "Sigara dumanındaki maddelerin oksidatif stresi artırır bunun yanı sıra kolajen yapısındaki bozulmaya katkıda bulunabilir. Özellikle ağız çevresindeki ince çizgilerin belirginleşmesinde sigara etkilidir. Aşırı alkol tüketimi de genel sağlık, uyku düzeni ve sıvı dengesi üzerinden cilt görünümünü olumsuz etkiler. Ayrıca düzensiz ve yetersiz uyku cildin kendini yenileme sürecini olumsuz etkiler. Bunun yanında kronik stres de cilt yaşlanması üzerinde etkide bulunmaktadır" şeklinde konuştu.

Çok su içmek kırışıklıkları yok etmez

Yeterli sıvı alımının genel sağlık ve cilt fonksiyonları açısından önemli olduğunu belirten Uzm. Dr. Alpay, ancak su tüketiminin tek başına kırışıklıkları önleyen bir yöntem olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Beslenmenin de cilt yaşlanmasında önemli olduğunu belirten Uzm. Dr. Ayşegül Alpay, özellikle yüksek miktarda ve uzun süreli şeker tüketiminin glikasyon adı verilen biyokimyasal süreç üzerinden cilt yapısını etkileyebileceğini söyleyerek şöyle devam etti:

“Glikasyon, şeker moleküllerinin proteinlerle bağlanması sonucu ileri glikasyon son ürünlerinin oluşmasıyla ilişkilidir. Kolajen ve elastin gibi cildin yapısal proteinleri bu süreçten etkilenebilir. Bu durum zaman içerisinde cildin elastikiyetinin azalmasına ve daha sert, mat bir görünüm oluşmasına katkıda bulunabilir.”

Hızlı kilo değişimleri cildin görünümünü etkileyebilir

Hızlı kilo alıp vermenin özellikle cildin elastikiyeti ve sarkma görünümü üzerinde etkili olabileceğini belirten Uzm. Dr. Alpay, "Çok kısıtlayıcı ve dengesiz diyetler, cildin ihtiyaç duyduğu protein, vitamin, mineral ve sağlıklı yağlardan yoksun kalmasına neden olabilir. Bu nedenle kilo verme sürecinde hızlı ve aşırı kısıtlayıcı yöntemler yerine, dengeli beslenme ve uygun fiziksel aktiviteyle sürdürülmesinin daha faydalıdır" şeklinde görüş verdi.

Cilt bakımında "fazlası daha iyi" anlamına gelmiyor

Cildi çok sık yıkamak, çok sıcak su kullanmak veya cilt tipine uygun olmayan temizleyiciler tercih etmek, cildin doğal bariyerini bozabildiğini ifade eden Uzm. Dr. Ayşegül Alpay, "Cilt bariyerinin bozulması kuruluk, hassasiyet, kızarıklık ve irritasyona neden olabilir. Bu nedenle daha fazla ürün kullanmak veya cildi sürekli temizlemek daha genç bir cilt anlamına gelmez. Benzer şekilde peeling, retinol ve çeşitli asitlerin bilinçsiz ve gereğinden sık kullanılması da irritasyona neden olur. Çok aşamalı bakım herkese uygun olmaz" dedi.

Makyajla uyumayın

Makyajla uyumanın doğrudan "cildi yaşlandırdığı" şeklinde kesin bir ifade kullanmak yerine, makyajın düzenli olarak temizlenmemesinin gözeneklerin tıkanması, irritasyon ve cilt bariyerinin bozulması gibi sorunlara yol açabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Alpay, "Gece yatmadan önce cilt uygun bir temizleyiciyle nazikçe temizlenmeli, cilt tipine uygun bir nemlendirici kullanılmalıdır. Nemlendirici kullanmamak tek başına kalıcı kırışıklıkların nedeni değildir. Ancak cildin nem kaybı, mevcut ince çizgilerin daha belirgin görünmesine neden olabilir. Özellikle kuru ciltlerde uygun nemlendirme cilt bariyerinin korunması açısından önemlidir" diye konuştu.

Evde uygulanan yanlış yöntemler kalıcı sorunlara yol açabilir

Özellikle limon, karbonat, sirke gibi cilde uygun olmayan maddelerin kullanılmasının; aşırı peeling yapılması, sivilcelerin sıkılması veya farklı aktif içeriklerin aynı anda ve bilinçsiz biçimde uygulanması ciltte irritasyon ve bariyer hasarına yol açabildiğinin altını çizen Uzm. Dr. Ayşegül Alpay, "Doğal olması güvenli olduğu anlamına gelmez. Cilt için kullanılan her ürünün içeriği, konsantrasyonu ve kullanım sıklığı önemlidir. Özellikle aktif içeriklerin bilinçsiz kombinasyonu tahrişe ve lekelenmeye neden olabilir" dedi.

Cilt yaşlanmasını tamamen durduramayız ama hızını etkileyebiliriz

Cilt yaşlanmasının doğal bir biyolojik süreç olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Ayşegül Alpay, sözlerini şöyle tamamladı:
"Cildin yaşlanmasını tamamen durdurmak mümkün değil. Ancak bu sürecin ne kadar erken ve ne kadar belirgin ortaya çıkacağını etkileyebileceğimiz pek çok faktör var. Güneşten korunmak, sigaradan uzak durmak, dengeli beslenmek, yeterli ve düzenli uyumak, stresi yönetmek ve cilt tipine uygun, sade bir bakım rutini oluşturmak uzun vadede cilt sağlığının korunmasına önemli katkı sağlar. Cilt bakımında en doğru yaklaşım, çok ürün kullanmak değil; doğru ürünü, doğru sıklıkta ve doğru şekilde kullanmaktır."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız