Obezite, 21. yüzyılın küresel boyutta en önemli halk sağlığı sorunu.
Türkiye'de, beslenme durumu yönünden hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerin sorunlarını birlikte içeren bir görünüme sahip.
Türkiye'de halkın beslenme durumu bölgelere, mevsimlere, sosyoekonomik düzeye ve kentsel-kırsal yerleşim yerlerine göre önemli farklılıklar göstermekte.
Obeziteye yol açan belli başlı faktörler nelerdir?
Obeziteye neden olan etmenler tam olarak açıklanamamakla birlikte aşırı ve yanlış beslenme ve fiziksel aktivite yetersizliği obezitenin en önemli nedenleri olarak kabul edilmekte.
Bu faktörlerin yanı sıra genetik, çevresel, nörolojik, fizyolojik, biyokimyasal, sosyo-kültürel ve psikolojik pek çok faktör birbiri ile ilişkili olarak obezite oluşumuna neden olmakta. Tüm dünyada özellikle çocukluk çağı obezitesindeki artışın sadece genetik yapıdaki değişikliklerle açıklanamayacak derecede fazla olması nedeniyle, obezitenin oluşumunda çevresel faktörlerin rolünün ön planda olduğu kabul edilmekte.
Beslenme düzeni
Beslenme düzeninin obeziteye karşı düzenlenmesi için yeterli ve dengeli beslenmek gerekiyor. Vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin her birinin yeterli miktarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılması durumuna “yeterli ve dengeli beslenme” deniliyorr. Vücut ağırlığının denetimi için; yeterli ve dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite ile sürdürülen bir yaşam biçimi oldukça önemli. Yeterli ve dengeli beslenme için sağlıklı yemek tabağında yer alan beş temel besin grubundan her öğünde yeterli miktarda tüketilmeli.
Bu gruplar:
Süt ve ürünleri grubu,
Et, yumurta, kurubaklagiller ve yağlı tohumlar grubu,
Ekmek ve tahıllar,
Sebze grubu,
Meyve grubudur.
SU TÜKETİMİ
Günlük beslenmede önerilen su tüketiminin sağlanması ( 2-2,5 litre sıvı ihtiyacının 1,5-2 litresi sudan gelmelidir), günlük beslenmede zeytinyağının yer alması, aktif yaşamın desteklenmesi sağlıklı yaşam biçiminin tamamlayıcısı olarak önem taşımakta.
Türkiye’de obeziteye karşı önlemler
Bakanlığımız tarafından 2010 yılından beri Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı Yetişkinlik ve Çocukluk Çağı Obezitesinin Önlenmesi ve Fiziksel Aktivite Eylem Planı güncellenerek uygulanmakta.
Bu kapsamda sosyal medya ve resmi web siteleri de kullanılmak suretiyle farkındalık- eğitim çalışmaları, mevzuat düzenlemeleri yapılmakta. Ayrıca sağlık çalışanları için klinik rehberler ile ulusal rehberler (Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER), Obezite, Diyabet Klinik Rehberi, Diyetisyenler İçin Hasta İzleme Rehberi/ Ağırlık Yönetimi El Kitabı geliştirildi. Sağlık hizmeti sunumu kapsamında birinci basamakta aile hekimleri iş birliğinde Sağlıklı Hayat Merkezlerinde ve ikinci üçüncü basamak hastanelerde kurulan obezite merkezlerinde multidisipliner bir yaklaşımla beslenme danışmanlığı ve tedavisi verilmekte.
Çocuklarda sağlıklı beslenmeyi teşvik etmek için Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde Beslenme Dostu Okul Programı devam etmekte. Hazırlanan standartlara uygun olarak okul kantinlerinde satışı uygun gıdalar için kriterler ve bu ürünler için Okul Gıdası logosu geliştirildi.
RTÜK mevzuatı gereği Bakanlığımızca hazırlanan rehber doğrultusunda çocuk programlarında yağ, şeker, tuz içeriği yüksek gıdaların ve içeceklerin çocuklara yönelik reklamlar yasaklandı. Çocuk programları dışında alt yazı uyarı zorunluluğu getirildi.
Tuz ve şeker tüketiminin önemli yer tuttuğu lokanta, kebapçı ve pastane gibi toplu beslenme yapılan yerlerde de aşırı tuz ve şeker kullanımının azaltılması amacıyla; Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat İşbirliği Platformu, Aşırı Tuz ve Şeker Kullanımını Azaltan Lokantacılar ve Pastacılar Protokolü” imzalandı.
Hareketli yaşam, spor ve egzersiz
Fiziksel aktivitenin arttırılması sadece bireysel değil toplumsal bir konu olup toplum tabanlı, çok sektörlü, multidisipliner ve kültürel yaklaşım gerektirmektedir. Bu nedenle toplumun obezite ile mücadele konusunda bilgi düzeyini artırmak, yeterli ve dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı kazanmasını teşvik etmek ve böylece ülkede obezite ve obezite ile ilişkili hastalıkların görülme sıklığını azaltmak amacıyla çalışmalar yürütülüyor.
Yılda iki defa ortaokul ve lise çocuklarının boy ve kiloları beden eğitimi derslerinde ölçülmekte, mekik, şınav ve otur uzan testleri yapılmakta.
Obezite tedavisinde ne gibi yöntemler kullanılıyor?
Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler beş grup altında toplanmakta. Bu yöntemler;
Tıbbi Beslenme (Diyet) Tedavisi
Egzersiz Tedavisi
Davranış Değişikliği Tedavisi
Farmakolojik Tedavi
Cerrahi Tedavi
Diyet tedavisi, artmış fiziksel aktivite ve davranış terapisi kilo kaybı tedavisinin üç temel bileşenidir. Fazla kilolu ve obez bireylerin beslenme ile ilgili konularda doğru bilgi edinmek ve tıbbi beslenme tedavisi için; aile hekimleri aracılığı ile ilçe sağlık müdürlükleri/toplum sağlığı merkezleri ve sağlıklı hayat merkezlerinde “Beslenme / Obezite Danışmanlığı” hizmetinden yararlanılabilir.
Obez bireyin diyetisyenler tarafından beslenme durumunun değerlendirilip bireyin yaşına, cinsiyetine, fiziksel aktivite düzeyine, fizyolojik durumuna ve beslenme alışkanlıklarına uygun olarak yeterli ve dengeli beslenmesini sağlayacak diyet planlanmasına gidilmesi tıbbi beslenme tedavisini oluşturmakta. Obez bireylerde vücut ağırlığını kaybetme başarılarının artırılması, hızlı ve hatalı kilo verme (çünkü hızlı verilen kilolar hızlı bir şekilde geri alınır) yöntemlerinden uzak durulması için multidisipliner yaklaşım önemli. Obezite tedavisinin başarılı bir şekilde yürütülmesi için programın; doktor, diyetisyen, psikolog, psikiyatrist, fizyoterapist ve egzersiz uzmanı gibi meslek gruplarından oluşan bir ekip tarafından uygulanması gerekiyor.